Bu tıpkı bir kağıt gibi bir düzlem uzaydır.يمثلان طبقة مسطحة مثل الورقة.
Bu tıpkı bir kağıt gibi bir düzlem uzaydır.平面で表されます そして三次元の空間は
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.Das ist, nochmals, was wir tun sowohl auf molekularer Ebene aber auch nach außen hin.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.다시 한 번 말하지만 물론 우리 인간도 분자적으로나 그 외 방식으로도 이런 일을 합니다.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.Men det är klart, det är vad vi gör, både på ett molekylärt sätt och på ett yttre.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.І, звісно, це те, що ми робимо, як на молекулярному рівні, так і в загальному плані.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.וכמובן שגם אנו עושים זאת, גם בדרך מולקולרית, וגם בסביבתנו החיצונית.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.ومرة أخرى بالطبع هذا ما نقوم به سواء في طريقة جزيئية او كما في طريقة الخارج
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.分子的なレベルや より広い視野から行っており 私は分子の方について考えています
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.C'est comme un attachement nostalgique. Ils leur rappellent leur jeunesse.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.È come un amore nostalgico e li fa pensare alla loro giovinezza.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Een soort nostalgische voorliefde: ze doen hen aan hun jeugd denken.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Eine nostalgische Zuneigung, die sie an ihre Kindheit erinnert.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.En sorts nostalgisk tillgivenhet. De får dem att minnas sin ungdom.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Es como un afecto nostálgico y les hace pensar en su juventud.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.E un fel de afecţiune nostalgică, ce le amintește de tinereţe.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Ez olyan nosztalgikus szeretet, ami eszükbe juttatja a fiatalságukat.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.그건 향수를 불러일으키는 애정같고 젊은 시절을 떠올리게 만듭니다.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Một sự yêu mến đầy hoài niệm, vì chúng khiến họ nghĩ về tuổi trẻ.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Seperti rasa suka akan sesuatu yang mereka rindukan, dan membuat mereka memikirkan masa muda.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.To nostalgiczna sympatia, bo chmury przypominają o młodości.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Μοιάζει με μια νοσταλγική οικειότητα που τους κάνει να θυμούνται τα νιάτα τους.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Ностальгическую нежность; они навевают на них воспоминание о детстве.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Това е като носталгична привързаност, и те ги карат да мислят за тяхната младост.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.Це своєрідне ностальгічне замилування, адже хмари навіюють їм спогади з дитинства.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.יודו בכך שיש להם חיבה מוזרה לעננים.
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.وكأنه ولع الحنين فالسحب تذكرهم بشبابهم
Bu tıpkı geçmişe olan düşkünlük gibidir ve bulutlar onlara gençlik zamanlarını düşündürür.子ども時代のことを思い出させます 誰でも子どものころには
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Also wie diese sehr schnelle, sehr wirksame Art, die Leute aus dem Verkehr zu ziehen.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.C'est une façon très rapide et très efficace de mettre les gens en prison.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Đây là một cách rất nhanh và hiệu quả để đuổi người ta ra khỏi đường phố.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Det är ett snabbt och effektivt sätt att få bort folk från gatorna.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Este ca şi această modalitate foarte rapidă, foarte eficientă de a ridica oamenii de pe stradă.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Es una manera muy rápida, muy eficiente de sacar gente de las calles.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.E' tipo questo veloce, efficientissimo modo di levare la gente dalle strade.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.É uma forma muito rápida, muito eficaz de colocar as pessoas fora da rua.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Hal ini sangat cepat, sangat efisien untuk mengenyahkan orang.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Het lijkt een snelle en efficiënte manier om mensen van de straat te krijgen.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Je to podobné jako tento rychlý a efektivní způsob zatýkání podezřelých.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.사람을 도로에서 끄집어내는 아주 신속하면서도 효과적인 방법인 셈이죠.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Nagyon gyors és hatékony módja ez annak, hogy embereket vonjunk ki a forgalomból.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.To szybki i skuteczny sposób, by się kogoś pozbyć.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Είναι σαν αυτόν τον πολύ γρήγορο και πολύ αποτελεσματικό τρόπο να βγάλουμε ανθρώπους από το δρόμο.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Очень быстрый и надёжный способ избавиться от человека.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Това е нещо сходно на този много ефикасен начин да се предпазят хората от извършването на престъпления.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.Це такий собі швидкий і надійний спосіб зменшити кількість людей на вулицях.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.זו דרך מאוד מהירה, מאוד יעילה, להוריד אנשים מהכביש.
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.أنها كذلك ، طريقة فعالة لأزالة الناس من الطريق
Bu tıpkı insanları sokaklardan temizlemenin çok hızlı, çok verimli bir yöntemi gibi olurdu.(笑)
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Cred că e precum caracterul şi reputaţia.
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Credo sia come il carattere e la reputazione.
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Cũng tính cách và danh tiếng
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Es ist wie mit dem Charakter und dem Ruf.
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey. İtibar senin algılandığın; karakterin ise gerçekte olduğun durumdur.Це як характер і репутація. репутація - це те, як вас сприймають; характер - те, чим ви є насправді.
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Je crois que c'est comme le caractère et la réputation.
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Jeg mener det er ligesom karakter og omdømme.
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Je to ako s charakterom a reputáciou.
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Olyan ez, mint a jellem és a hírnév.
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Pienso que es como el carácter y la reputación.
Bu tıpkı karakter ve itibar gibi birşey.Saya pikir itu seperti karakter dan reputasi.