Ana içeriğe geç
Sözlük

tıpkı ile cümle

tıpkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.전 그것들을, 로고 만드는 것처럼 건축 용어로부터 보통의 영어로 해석한 뒤
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Tôi đã hiểu được điều này sau khi dịch bài phát biểu về kiến trúc ra tiếng anh đơn giản như thiết kế logo.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Ymmärsin tämän, kun käänsin sen arkkitehtikielestä tavalliseen englantiin, tarkoittavan logon luomista.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.Zrozumiałem to dopiero, gdy przetłumaczyłem to z języka architektury na zwyczajny język jako tworzenie logo.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.А я, видимо, потом перевёл эту идею с языка архитектуры на обычный английский язык как создание логотипов.
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.ולמרות שרציתי ליצור זהות שאינה משתמשת בארכיטקטורה,
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.والذي فهمته بعد أن قمت بترجمته من خطاب عِمَارَةٍ إلى الإنجليزية العادية،
Mimari terimler içeren konuşmayı konuşma ingilizcesine çevirdikten sonra tıpkı bir logo yapmak kadar basit.建築のコンセプトから ロゴのコンセプトとして 置き換えて理解しました
Mühendislikle olan bağlantım, tıpkı diğer mühendislerde olduğu gibi, problem çözmeyi sevmemdir.저와 공학과의 관계는 문제를 푸는 일을 사랑한다는 점에서 다른 어떤 엔지니어와도 같습니다.
Mühendislikle olan bağlantım, tıpkı diğer mühendislerde olduğu gibi, problem çözmeyi sevmemdir.La conexión que tengo con la ingeniería es la misma que la de cualquier ingeniero que ama resolver problemas.
Mühendislikle olan bağlantım, tıpkı diğer mühendislerde olduğu gibi, problem çözmeyi sevmemdir.Mój związek z inżynierią jest taki sam, jak każdego innego inżyniera - uwielbiam rozwiązywać problemy.
Mühendislikle olan bağlantım, tıpkı diğer mühendislerde olduğu gibi, problem çözmeyi sevmemdir.Sự liên hệ của tôi với kỹ thuật cũng giống như bất kỳ một kỹ sư nào khác, là tôi thích giải các bài toán.
Mühendislikle olan bağlantım, tıpkı diğer mühendislerde olduğu gibi, problem çözmeyi sevmemdir.Vzťah, ktorý mám k výrobe strojov, je taký istý, ako u ktoréhokoľvek iného inžiniera -- rád riešim problémy.
Mühendislikle olan bağlantım, tıpkı diğer mühendislerde olduğu gibi, problem çözmeyi sevmemdir.Моя связь с инженерией, так же как у любого другого инженера, состоит в том, что я люблю решать задачи.
Mühendislikle olan bağlantım, tıpkı diğer mühendislerde olduğu gibi, problem çözmeyi sevmemdir.הקשר שלי להנדסה הה לזה של כל מהנדס, אני אוהב לפתור בעיות.
Mühendislikle olan bağlantım, tıpkı diğer mühendislerde olduğu gibi, problem çözmeyi sevmemdir.الرابط الذى يوجد بينى و بين الهندسة هو نفس الرابط الذى يوجد مع أى مهندس آخر؛ وهو حبى لحل المسائل .
Mühendislikle olan bağlantım, tıpkı diğer mühendislerde olduğu gibi, problem çözmeyi sevmemdir.他の誰の場合とでも同じで、問題を解決するのが好き、ということです 私は解決策を見つけるのが好きですが
Nasıl orjinal olabilir ki? Kopyadır. Tıpkıbasım.Ήρθα πριν από δυο μήνες.
"Nasılsın?" O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.En ze zei:
"Nasılsın?" O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi.Iar ea a zis, "Stiti daca v-ati vopsi parul negru, ati arata exact ca si Al Gore."
"Nasılsın?" O da, "Biliyor musun, saçlarını siyaha boyarsan, tıpkı Al Gore'a benzersin." dedi."Víte, kdybyste si obarvil vlasy na černo, vypadal byste úplně stejně jako Al Gore.
Nasıl tanımlasam? Tıpkı...Miten sitä voi edes kuvailla?
Nasıl tanımlasam? Tıpkı...Πώς να το περιγράψεις; Ήταν...
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi,"Wie Sklaverei und Apartheid ist Armut nicht naturgegeben.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir."como la esclavitud y el apartheid, la pobreza no es natural.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir.Han sade att precis som slaveri och Apartheid så är "fattigdom inte naturlig.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir."노예제도나 차별처럼 빈곤은 자연현상이 아닙니다.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir.Nelson Mandela vyhlásil, že, podobe ako otroctvo a apartheid, "Chudoba nie je prirodzenou vecou.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir."Nghèo đói không tự sinh ra.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir."כמו עוני ואפרטהייד, עוני הוא לא טבעי.
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir.هو من صنع الانسان و يمكن التغلب عليه و القضاء عليه
Nelson Mandela demişti ki tıpkı kölelik ve ırk ayrımı gibi, "Yoksulluk doğal değildir.貧困を作り出すのは人間で 貧困に耐え ー
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.Bref, il était comme les autres.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.Comunque, era come tutti gli altri ragazzi.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.De cualquier manera, era como el resto de ellos.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.Er war genau wie die anderen.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.Hij was net zoals alle anderen.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.어쨋든, 다른 사람들의 상황도 마찬가지였습니다.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.Mas ele era como todos os outros.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.Oricum, era ca toți ceilalți.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.Ten chłopak przypominał pozostałych.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.Но этот парень был как и большинство.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.Той беше като останалите.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.בכל מקרה, הוא היה בדיוק כמו כל השאר.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.على كل حال، لقد كان يشابه البقية.
Neyse, o da tıpkı geriye kalanlar gibiydi.多くを望んではいませんでした
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Beh, i neuroni, come gli alberi, possono emettere nuovi rami, e perdere quelli vecchi.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Bem, os neurónios, como as árvores, conseguem desenvolver novas ramificações, e conseguem perder velhas.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Bueno, las neuronas, como los árboles, pueden tener nuevas ramas y perder otras.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Ei bine, neuronilor, ca și copacilor, le pot crește noi ramuri, și le pot pierde pe cele vechi.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.음, 뉴런은 나무처럼, 새로운 가지가 자랍니다, 오래된 것을 잃을 수 있습니다.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Neurony, tak jak drzewa, mogą wypuszczać nowe gałęzie i tracić stare.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Nos, a neuronok, mint a fák, új nyúlványokat növeszthetnek, és elveszíthetnek régieket.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Nun, Nervenzellen, wie auch Bäume, können neue Zweige wachsen lassen und alte verlieren.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Nuž, neurónom, tak ako stromom, môžu narásť nové vetvy, a môžu stratiť tie staré.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Takže, neuronům, jako stromům, mohou narůst nové větve a ty staré mohou odpadnout.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Vâng, nơ ron, giống như những cái cây có thể phát triển thêm những nhánh mới và mất đi những nhánh đã già
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Wel, neuronen kunnen, net als bomen nieuwe takken doen groeien, en oude takken verliezen.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Οι νευρώνες, όπως τα δέντρα, μπορούν να δημιουργήσουν νέες διακλαδώσεις αλλά και να χάσουν τις παλιές.
Nöronlar da tıpkı ağaçlar gibi yeni dallar çıkarabilir ve eskilerini kaybedebilir.Нейрони, як дерева, можуть відрощувати нові гілочки і втрачати старі
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod