Jerska'yı bu hale kim getirdi? Tıpkı böyle insanlar.Wie heeft er Jerska kapotgemaakt?
Jerska'yı bu hale kim getirdi? Tıpkı böyle insanlar.Кто виноват в том, что с Йерска это случилось?
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.아하스왕이 다메섹에서 돌아오기 전에 제사장 우리야가 아하스왕이 다메섹에서 보낸 모든 것대로 단을 만든지라
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.ויבן אוריה הכהן את המזבח ככל אשר שלח המלך אחז מדמשק כן עשה אוריה הכהן עד בוא המלך אחז מדמשק׃
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.فبنى اوريا الكاهن مذبحا حسب كل ما ارسل الملك آحاز من دمشق كذلك عمل اوريا الكاهن ريثما جاء الملك آحاز من دمشق.
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.祭 司 烏 利 亞 照 著 亞 哈 斯 王 從 大 馬 色 送 來 的 圖 樣 、 在 亞 哈 斯 王 沒 有 從 大 馬 色 回 來 之 先 、 建 築 一 座 壇
Kâhin Uriya, Kral Ahaz Şamdan dönünceye kadar, onun göndermiş olduğu maketin tıpkısı bir sunak yaptı.祭司 烏 利亞 照著 亞哈斯 王從大 馬色 送來 的 圖樣 、 在 亞哈斯 王沒有 從大馬色 回來 之 先 、 建築 一 座 壇
Kalın ve Mandela yazı tipinde free sizi özgür hissettirir. Tıpkı, evet, özgürüm demek gibidir.Pogrubione - pokój Mandeli, wyrażający pewność.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Be kell mutasd magad a digitális életedben ugyanúgy, ahogy az analóg életedben.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Dobrze się prezentować w sieci, podobnie jak w realu.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Dovete presentarvi nella vita digitale allo stesso modo in cui fareste nella vita vera.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Je moet jezelf digitaal presenteren zoals je je ook gedraagt in het echte, analoge leven.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.아날로그 세계에서 그랬던 것처럼 디지털 세계에서도 스스로를 표현해야 합니다.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Musíte sa prezentovať v digitálnom svete, podobne ako sa prezentujete v reálnom.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Sie müssen sich im digitalen Leben präsentieren, so ähnlich wie Sie es im analogen Leben machen würden.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Temos que ter uma presença na nossa vida digital parecida com a nossa presença na vida analógica.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Trebuie să te prezinţi în viaţa digitală într-un mod similar vieţii analoage.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Uno tiene que presentarse en la vida digital de forma similar a como lo haría en la vida analógica.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.V digitalnem svetu se moraš predstaviti podobno, kot bi se v 'analognem' življenju.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Ve svém digitálním životě se musíte prezentovat podobným způsobem jako ve skutečném životě.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Vous devez vous présenter dans le monde numérique de la même manière que vous le feriez dans le monde réel.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Πρέπει να παρουσιάζεις τον εαυτό σου στη ψηφιακή ζωή με τρόπο ανάλογο προς αυτόν της αναλογικής σου ζωής.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Ми мусимо навчитися презентувати себе в цифровому житті так само, як ми це робимо в житті аналоговому.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Нам нужно представлять себя в цифровом мире точно так же, как мы это делаем в нашей обычной жизни.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.Трябва да се представите в дигиталния живот по същия начин, по който бихте го направили в аналоговия си живот.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.אתם צריכים להציג את עצמכם בחיים הדיגיטליים בדרך דומה לאיך שאתם עושים בחיים האנלוגיים שלכם.
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.وعليك ان تقدم نفسك الى العالم الالكتروني بنفس الطريقة التي تقوم بها في العالم الحقيقي
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.デジタルの生活でも自分自身を見せなければなりません 起きて、シャワーを浴び、着替えるのと同じ事を
Kendinizi dijital hayatta da, tıpkı gerçekte olduğu gibi iyi bir şekilde göstermeniz gerekiyor.你不得不以一種你係現實中呈現嘅方式 相似咁係數碼生活中呈現。
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.A szum skrzydeł Cherubinów słyszany był aż do sieni zewnętrznej, jako głos Boga wszechmocnego, gdy mówi.)
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.A zvuk krýdel cherubov bolo počuť až do vonkajšieho dvora jako hlas silného Boha všemohúceho, keď hovorí.
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.Bunyi kepakan sayap kerub-kerub itu terdengar sampai ke pelataran luar, seperti suara Allah Yang Mahakuasa
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.E o ruído das asas dos querubins se ouvia até o átrio exterior, como a voz do Deus Todo-Poderoso, quando fala.
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.És a Kérubok szárnyainak csattogása meghallaték a külsõ pitvarig, mint az erõs Isten hangja, mikor beszél.
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.Ja kerubien siipien kohina kuului ulompaan esipihaan asti kuin kaikkivaltiaan Jumalan ääni, kun hän puhuu.
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.그룹들의 날개 소리는 바깥 뜰까지 들리는데 전능하신 하나님의 말씀하시는 음성 같더라
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.Og Suset af Kerubernes Vinger hørtes helt ud i den ydre Forgård som Gud den Almægtiges Røst, når han taler.
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.И шум от крыльев Херувимов слышен был даже на внешнем дворе, как бы глас Бога Всемогущего, когда Он говорит.
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.וקול כנפי הכרובים נשמע עד החצר החיצנה כקול אל שדי בדברו׃
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.وسمع صوت اجنحة الكروبيم الى الدار الخارجية كصوت الله القدير اذا تكلم.
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.惹 韁 皎 翅 膀 的 響 聲 聽 到 外 院 、 好 像 全 能 神 說 話 的 聲 音
Keruvların kanatlarının sesi dış avludan bile duyuluyordu; tıpkı Her Şeye Gücü Yeten Tanrının sesi gibiydi.惹韁皎 翅膀 的 響聲聽 到 外院 、 好像 全能 神說話 的 聲音
Kim olduğunu bilmiyoruz. Belki Jainizim mensubu bir keşişti, tıpkı Bahubali gibi, işte burda,Гоматешвара Бахубали, чийто образ не е далеч от Мисоре.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.A könyveim szereplői erős és szenvedélyes nők, mint Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Bohaterami moich książek są silne i pełne pasji kobiety, takie jak Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Dans mes livres, les femmes sont fortes et passionnées comme Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.De protagonisten in mijn boeken zijn sterke en gepassioneerde vrouwen zoals Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Die Protagonisten meiner Bücher sind starke, leidenschaftliche Frauen wie Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Hovedpersonerne i mine bøger er stærke og passionerede kvinder som Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Hrdinkami mých knih jsou silné a vášnivé ženy jako Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Huvudpersonerna i mina böcker är starka och passionerade kvinnor som Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.제 책의 주인공들도 열정적인 가슴을 가진 여성들이죠. 로즈 마펜도처럼 말이죠.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Las protagonistas de mis libros son mujeres fuertes y apasionadas como Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Le protagoniste dei miei libri sono donne forti e appassionate come Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Nhân vật chính trong những quyển sách của tôi cũng là những phụ nữ mạnh mẽ như Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Os protagonistas dos meus livros são mulheres fortes e apaixonadas como Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Protagonistele cartilor mele sunt femei puternice si pasionale la fel ca Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Protagonistkami v mojich knihách sú silné a vášnivé ženy ako Rose Mapendo.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Οι πρωταγωνίστριες των βιβλίων μου είναι δυνατές και παθιασμένες γυναίκες σαν τη Ρόουζ Μαπέντο.
Kitaplarımdaki asıl karakterler tıpkı Rose Mapendo gibi güçlü ve tutkulu kadınlar.Главните герои на моите книги са силни, страстни жени, жени като Роуз Мапендо.