taşıma ile cümle
taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu gösterim belirsizlik taşımaktadır.Mais une telle représentation est ambigüe !
Mahallenin ilköğretim okulu vardır, taşımalı eğitim yapılmaktadır.L'école la plus proche lui donne une instruction.
Maçın 30. saniyesinde gelen bu gol, FA Cup finallerindeki en erken gol olma özelliğini taşımaktaydı.Ce clavier alu est le premier depuis 21 ans à ne plus arborer le logo de la pomme sur sa touche de commande.
Öyle ki artık feminizm fikirleri de yazılarında ağırlık taşımaya başladı.Son féminisme engagé occupe ses écrits.
Yolcu vagonu, yolcu taşımak için tasarlanmış bir demiryolu vagonudur.Un wagon-tombereau est un wagon ferroviaire destiné au transport de marchandises en vrac.
Geniş bir band genişliği ve taşıma kapasitesi sağlar.Il se distingue par une grande facilité d'enroulement et de déroulement.
Yani, gemi yasal olarak gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı.L'opinion générale est qu'à bord on avait dû boire plus que de raison.
Köyde, ilköğretim okulu vardır. taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.L’école sera tenue dans un local qui sera loué à cet effet.
Mahallede ilköğretim okulu vardır ancak taşımalı eğitim uygulaması sebebiyle kullanılmamaktadır.Un arrêt de bus y est implanté, utilisé uniquement à des fins scolaires.
1,3 km uzunluğuna ve sadece 4 durağa sahip olan hat, günde yaklaşık 3.500 kişi taşımaktadır.Ils sont au départ d'un côté et de l'autre à 4500°, et peuvent se déplacer au bout de cinq secondes.
Taşıma, şirketin kamyonlarıyla olmaktadır.L'intrigue se situe dans la corporation des camionneurs.
Mahallede, ilköğretim okulunun yanı sıra taşımalı eğitimden de yararlanılmaktadır.Il faut alors quitter le logement de fonction au-dessus de l'école.
İlk olarak bu silahlar, taşımak için fazla ağırdı.Ces unités avaient à proximité des armes lourdes pour les soutenir.
Futbolun dışında kalan diğer spor faaliyetleri ise amatör nitelik taşımaz.Les compétitions des autres pays non-européens sont essentiellement amateur.
Eğlenceli, mizah içeren bir pankart taşımak istedik.Il laisse l'image d'un coureur humble et besogneux.
Üst sınıflar için taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.C'est la bonne chose à faire pour la classe moyenne.
Köye Kayseri Belediyesine ait Belediye Otobüsü sabah, öğle ve akşam olmak üzere yolcu taşımaktadır.De plus, un système de transport en commun (CITSO) permet à ses résidents d'accéder à Montréal matin et soir.
Taşıma sehpası 52-L-504A ayrıca 122-mm top M1931/37 (A-19) modelinde de kullanılmıştır.Les 501A et 501 B ont été remplacées par la 501/3, avec une nouvelle version du moteur M337.
Böylelikle düşük taşıma ve düşük depolama ücretleri ortaya çıkmaktadır.Cela permet de réduire les coûts de transmission et les temps de téléchargements.
Rick, Carl'ın silahını kendisine geri verir ve bir kez daha kendi silahını taşımaya başlar.Rick devuelve la pistola de Carl y una vez más comienza a cargar la suya.
DC-7 ilk dönemlerde sadece Amerika'daki taşıma şirketlerine satıldı.Los primeros DC-7 solamente fueron vendidos a compañías estadounidenses.
1130 Skuld 2 Eylül 1929da keşfedilen bir asteroidir ve nornun ismini taşımakradır.(1130) Skuld es un asteroide descubierto el 2 de septiembre de 1929 y nombrado así por la Norna.
İnsana ait kusurları taşımaz, fakat onun tüm erdemlerine sahiptir."Más aún, su alcance no se limita al hombre, sino que abarca al conjunto de la creación.
C-141, ayrıca Minuteman Füzesi gibi özel kargolar da taşımaktaydı.El C-141 también podía transportar cargamentos especiales, como el misil intercontinental Minuteman.
Şerif Leigh Brackett ise bir senaryo yazarının adını taşımaktadır.El sheriff Leigh Brackett compartió el nombre de un guionista de Hollywood.
Hotmail'i Windows 2000'e taşımak için bir proje başlatıldı.Se inició un proyecto para mover Hotmail a Windows 2000.
Bulunan eserlerin tasarımı ve bezemesi Vietnam ve Kamboçya eserleriyle benzerlik taşımaktadır.El diseño y la decoración de los artefactos tiene similitudes con artefactos antiguos de Vietnam y Camboya.
Birkaç yüz Amerikan ailesini bölgeye taşımak için izin verilmiştir.Esto permitió a varios cientos de familias estadounidenses desplazarse a la región.
1933'ten beri kargo ve yolcu taşımacılığı yapmaktadır.Desde 1933 comenzó a atender tráfico de pasajeros y carga.
Yaklaşık olarak 1.5 ton yük taşıma kapasitesine sahiptir.El avión puede por otro lado embarcar hasta 11,5 toneladas de carga.
Erice 1934'a kadar Monte San Giuliano adını taşımaktaydı.La ciudad se llamó Monte San Giuliano hasta 1934.
Amerika Birleşik Devletleri Donanmasının iki faal gemisi ismini taşımaktadır.Dos barcos de la marina estadounidense llevan su nombre.
Günde 720.000'den fazla kişi toplu taşıma araçlarını kullanmaktadır.Más de 720,000 personas usan el transporte público diariamente.
Ayrıca gayrimüslimlerin silah taşıması ve atlara ya da develere binmesi de yasaktı.Se les prohibió llevar armas o cabalgar sobre caballos y camellos.
Üzerimizde taşımak sevap mıdır?"¿Tocábamos mal?, ¡Nosotros apestábamos!".
Adada taksiler dışında halk taşımacılığı yoktur.Aparte de los taxis, no hay ningún transporte público en la isla.
Taşıması, depolaması çok daha kolaydır.Más fácil de transportar y almacenar.
Telekomünikasyon, otomotiv ve ilaç sanayisi de büyük önem taşımaktadır.Las telecomunicaciones y la industria automotriz y farmacéutica son también de gran importancia.
1996 - Havaalanı yolunda Silah taşımaktan tutuklandı.En 1994, fue arrestado por llevar un arma en un avión.
Bu gösterim belirsizlik taşımaktadır.Falta indudablemente la demostración.
Türkiye’de de aynı anlamı taşımaktadır.También tiene el mismo papel en Turquía.
Ana madde: Heavy metal modası Görsellik heavy metalde büyük önem taşımaktadır.Hemos querido dejar muy claro lo que es el heavy metal realmente para nosotros.
Azerbaycan hammadde taşımacılığında da önemli bir ekonomik merkezdir.Azerbaiyán es también un centro económico importante para el transporte de materias primas.
Ubuntu taşıması.Nacimiento de Ubuntu.
Kısacası "Zû’l-Nûn el-Mısrî" lâkabı, Mısır’ın Yûnus’u anlamını taşımaktadır.Aya (あーや) Seiyū: Yuri Yamaoka Es la LRIG de Shou Narumi.
O da grupla aynı taşımaktadır.Lo mismo ocurrió con la propia banda.
Greyhound Lines otobüs firması ise Otobüs taşımacılığı hizmeti sunmaktadır.Greyhound Lines suministra algunos servicios de autobús.
Mühendisliğiyle, Paris yakınlarında kurduğu, bir su taşıma sistemi geliştirmişti.Como ingeniero militar diseñó un sistema para elevar agua que fue instalado en las cercanías de París.
Afrikalı ve İrlandalı kanı taşımaktadır.Desciende de sangre irlandesa y española.
Bu oyunlar Güney Amerika kıtasında yapılan ilk olimpiyat oyunları özelliğini de taşımaktadır..Como parte de dicha exposición se realizan los primeros Juegos Olímpicos en continente americano.
İlköğretim vardır fakat kullanılmamaktadır, taşımalı eğitimde yoktur.Las siento en mí; pero no tengo educación para practicarlas.
China Railway, birkaç küçük şirket vasıtasıyla yolcu ve yük taşımacılığı işletmektedir.Sinorail opera viajes por ferrocarril y transporte de mercancías a través de varias empresas más pequeñas.
Bu seri, Sid Meier'in Pirates oyun serisi ile büyük benzerlikler taşımaktadır.Está representado en el juego Sid Meier's Pirates!.
Beren ve Lúthien'in hikâyesi ayrıca çeşitli halk masallarından da izler taşımaktadır.La historia de Beren y Lúthien comparte elementos con varios cuentos populares.
"Kondüktörler", kaçakları bir istasyondan bir diğerine yönlendirmekte veya taşımaktaydı.Son compañías de transporte aquellas destinadas a trasladar o transportar viajeros de un punto a otro.
Not: Bundan sonra yazılacaklar olası spoiler niteliği taşımaktadır.Atención: lo que sigue a continuación puede contener Spoilers.
1989'da yayımlanan "Express Yourself" videosu da Fritz Lang'in sessiz filmi Metropolis'ten izler taşımaktaydı.El video de «Express Yourself» (1989) fue inspirado por la película de Fritz Lang Metrópolis (1927).
Diazepam psikotik hastalıkların tedavisinde değer taşımaz.Las benzodiazepinas no están recomendadas para el tratamiento primario de enfermedades psicóticas.
Türk pasaportu taşımaktadır.También posee pasaporte turco.
Köyde, ilköğretim okulu varedır ama kulanılmıyor. fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.En la escuela se despista y se aburre, no puede evitarlo.