İnsanlar, tıpkı diğer memeliler gibi, difiyodonttur, yani iki takım diş sürerler.و البشر كما بقيّة الثدييات ثنائيّةُ التَسنُّن ما يعني أنها تُطوُّر مجموعتين من الأسنان.
Tıpkı diğer İspanyol liberalleri gibi Goya da Fransa'nın ülkesini istilası ile güç bir pozisyona düşmüştü.كباقى الليبراليين الإسبان قد تُرك غويا في موقف صعب بعد الغزو الفرنسى.
O zaman Yıldırım tıpkı İnegöl (Bursa-İnegöl) demiş.وذكر الشِيتَال مثل ذكر أِيّل المِسك له زوج من الأَسنان الشبيهة بالأَنياب ينمو بالفك العلوي.
İbn-i Haldun'a göre devletler de tıpkı insanlar gibi doğar, büyür, yaşlanır ve ölür.كان الفيلسوف الألماني أوزوالد سبنجلر يعتقد أن الحضارات مثلها مثل الكائنات الحية تولد وتنضج وتزدهر ثم تموت.
Gözetmen olmak da, tıpkı avcı olmak gibi bir çağrıdır.أصبح هجره لغون محفزاً لهذا الأخير على أن يكون صياداً.
Ördek eti,pişince tıpkı dana eti gibi açık kahverengi rengine sahiptir.ويزعم أن هذه الدودة الحمراء اللون تملك جسدًا شبيهًا بمعى البقرة.
Tıpkı ışık gibi bükülebileceği varsayılmaktadır.يذكر أن سوف تنفجر مثل إتنا.
Ayrıca, başarılı bir uzaylı türün, tıpkı Homo sapiens gibi, bir süper avcı olması gerektiği öne sürülmüştür.Também foi proposto que uma espécie alienígena bem sucediada seria um superpredador, como é o Homo sapiens.
200 s. + tıpkıbasımlar ve tablolar.2000 – Prémios EDP de Pintura e Desenho.
Tıpkı çatışmacı kuram ve etkileşimcilik gibi.Como conquistar e influenciar pessoas.
Odysseia şimdiye kadar basılmış bütün tercüme ve tıpkıbasımlarında 24 kitaba ayrılmıştır.Quase todas as edições e traduções modernas da Odisseia são divididas em 24 livros.
Glenn, tıpkı Dale gibi aylakların öldürülmesi gerektiğini söyler.Glenn, como Dale, expressa sua opinião de que os zumbis precisam ser mortos.
Onda da tıpkı erkek kardeşi gibi yaşlılık fobisi vardır.Ele também parece ser mais velho que seus amigos.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Assemelha-se a um samurai.
1800'lü yıllarda bu kayalardan bir tanesi tıpkı bir kapak gibi mahallenin üzerindeymiş.Cerca de 100 anos depois, uma ossada semelhante foi encontrada perto da mesma caverna.
Moskova'daki basın toplantısında "Sovyet insanlarının tıpkı kendileri gibi olduklarını" söyledi.Em Moscou, numa conferência de imprensa, ela declarou: "Eles (os russos) são ... quase ... como nós."
Yumurtadan çıkan larvalar tıpkı böcekler gibi 3 çift bacaklıdır.A abelha, como todo o inseto, tem três pares de pernas.
Tıpkı bir martı gibi.Foi como uma maratona.
Deyimler, tıpkı fiiller gibi çekimlenebilirler.Para comer, eles podem ser preparados da mesma forma como os siris azuis.
Ressam da tıpkı resimdekine benzer bir banliyöde oturdu ve adamlarla çok benzer tarzda giyindi.Fazia festas em sua casa quando se vestia de palhaço tendo ficado conhecido desta forma por muitos.
Tıpkı diğer Leptonlardan olan müon gibi.É um oxidante, como os demais percloratos.
Gözetmen olmak da, tıpkı avcı olmak gibi bir çağrıdır.Como já citado, a caça também pode ser um meio de controle de pragas.
Tıpkı babası gibi fevri bir kişiliği vardır.Possui uma personalidade completamente oposta de seu pai.
O da tıpkı Usagi gibi yengeç burcudur.Também como ele, é zagueiro.
Tıpkı banjo, mızıka, ölçek, piyano ve ukulele gibi.Assim como o banjo, a gaita, a escaleta, o piano, e o ukulele.
Pero Vaz de Caminha'dan Portekiz Kralı I. Manuel'e Mektubun tıpkıbasımı.Fac-símile da Carta de Pero Vaz de Caminha ao rei Manuel I de Portugal.
Tıpkı bir köpek gibi davranır.Hij gedraagt zich als een hond.
Tıpkı babası gibi, seçimler sırasında oy verenlere rüşvet vermişti.Net als zijn vader kocht hij kiezers tijdens de verkiezingen om.
Tıpkı bir martı gibi gölü severmiş ve tıpkı bir martı gibi mutlu ve hürmüş.Ze hield van het meer als een meeuw en ze is vrolijk en vrij als een meeuw.
Ay tıpkı Dünya gibi, kendinden ışık vermez.De maan geeft zelf geen licht.
200 s. + tıpkıbasımlar ve tablolar.100 ps voor de kleine dioden en ca.
Bu tıpkı aynayla kaplı bir odada olmak gibidir.Die nacht is als een spiegel.
Bu fotoğraflarda ağız canlandırılarak, tıpkı Monty Python'ın animasyonları gibi resmin içine monte edilmiştir.De techniek die in deze animatie gebruikt wordt is te vergelijken met de "Monty Python" animaties.
Tıpkı bir “zayıf adam“ gibi.Hij wordt beschreven als 'Smakeloze man'.
Tıpkı bir armadilloya benzer.Deze ziet eruit als een ruimtestation.
Nederlandsche SS, Alman SS'e dayanmaktaydı ve tıpkı onlar gibi siyah üniformalar giyerlerdi.De Nederlandse SS'ers waren gekleed in een zwart uniform, dat was afgeleid van de Duitse SS.
Tıpkı kanguru faresinde olduğu gibi ön ayaklar çok kısa arka ayaklar ise çok uzundur.Net als bij de meeste andere kangoeroes zijn de voorpoten kort en de achterpoten lang en sterk.
Değirmentaşı tıpkı göğün altın kazığın etrafında döndüğü gibi bir eksen etrafında tezginir (döner).Hij stelt daarbij de mythe aan de kaak als zou de Aarde een onuitputtelijke voorraadschuur zijn.
Tıpkı Sonic ve Shadow gibi, Silver da 7 kaos zümrüdünün gücünü kullanarak süper forma girebilir.Verder kan hij net als Sonic en Shadow veranderen in een supervorm en Chaos Control gebruiken.
Hititler'de tanrılar, tıpkı insanlar gibidir.De daimonen incarneren zodoende als mensen.
"Gerçek cadılar sıradan giysiler giyerler ve tıpkı sıradan kadınlara benzerler.Normaal draagt ze eenvoudige kleding zoals voor Joodse vrouwen geldt.
Şarap da tıpkı ekmek gibi özel bir muameleye tabi tutulur.Vervolgens wordt de most net zo behandeld als witte wijn.
Gözetmen olmak da, tıpkı avcı olmak gibi bir çağrıdır.Het beest wordt door een bepaalde kracht weggetrokken als ware het een prooi van een jager.
Dikkat et, yoksa tam bir kaltak olup çıkacaksın, tıpkı annen gibi.Pas op of je wordt ’n echte bitch, net als je moeder.
Tıpkı Prens Prospero gibi Poe da bu hastalığın ölümcüllüğünü göz ardı etmekteydi.Tak jak książę Prospero, Poe starał się ignorować śmiertelność choroby.
Tıpkı diğer İspanyol liberalleri gibi Goya da Fransa'nın ülkesini istilası ile güç bir pozisyona düşmüştü.Podobnie jak inni hiszpańscy liberałowie Goya znalazł się w trudnej sytuacji w obliczu francuskiej inwazji.
Moskova'daki basın toplantısında "Sovyet insanlarının tıpkı kendileri gibi olduklarını" söyledi.W Moskwie, podczas konferencji prasowej, oświadczyła, że Rosjanie są „dokładnie tacy sami, jak my”.
Tıpkı bir köpek gibi davranır.Zachowuje się jak pies.
Tıpkı günümüzde de çöplerin yakıldığı gibi.Podobnie czynią dzisiejsze leniwce.
Tıpkı sık sık anlatılan güzel bir fıkra gibi.Znakomity komik, który często się jąka.
Tıpkı babası gibi fevri bir kişiliği vardır.Ma podobny do ojca porywczy charakter.
Genetik olarak, ebeveyninin tıpkısı olan döllere klon denir.Potomstwo, które ma identyczny materiał genetyczny jak rodzice nazywane jest klonem.
Bu kubbenin üzerinde Özgürlük Heykeli'nin bir tıpkıyapımı yer alır.Natomiast w jednej ze scen widać zniszczoną Statuę Wolności).
Tıpkı bir armadilloya benzer.Dziób jak u żołny.
Şöyle söyleyeyim, filmi tıpkı Jaws'taki köpek balığı gibi kesip geçiyor.Z ruin wybiega Coś, podobnie jak na początku filmu ukrywające się pod postacią psa.
Tıpkı diğer Leptonlardan olan müon gibi.Podobny do innych chomików.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Podobnego zdania jak on byli naukowcy.
Tıpkı bugün olduğu gibi o dönemde de Güney Amerika’da kobaylar etleri için besleniyordu.W Korei, podobnie jak to się nadal dzieje z innymi psami, spożywano dawniej ich mięso.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Kan jämföras med en överste.
Bu tıpkı aynayla kaplı bir odada olmak gibidir.Så verkar det vara när man ser sig själv i spegeln.