İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.El primero es que la psicología debe ocuparse tanto de las debilidades humanas como de sus fortalezas.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Ensimmäinen on se, että psykologia on kiinnostunut niin ihmisten vahvuuksista kuin heikkouksista.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.첫째 심리학이 관심을 쏟아야 할 것은 약점에 대한 것만큼, 강점에 대한 것이어야 합니다.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Le premier est de faire en sorte que la psychologie s'intéresse autant aux atouts qu'aux faiblesses humaines.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Pertama, Psikologi harus memperhatikan kekuatan manusia sama seperti memperhatikan kelemahannya.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Po pierwsze, psychologia powinna w równym stopniu skupiać się na ludzkich zaletach, jak na słabościach.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Primul este că psihologia trebuie să fie la fel de preocupată de valorile umane, ca de slăbiciunile umane.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Prvi cilje je, da bi moralo biti psihologijo zanimati tako človeške moči kot človeške šibkosti.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Thứ nhất đó là tâm lý học nên quan tâm đến sức mạnh của con người như nó đã quan tâm đến những điểm yếu.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Za prvé by se psychologie měla zabývat lidskou silou stejně jakou lidskou slabostí.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Ο πρώτος είναι η ψυχολογία να ενδιαφέρεται εξίσου, τόσο με την ανθρώπινη δύναμη, όσο και με την αδυναμία.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.Първата е, че психологията би трябвало да е точно толкова загрижена за човешката сила, както и за слабостта.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.הראשונה היא שהפסיכולוגיה תתעניין בחוזקות של האדם בדיוק כמו שהיא מתעניינת בחולשותיו.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.أولا أن علم النفس يجب أن يكون معنياً بالقوة البشرية والضعف البشرى بنفس القدر.
İlki, psikolojinin tıpkı insanın zayıf taraflarıyla olduğu kadar güçlü taraflarıyla da ilgilenmesi gerektiği.関心を向けるべきであるということ 傷を回復することと同じように 長所を伸ばすことにも関心を向けるべきです
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.Dizem-nos que é tal e qual como em Wall Street.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.La gente dice che è come Wall Street.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.La gente nos dice que es igual que Wall Street.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.Lidé nám říkají, to je přesně jako na Wall Streetu.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.Manche sagen, es sei so wie an der Wall Street.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.Människor säger att det är precis som Wall Street.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.Mensen zeggen dat het gelijk is aan Wall Street.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.Mọi người đang nói với chúng ta rằng đó chỉ như là Phố Wall.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.Niektórzy mówią, że to tak jak z Wall Street.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.Ni se spune că e ca pe Wall Street.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar. Tıpkı Wall Street gibi değil.사람들은 이게 월 스트리트와 같다고 말합니다. 하지만 아니에요.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar. Tıpkı Wall Street gibi değil.Ljudje nam pravijo, da je enako kot na Wall Streetu.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar. Tıpkı Wall Street gibi değil.Ľudia hovoria, že je to to isté ako na Wall Street.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar. Tıpkı Wall Street gibi değil.אומרים שזה כמו בוול סטריט. זה לא.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar. Tıpkı Wall Street gibi değil.الناس تقول لنا أنها مجرد مثل وول ستريت. أنها ليست مجرد مثل وول ستريت.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar. Tıpkı Wall Street gibi değil.トリニダード・トバゴは他の土地とは 全く違うのです (笑)
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.Ο κόσμος μάς λέει ότι ήταν όπως στη Γουώλ Στρητ.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.Люди утверждают, что ситуация аналогична Уолл-стрит.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.Нам кажуть, що все це схоже на Уолл-стрит.
İnsanlar bunun da tıpkı Wall Street gibi olduğunu söylüyorlar.Хората казват, че е като на Уолстрийт.
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Ako hovoria v komédii The IT Crowd, internet je táto čierna skrinka s červeným svetielkom.
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Asta era Internetul, această cutie neagră cu o lumină roșie pe ea, ca în sitcom-ul "IT Crowd".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Das war das Internet, diese schwarze Box mit einem roten Licht, so wie in der Sitcom "The IT Crowd".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Đây là Internet, cái hộp màu đen với đèn đỏ ở trên này, như được mô tả trong phim "The IT Crowd"
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Dit was het internet: een zwarte doos met een rood lichtje zoals weergegeven in de sitcom "The IT Crowd."
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Ésta era la Internet, una caja negra con una luz roja, como se muestra en el programa "The IT Crowd".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Ez lenne az internet, ez a fekete doboz egy piros lámpával, mint az "IT Crowd" című szituációs komédiában.
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Internet je bil to, ta črna škatlica z rdečo lučko. Kot je bila prikazana v TV seriji "Računalničarji."
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Isto era a Internet: uma caixa preta com uma luz vermelha como se vê na série "The IT Crowd".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Questo era Internet, questa scatola nera con la lucina rossa, rappresentata in questa sitcom "The IT Crowd".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Ta czarna skrzynka z czerwonym światełkiem to Internet, jak w serialu " Technicy-magicy".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.빨간 불이 켜지는 이 까만 박스가 인터넷이었어요. 시트콤 "The IT Crowd"에 나오죠.
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Το Διαδίκτυο ήταν ένα μαύρο κουτί με ένα κόκκινο φωτάκι, όπως παρουσιάζεται στην κωμωδία "The IT Crowd'.
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.Вот чем был Интернет, вот этот чёрный ящик с красной лампочкой, как показывали в сериале "Компьютерщики".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.זה היה האינטרנט, קופסא שחורה זו עם אור אדום כמו שמיוצגת בסיטקום "קהל ה-IT".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.هذه هي الإنترنت، علبة سوداء، عليها ضوء أحمر، كما تم تمثيلها في السلسلة الكوميدية " The IT Crowd ".
İnternet buydu, üstünde kırmızı ışık yanan siyah bir kutu, tıpkı "The IT Crowd" dizisinde gösterildiği gibi.イギリスのコメディー番組 「ハイっ、こちらIT課!」で使われました 通常は受信がしやすい様 ビッグベンのてっぺんに設置されているが
İsraillilerin anılması için efodun omuzluklarına taktılar. Tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.에봇 견대에 달아 이스라엘 자손의 기념 보석을 삼았으니 여호와께서 모세에게 명하신대로 하였더라
İsraillilerin anılması için efodun omuzluklarına taktılar. Tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.и положил он их на нарамники ефода, в память сынов Израилевых, как повелел Господь Моисею.
İsraillilerin anılması için efodun omuzluklarına taktılar. Tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.וישם אתם על כתפת האפד אבני זכרון לבני ישראל כאשר צוה יהוה את משה׃
İsraillilerin anılması için efodun omuzluklarına taktılar. Tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.ووضعهما على كتفي الرداء حجري تذكار لبني اسرائيل. كما امر الرب موسى.
İsraillilerin anılması için efodun omuzluklarına taktılar. Tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.將 這 兩 塊 寶 石 、 安 在 以 弗 得 的 兩 條 肩 帶 上 、 為 以 色 列 人 作 紀 念 石 . 是 照 耶 和 華 所 吩 咐 摩 西 的
İsraillilerin anılması için efodun omuzluklarına taktılar. Tıpkı RABbin Musaya buyurduğu gibi yaptılar.將這兩塊 寶石 、 安在 以弗 得 的 兩條 肩 帶上 、 為 以色列人 作紀 念 石 . 是 照 耶和華 所 吩咐 摩西 的
İzleyin. Tıpkı bir yunus gibi kuyruğunu aşağı yukarı sallıyor.Il fait bouger sa queue de haut en bas comme un dauphin.
Jerska'yı bu hale kim getirdi? Tıpkı böyle insanlar.Qu'est ce que tu pense qui a foutu Jerska si mal?