Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.To tak, jak z charakterem i reputacją.
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Πιστεύω πως είναι σαν τον χαρακτήρα και την υπόληψη.
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Мисля, че е като характера и репутацията.
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Я думаю, это как репутация и характер.
Bu, tıpkı talep yasasında gördüğümüz gibi.Cuando hablamos de demanda va hacia arriba o hacia abajo
Bu, tıpkı talep yasasında gördüğümüz gibi.수요 이야기 할 떄랑 비슷한 겁니다.
Bu, tıpkı talep yasasında gördüğümüz gibi.Stejně jako tomu bylo u poptávky.
Bu, tıpkı talep yasasında gördüğümüz gibi.To podobnie jak widzieliśmy przy popycie.
Bu, tıpkı talep yasasında gördüğümüz gibi.И точно также, как мы видели со спросом
Bu, tıpkı talep yasasında gördüğümüz gibi.Като при закона за търсенето е,
Bu, tıpkı talep yasasında gördüğümüz gibi.需要が増えるとか減るという話をするときは
Bu tıpkı, tam olarak olmasa da nakit karşılığında mal satın almak gibidir.Je to trochu, ale ne úplně jako když platíte hotově, když něco kupujete.
Bu tıpkı, tam olarak olmasa da nakit karşılığında mal satın almak gibidir.Podobnie, choć nie do końca, jak przy płatności gotówką.
Bu tıpkı, tam olarak olmasa da nakit karşılığında mal satın almak gibidir.Це, свого роду, хоч і не зовсім, всеодно, що Ви купуєте щось за готівку.
Bu tıpkı, tam olarak olmasa da nakit karşılığında mal satın almak gibidir.現金での支払いは本人証明が必要ありません
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirE ca o bandă rulantă geologică.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirJe to jako geologický pásový dopravník.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirNó giống như một băng chuyền địa chất.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirΣαν γεωλογικός ταινιόδρομος.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirИх образование напоминало геологический конвейер.
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidir.הדבר דומה למסוע (סרט-נע) גיאולוגי
Bu tıpkı taşıyıcı bir jeolojik kemer gibidirهو مثل حزام حامل جيولوجي
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.C'est comme essayer de se cogner à un mur de briques.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Det är som att springa med huvet före in i väggen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.E' come cercare di sbattere contro un muro.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.É como tentar remar contra a maré.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Es como chocarse contra una pared de ladrillos.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Es ist wie der Versuch, gegen eine Backsteinwand zu laufen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Giống như là cố gắng đâm vào bức tường gạch vậy.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Het is net als proberen door een stenen muur heen te rennen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Hiszen minden irányban falba ütköznek.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Je to ako snaha nabúrať do tehlovej steny.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Je to jako snaha o běh proti cihlové zdi.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.마치 벽과 씨름하는 꼴이지만
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Kot da bi skušal iti z glavo skozi zid.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.To jak próbować przebić głową mur.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Πραγματικά νομίζω ότι οι άνθρωποι είναι υπέροχοι και έξυπνοι και ότι νοιάζονται.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Това е като да се опитате да преминете през тухлена стена.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Це як биття головою об цегляну стіну.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Это как пытаться бежать в кирпичную стену.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.זה כאילו לנסות לרוץ לתוך קיר לבנים.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.لان الامر يبدو وكأنهم يجرون الى الارتطام في جدار من الطوب
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.いくつかの障害を紹介してますが
Bütün dünyaya öğretmenlere,velilere,eğitimle uğraşan insanlara tıpkı bir virüs gibi ağızdan ağıza yayılacak.선생님들 간에, 학부형들 간에 교육계에 종사하시는 분들 사이에서 입소문만으로 퍼져 나갔다는 것입니다.
Bütün dünyaya öğretmenlere,velilere,eğitimle uğraşan insanlara tıpkı bir virüs gibi ağızdan ağıza yayılacak.Rozšiřuje se to prakticky díky slovům, virálně, díky učitelům, rodičům, lidem zapojeným do vzdělání.
Bütün dünyaya öğretmenlere,velilere,eğitimle uğraşan insanlara tıpkı bir virüs gibi ağızdan ağıza yayılacak.Semua menyebar dari mulut ke mulut, di antara guru, orang tua, orang-orang yang terlibat dalam pendidikan.
Bütün dünyaya öğretmenlere,velilere,eğitimle uğraşan insanlara tıpkı bir virüs gibi ağızdan ağıza yayılacak.Wiedza o projekcie przeszła z ust do ust, nauczycieli, rodzicow, ludzi pracujących w szkolnictwie.
Bütün dünyaya öğretmenlere,velilere,eğitimle uğraşan insanlara tıpkı bir virüs gibi ağızdan ağıza yayılacak.זה התפשט כמעט לגמרי מפה לאוזן, ויראלית, בין מורים, הורים, אנשים שמעורבים בחינוך.
Bütün dünyaya öğretmenlere,velilere,eğitimle uğraşan insanlara tıpkı bir virüs gibi ağızdan ağıza yayılacak.教師、親、 教育関係者、といった人たちの口コミと このアイディアの魅力によって普及したのです
Bu türünün ilk deneyi, tıpkı Galvani deneyinin optik eşdeğeri gibi.Acesta este primul experiment de acest tip, un fel de echivalent optic al experimentului Galvani.
Bu türünün ilk deneyi, tıpkı Galvani deneyinin optik eşdeğeri gibi.C'est la toute première expérience de la sorte, une sorte d'équivalent optique de celle de Galvani.
Bu türünün ilk deneyi, tıpkı Galvani deneyinin optik eşdeğeri gibi.Das ist das erste Experiment seiner Art, eine Art optisches Gegenstück zu Galvani.
Bu türünün ilk deneyi, tıpkı Galvani deneyinin optik eşdeğeri gibi.Đây có lẽ là một thí nghiệm đầu tiên, có tương quan với thí nghiệm về điện của Galvani.
Bu türünün ilk deneyi, tıpkı Galvani deneyinin optik eşdeğeri gibi.Det här är det allra första experimentet, på sätt och vis den optiska motsvarigheten till Galvanis.
Bu türünün ilk deneyi, tıpkı Galvani deneyinin optik eşdeğeri gibi.Dit is het eerste experiment ooit in zijn soort, een soort van optisch equivalent van Galvani's experiment.
Bu türünün ilk deneyi, tıpkı Galvani deneyinin optik eşdeğeri gibi.Esta é a primeira experiência deste tipo, uma espécie de equivalente ótica da de Galvani.
Bu türünün ilk deneyi, tıpkı Galvani deneyinin optik eşdeğeri gibi.Este es el primer experimento en su tipo, una especie de equivalente óptico del de Galvani.
Bu türünün ilk deneyi, tıpkı Galvani deneyinin optik eşdeğeri gibi.Ini adalah kali pertama percobaan seperti ini, seperti percobaan Galvani, hanya dengan cahaya.
Bu türünün ilk deneyi, tıpkı Galvani deneyinin optik eşdeğeri gibi.이건 갈바니의 광학적 실험 버전에 해당하는 최초의 실험이죠.
Bu türünün ilk deneyi, tıpkı Galvani deneyinin optik eşdeğeri gibi.To pierwszy taki eksperyment, w pewnym sensie optyczny równoważnik Galwaniego.