Ana içeriğe geç
Sözlük

tıpkı ile cümle

tıpkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Нейроны, словно деревья, могут отращивать новые ветви и терять старые.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.ובכן, נוירונים, כמו עצים, יכולים להצמיח ענפים חדשים, והם יכולים לאבד ענפים ישנים.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.حسناً، الخلايا العصبية، كالأشجار، قد تكوِن فروعا جديدة، و تفقد الفروع القديمة.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.新しい枝を伸ばしたり 古い枝を落としたりできます シナプスを形成することが可能で
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Dan dia menjawab, "Tahukah Anda, jika Anda mewarnai rambut Anda dengan cat hitam,
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.E ela disse: "Sabe? Se pintasse o cabelo de preto,
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.E lei:
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.In rekla je "Veste, če bi si barvali lase črno, bi bili videti kot Al Gore."
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Ja hän sanoi:
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Jak się masz?" A ona odpowiedziała:"Wiesz, gdybyś ufarbował włosy na czarno, wyglądałbyś jak Al Gore".
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.그러자 이렇게 말씀하시더라구요.
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Så jag sade:
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Tudja, ha feketére festené a haját, pontosan úgy nézne ki, mint Al Gore." (Nevetés)
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Và bà ấy nói, "Anh biết không, nếu nhuộm tóc đen, anh sẽ trông giống Al Gore lắm." (Cười)
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Viete, keby ste si vlasy nafarbili načierno, vyzerali by ste presne ako Al Gore." (Smiech)
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Wie geht's?"
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Y ella respondió:
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Και απάντησε, "Ξέρετε, εάν βάψετε τα μαλλιά σας μαύρα, θα ήσασταν ίδιος ο Αλ Γκορ".
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Знаете, если бы вы покрасили волосы в черный цвет, вы были бы вылитый Эл Гор".
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Знаєте, якщо б ви пофарбували волосся в чорний колір, ви були б вилитим Елом Гором".
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.והיא ענתה, "אילו צבעת את שיערך לשחור,
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.فقالت "أتعرف، إذا صبغت شعرك باللون الأسود
O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.「きっとアル・ゴアさんみたいになるわよ」と言ったのです。(笑)
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.Anche lei era scura di pelle.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.Bà ấy cũng đen lắm.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.Ela também era escura.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.És anyám is sötét volt.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.Et elle aussi était noire.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.그녀도 물론 흑인이에요.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.Şi ea era tot de culoare.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.Też miała ciemny kolor skóry.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.Und sie war auch dunkelhäutig.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.Y ella también era oscura.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.Zij was ook donker.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.Вона була надзвичайна.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.Она была великолепна.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.Тя също беше тъмнокожа.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.והיא הייתה גם כהה.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.وكانت سمراء، أيضاً.
O da koyu tenliydi, tıpkı benim gibi.母はイギリス人でした
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Come Einstein, Kaluza era in cerca di una "teoria unificata".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Comme Einstein, il était en quête de ce qu'on appelle une "théorie unifiée"
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.El, ca şi Einstein, era în căutarea a ceea ce numim o "teorie unificată".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Él, como Einstein, estuvo buscando lo que llamamos una "teoría unificada"
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Er war, wie Einstein, auf der Suche nach dem, was wir eine "Vereinheitlichte Theorie" nennen.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Han, som Einstein, ledte efter det, vi kalder en forenet teori.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Hij was, zoals Einstein, op zoek naar wat we een "geünificeerde theorie" noemen.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Kaluza, Einstenhez hasonlóan, egy elméleten dolgozott amit mi "egyesített elmélet" - nek hívunk.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.그는 아인슈타인이 그랬듯 하나의 "통합이론"을 찾고자 했습니다.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Ông, cũng như Einstein, đã tìm kiếm thứ chúng ta gọi là "Thuyết đồng nhất"
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Podobne ako Einstein, aj on hľadal "teóriu všetkého".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Stejně jako Einstein se Kaluza snažil objevit "teorii všeho".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Tal como Einstein, ele procurava aquilo a que chamamos de "teoria unificada".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Και αυτός, όπως και ο Αινστάιν, έψαχναν αυτό που λέγεται "Ενοποιημένη Θεωρία".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Он, как и Эйнштейн, находился в поисках так называемой Единой теории поля.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.Той, както и Айнщайн, бил в търсене на така наречената Единна теория на полето.
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.הוא, כמו איינשטיין, היה בחיפוש אחר מה שאנחנו מכנים "תאורית האחידות".
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.فقد كان كلوتزة كما كان أينشتاين، منهمكا في البحث بما نسميها "نظرية الحقل الموحد."
O da tıpkı Einstein gibi Birleşik Kuram arayışındaydı.ひとつの考え方、ひとつの原理、
Oh, tanrım şuna bir bak. Tıpkı bir takvim fotoğrafı gibi.そうよ、あたしのよ、あたしのものよ!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod