taşıma ile cümle

taşıma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şehir içi halk taşımacılığı ise sadece otobüsler ile yapılmaktadır.En ce qui a trait au transport en commun, la ville est reliée uniquement par autobus.
General Joseph Gallieni askerleri cepheye taşımak için Paris taksilerini kullanmaya karar verir.Joseph Gallieni réquisitionne les taxis parisiens pour le transport des troupes.
Taşıma ve iletişim ağır sanayideki gelişmeyi yakalamak için geliştirir.Transports et communications sont développés pour soutenir le développement de l'industrie lourde.
Botoșani'de bir sanat okulu onun adını taşımaktadır.Une école de beaux-arts à Botoșani porte son nom.
Okulun kullanılamamakta, taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.L'urgence étant de se nourrir, aller à l'école est impossible.
Çift kılıç taşımaya dayişo adı verilir.Il manie un duo d'épée sacrée.
Birlikte çaldığı son grup Joe Strummer & The Mescaleros adını taşımaktadır.Plus récemment, il a ouvert pour Joe Strummer & The Mescaleros (ex-The Clash).
Herkül'e: -Sen taşımaya devam et! dedi.Liszt m'a dit, « Vous m'avez transporté !
Yük taşınması esas olarak demiryolu taşımacılığı ile sağlanmaktadır.Le transport de marchandises est principalement assuré par le transport ferroviaire.
Yükleten aynı zamanda taşımacıya garanti vermelidir.La compagnie assure aussi le transport de fret.
Taşıması, depolaması çok daha kolaydır.La capture, le stockage et la diffusion des informations se font de manière plus aisée.
Yalnızca bir adet uçak bu ismi taşımaktadır.Seules quelques escadrilles ont véritablement porté ce nom.
Aynı zamanda posta da taşımaktaydı.L'avion transportait aussi du courrier.
O da grupla aynı taşımaktadır.Puis il faisait de même avec tout le groupe.
Yazarın ilk romanıdır ve kendi hayatından izler taşımaktadır.Il est le premier roman de l’auteur, inspiré de son expérience personnelle.
1933'ten beri kargo ve yolcu taşımacılığı yapmaktadır.Il a servi de port de marchandises et de passagers, jusqu'en 1913.
Stadyum 60.000 kişi kapasitesi taşımaktaydı.Le stade a une capacité de 60 000 personnes.
Telekomünikasyon, otomotiv ve ilaç sanayisi de büyük önem taşımaktadır.Le développement du secteur audiovisuel et des médias demeure prioritaire.
Köyün kültürü müslüman Türk kültürünün tüm özelliklerini taşımaktadır.Daniil Komissarov s'intéresse à tous les aspects de la vie culturelle iranienne.
Bu eser Jean de Montreuil'e bir yanıt niteliği taşımaktadır.Cet accord prévoit que Jean de Montfort doit être remis en liberté.
Lapseki'nin vitrini olma özelliği taşımaktadır.On lui doit le vitrail des Popillon.
Eskiden bu taşıma «Mirnı» istasyonundan yapılmaktaydı.On y venait autrefois « en voyage ».
Başka bir örnek toplu taşımacılıktır.Un autre exemple est celui de la factorisation d'un entier.
Köydeki ilköğretim okulu 2014 yılında kapatılmış olup, taşımalı eğitimden faydalanılmaktadır.La promotion 2014 sera la dernière à sortir de l'école en l'ayant intégrée par ce système.
Bununla beraber bu tür uğraşlar her zaman için risk taşımaktadır.Écrire, c'est toujours prendre des risques.
Her bir kayık 26 yolcu taşıma kapasitesindedir.Porte-avions capable de transporter 70 avions embarqués.
Örnek olarak, elektrik taşıması verilebilir.Il autorise, notamment, l'utilisation de l'électricité.
İkinci kademe öğrencileri taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Le deuxième point concerne l'examen que les élèves ont à passer.
Ubuntu taşıması.Basée sur Ubuntu.
Bu öneriler henüz resmi bir nitelik taşımamaktadır.Cependant cela reste des propositions non officielles.
Personel taşıyıcı olarak 10 kişilik taşıma kapasitesine sahiptir.Il peut transporter jusqu'à 10 hommes équipés.
Birkaç yüz Amerikan ailesini bölgeye taşımak için izin verilmiştir.Quelques centaines d'Égyptiens sont autorisés à partir.
Öğrenciler Taşımacıklıkla Döngele Kasabasına giderek eğitimini orada almaktadır.Les étudiants reviennent dans la rue en organisant leur grande marche.
Bu iki modelde TLS ve SSL, bölütleri şifreli verileri iletmekte olan taşıma katmanı adına çalışmaktadır.Les deux systèmes, TSL et TSV suivent les mêmes règles pour déterminer la teinte.
Yaklaşık olarak beş katı bir taşıma kapasitesine sahipti.Il a une capacité de transport de 5 personnes.
2008 yılı itibarıyla taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Les chiffres de 2008 sont à prendre avec précaution.
Bu yollar, uluslararası taşımacılıkta önemli bir yere sahiptir.Cette route a un trafic international important.
Beşiktaş, ilk tescil edilen kulüp olması sebebiyle, armasında Türk bayrağını taşıma hakkı kazanmıştır.Beşiktaş est le premier club à avoir le drapeau turc sur son blason.
Köyde ilköğretim okulu mevcut olup, taşımalı eğitim yapılmamaktadır.En danse, je ne peux emprunter à aucune école existante.
Köyde ilköğretim okulu 1989 yılında toplu taşımaya geçilince kapatılmıştır.L'école fut définitivement fermée en 1989, à cause de la population vieillissante.
Yaklaşık olarak 1.5 ton yük taşıma kapasitesine sahiptir.Leur capacité de remorquage est de 1,5 tonne.
Yolcu taşımacılığında kullanılmıştır.Elle a été converti au transport de passagers.
Her gemi, diğer gemilerden farklı bir ad taşımak zorundadır.Chaque escadre arbore un pavillon distinctif sur chacun de ses navires.
Toplu taşıma hizmeti öğrencilere ücretsiz olarak veriliyor.Gratuité des transports collectifs pour les étudiants.
Bölgede demiryolu ulaşımı özellikle yük ve yolcu taşımacılığında kullanılır.Jadis, le fleuve était largement utilisé pour le transport de charges et de passagers.
Alfa kanı taşımamaktadır.L'alvéole ne saigne donc pas.
İnsanları yukarı ya da aşağı taşımaya yararlar.Voulons-nous la subir ou la conduire ?
Genelde demir cevheri taşımacılığında kullanılır.Il existe généralement un dispositif permettant de mettre le fer au repos.
Tarım da kasaba ekonomisinde önem taşımaktadır.L'agriculture reste encore le cœur de l'économie de la ville.
Las Vegas şehrine yolcu taşımacılığı sunan bir tren şirketi yoktur.Il n'existe pas de service de transports de voyageurs en autocars sur la commune.
Büyükşehir Belediyesi'nin toplu taşıma ihalesi süreci sürmektedir.Le processus de sélection de la ville hôte est simplifié.
Tren yolu ile taşınmasında ise taşıma maliyeti %150 daha fazla olacaktı.De plus, un tel jeu aurait nécessité 150 % d'espace de stockage supplémentaire.
Okulumuz sekiz dersliklidir ve taşımalı sistemle eğitim vermektedir.L'école comprend huit classes dans lesquelles le maître enseigne à tour de rôle.
Bu süreç içinde halifeliği Mısır'a taşımaya çalışmış ancak başarılı olamamıştır.Cela le poussa à émigrer en Espagne, où il n'eut pas le succès attendu.
Aynı zamanda Yunanistan pasaportuda taşımaktadır.Les Portugais aussi interviennent à Pasai.
EEPROM'un silinmesi, EPROM'un silinmesi ile aynı anlamı taşımamaktadır.Autre Œuvres liées Soul Eater Soul Eater Not!
Mahallede, ilköğretim okulu vardır ancak kapalı durumdadır fakat taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır.Pour l'intérieur, le tableau de bord est simple mais suffisant pour du scolaire.
Bu hat Ocak 2004'e kadar toplu taşımada kullanılmıştır.Cette version était jouée lors de toutes les émissions jusqu'au 4 janvier 2013.
1995 İngiltere okul taşımacılığında kullanılan minibüslerde emniyet kemeri kullanımını zorunlu hale getirdi.En 1976, il devient obligatoire pour les passagers avant d'une voiture de porter la ceinture de sécurité.
Köyün ilköğretim okulu var ama aktif değildir; taşımalı eğitim de yapılmamaktadır.Son propre style trop personnel n'est pas transmissible; il ne fait donc pas école.

İlgili Sayfalar