Ana içeriğe geç
Sözlük

tıpkı ile cümle

tıpkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Chceme ísť nejakým smerom, ale vetry nás ženú inam, presne tak ako v živote.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Chceme jít jedním směrem, ale vítr nás žene jiným směrem, stejně jako v životě.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Chcemy lecieć w jedną stronę, ale wiatr znosi nas gdzie indziej, jak w życiu.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Chúng ta muốn đi theo hướng này nhưng những ngọn gió cứ đẩy chúng ta về hướng khác, như cuộc đời vậy.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Dorim să mergem într-o direcţie, dar vîntul ne mână în alta, ca în viaţă.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.우리는 이 방향으로 가고 싶지만 마치 인생처럼, 바람이 우리를 다른 방향으로 밀어 냅니다.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Menni akarunk az egyik irányba de a szél elsodor minket egy másik felé, mint az életben.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.On veut aller dans une direction mais le vent nous pousse dans une autre - comme dans la vie.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Queremos ir en una dirección pero los vientos nos empujan en otra dirección, como la vida,
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Queremos viajar numa determinada direção, mas os ventos empurram-nos noutra direção, tal como na vida.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Vi vill ta oss i en riktning, men vinden knuffar oss i en annan, precis som i livet.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Vogliamo andare in una direzione, ma i venti ci spingono in un'altra direzione, come nella vita.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.We willen in een bepaalde richting gaan maar de wind duwt ons in een andere richting, zoals in het leven.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Wir wollen in eine Richtung gehen, aber die Winde treiben uns in eine andere Richtung, wie im Leben.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Искаме да тръгнем в една посока, но вятърът ни тласка в друга посока, като в живота.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Мы хотим двигаться в одну сторону, но ветер двигает нас в другую сторону. Как и в жизни.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.אנחנו רוצים ללכת בכיוון מסויים, אבל הרוח דוחפת אותנו לכיוון אחר, כמו בחיים.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.وعندما نريد الذهاب في وجهة ما فقد تمنعنا الرياح عن ذلك وتدفعنا في جهة أُخرى " مثل الحياة "
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.風であっちへ流されてしまう まるで人生のように そして 人生と闘い
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Agama punya dasar biologis, seperti halnya Aurochs.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Biológiai az alapjuk, mint a nyársas antilop.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Ele au o bază biologică, la fel ca Oryx-ul.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Elles ont une base biologique, tout comme l'Auroch.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Hanno una base biologica, proprio come l'Oryx.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.생물학적 기초를 가지고 있지요. 오릭스처럼요.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Mają podłoże biologiczne, zupełnie jak antylopa.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Mají biologickou podstatu, tak jako Oryx.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Niillä on biologinen kantamuoto, aivan kuin alkuhärälläkin.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Sie haben eine biologische Basis, genau wie der Auerochse.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Têm uma base biológica, tal como o auroque.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Tiene una base biológica, tal como el Órice.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Ze hebben een biologische basis, net als de Oryx.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Έχουν βιολογική βάση, ακριβώς όπως ο όρυξ.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Имат биологична основа, точно като орикса.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.Они обладают биологической основой, как и сернобык.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.יש להן בסיס ביולוגי, בדיוק כמו לאוריקס.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.لها أساس بيولوجي (احيائي)، مثل المها تماما.
Biyolojik temelleri vardır-- tıpkı Afrika antilopu gibi.飼い馴らされ
Biz bu konuşmayı biz bunu gayet iyi biliyorum tıpkı ve sahipلدينا هذه المحادثة نحن مثلك نعرف أنه بخير وفقد كل
Biz bu konuşmayı biz bunu gayet iyi biliyorum tıpkı ve sahip彼が探求していたのでとても小屋レッツ彼のインタビューの第二部を見ていない もう少し詳細になるのは見てみましょう
Bizler koşulların kurbanıyız. Tıpkı bay Rainsford gibi.Jsme oběti našeho osudu, stejně jako pan Rainsford.
Böylece bir renk dizisi elde ediyorsunuz; tıpkı bir çelenk gibi bir çember haline sokulmuş vaziyette.둥글게 만들어 화관같이 만든 것이나..
Böylece bir renk dizisi elde ediyorsunuz; tıpkı bir çelenk gibi bir çember haline sokulmuş vaziyette.Получается палитра, из которой можно выложить круг, похожий на гирлянду.
Böylece bir renk dizisi elde ediyorsunuz; tıpkı bir çelenk gibi bir çember haline sokulmuş vaziyette.ושם אותו במעגל כמו זר.
Böylece bir renk dizisi elde ediyorsunuz; tıpkı bir çelenk gibi bir çember haline sokulmuş vaziyette.و تضعه في دائرة كإكليل.
Böylece bir renk dizisi elde ediyorsunuz; tıpkı bir çelenk gibi bir çember haline sokulmuş vaziyette.これを作った子が言ったのは
Böylece karbohidratlar halinde bir depo enerji formu oluştururlar tıpkı glikoz ve sukroz gibi.Chúng tạo ra năng lượng dự trữ dưới dạng carbon hydrat. như glucozơ (glucose) và Sucrôza (sucrose).
Böylece karbohidratlar halinde bir depo enerji formu oluştururlar tıpkı glikoz ve sukroz gibi.Creano una forma di energia immagazzinata, sotto forma di carboidrati quali il glucosio e lo saccarosio.
Böylece karbohidratlar halinde bir depo enerji formu oluştururlar tıpkı glikoz ve sukroz gibi.Crean una forma de energía almacenada en forma de carbohidratos como la glucosa y la sacarosa.
Böylece karbohidratlar halinde bir depo enerji formu oluştururlar tıpkı glikoz ve sukroz gibi.Crează o formă stocată de energie, carbohidraţii de tipul glucozei şi sucrozei.
Böylece karbohidratlar halinde bir depo enerji formu oluştururlar tıpkı glikoz ve sukroz gibi.탄수화물이라는저장된 형태의 에너지를 만듭니다. 포도당이나 자당 같은 것들이죠.
Böylece karbohidratlar halinde bir depo enerji formu oluştururlar tıpkı glikoz ve sukroz gibi.Wytwarzają energię, którą można przechowywać w formie cukrów, takich jak glukoza czy sacharoza.
Böylece karbohidratlar halinde bir depo enerji formu oluştururlar tıpkı glikoz ve sukroz gibi.Δημιουργούν μια αποθηκεύσιμη μορφή ενέργειας, τους υδρογονάνθρακες, όπως η γλυκόζη και η σακχαρόζη.
Böylece karbohidratlar halinde bir depo enerji formu oluştururlar tıpkı glikoz ve sukroz gibi.Так растения сохраняют энергию в форме таких углеводов как глюкоза и сахароза.
Böylece karbohidratlar halinde bir depo enerji formu oluştururlar tıpkı glikoz ve sukroz gibi.Те създават съхраняема форма на енергия, под формата на въглехидрати като глюкоза и захароза.
Böylece karbohidratlar halinde bir depo enerji formu oluştururlar tıpkı glikoz ve sukroz gibi.הם יוצרים צורה אגורה של אנרגיה, בצורה של פחמן מימני כמו גלוקוז וסוכרוז.
Böylece karbohidratlar halinde bir depo enerji formu oluştururlar tıpkı glikoz ve sukroz gibi.تقوم بإنشاء نموذج مخزن للطاقة، في شكل كربوهيدرات مثل الجلوكوز والسكروز.
Böylece karbohidratlar halinde bir depo enerji formu oluştururlar tıpkı glikoz ve sukroz gibi.炭水化物の形で貯蔵します この過程を光合成と呼びます
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.A tak máme tuto zkušenost, stejně jako jsme měli v elektrostatice, že magnet vytváří pole.
Böylece şöyle bir görüş geliştiririz, tıpkı elektrostatikte olduğu gibi, mıknatısların bir etki alanı vardır.E quindi abbiamo questa nozione, esattamente come avevamo in elettrostatica, che un magnete genera un campo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod