Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.ﻓﻲ ﺍﻟﺤﻘﻴﻘﺔ ﺟﻮﻧﺍﺱ ﻭ ﻭﺭﻣﻪ ﻛﺎﻥ ﻣﺨﺘﻠﻔﺎﻥ ﻋﻦ ﺑﻌﻀﻫﻤﺎ ﻛﺈﺧﺘﻼﻓﻚ ﺍﻧﺖ ﻭﺍﻟﺠﺎﻟﺲ ﺑﺠﺎﻧﺒﻚ
Aslında, Jonas ve tümörü birbirlerinden farklıydılar tıpkı siz ve yanınızda oturan kişi gibi.彼にできた腫瘍は 皆さん自身と 皆さんの隣に座っている人ほど違っていました つまりジョナスの腫瘍は
Aslında kuyruğunu da kullanıyor. Tıpkı laboratuvarda gördüğümüz gibi.Nó có dùng cả đuôi nưa, y như những gì chúng tôi thấy trong phòng thí nghiệm.
Aslında yunusun dikkatini çekmeye çalışıyorum, çünkü tıpkı küçük çocuklar gibiler.Het zijn net kleine kinderen. Je moet hun aandacht erbij houden. Het zijn net kleine kinderen.
Aslında yunusun dikkatini çekmeye çalışıyorum, çünkü tıpkı küçük çocuklar gibiler.돌고래의 주의를 끌고 있습니다. 왜냐면 돌고래들은 어린 아이들 같아서
Aslında yunusun dikkatini çekmeye çalışıyorum, çünkü tıpkı küçük çocuklar gibiler.ואני מנסה למשוך את תשומת ליבם של הדולפינים, כי הם כמו ילדים
Aslında yunusun dikkatini çekmeye çalışıyorum, çünkü tıpkı küçük çocuklar gibiler.وأحاول أن أجذب انتباه الدلفين لأنها نوعاً ما كالأطفال الصغار
Aslında yunusun dikkatini çekmeye çalışıyorum, çünkü tıpkı küçük çocuklar gibiler.イルカは小さな子供と同じで 注意を引かねばなりません
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.Ei oferă și o excursie să mergi în jurul Lunii, cum a făcut și Apollo 8.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.Ezentúl kínálnak Hold körüli utakat is, mint az Apollo 8 volt.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.Flug um den Mond herum an, wie ihn Apollo 8 gemacht hat.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.He tarjoavat myös matkaa kuun ympäri, kuten Apollo 8 sen teki.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.Ils proposent aussi un voyage pour faire cette boucle autour de la Lune, comme Apollo 8.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.달 주위를 돌고오는 여행을 제공할 것이다.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.Oferują również wycieczkę dookoła księżyca, jak to zrobiono z Appollo 8.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.Offrono anche un giro intorno alla Luna, come fece Apollo 8.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.Rovněž nabízejí výlet na oblet Měsíce. Jako to podniklo Apollo 8.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.Ze bieden ook een tochtje aan om rond de maan te vliegen, zoals de Apollo Acht deed.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.Επίσης προσφέρουν ταξίδι να πας μια βόλτα γύρω από το φεγγάρι, όπως ο Apollo Οχτώ έκανε.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.Вони також пропонують подорож навколо Місяця, схожу на ту, яку пролетів Аполлон 8.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.Они также предлагают экскурсию вокруг луны, подобно тому, что совершил Апполон-8.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.Те също така предлагат пътешествие около Луната, подобно на Аполо 8.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.לטיסה שתבצע חליפה סביב הירח, כמו שאפולו 8 עשתה.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.للذهاب إلى ذلك النطاق حول القمر, كما تم في أبولو ثمانية.
Ayrıca, ayın etrafında tur atmak için bir gezi düzenliyorlar, tıpkı Apollo Sekiz'in yaptığı gibi.数十億円の月旅行です
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.Als je goed kijkt, zie je dat hij de voet-afpel-methode gebruikt, net als de gekko.
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.En regardant bien, vous voyez qu'il utilise le décollement de ses doigts, comme le gecko.
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.E se fate attenzione, potete vedere che solleva le dita delle zampe, proprio come fa il geco.
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.보시게 되면, 로봇은 도마뱀처럼 발가락을 떼어내면서
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.Og hvis i kigger efter, kan I se at den bruger, tå-skrælningen ligesom gekkoen gør.
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.Şi dacă vă uitaţi, puteţi vedea că foloseşte decojirea degetelor, chiar cum face gecko-ul.
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.Và nếu bạn quan sát, bạn có thể thấy rằng nó dùng hành động "bóc" ngón chân, y như con thạch sùng vậy.
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.Wenn Sie genau hinsehen, können Sie erkennen, dass er die Zehen aufrollt, genau wie ein Gecko.
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.Y si se fijan, pueden ver que utiliza el despegue de los dedos, tal y como lo hace el geco.
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.Если присмотреться, можно увидеть, что он отклеивает пальцы в точности как геккон.
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.И ако погледнете, ще видите, че използва отлепването на пръстите точно както го прави и гекона.
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.תוכלו לראות שהוא משתמש בקילוף הבהונות
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.ولو نظرتم سترون أنه يستخدم تقشير الأصابع
Baktığınızda tıpkı kertenkele gibi parmak soyma hareketini yaptığını görebilirsiniz.ロボットがつま先をめくるように 剥がすのが分かると思います ヤモリがするのと同じです
Başta her şeyi öğrenmek şart değil fakat uygulaması yaptırılıyor, tıpkı benim istediğim gibi...Não necessariamente aprendendo tudo primeiro, mas conseguindo fazer uma aplicação, como... Eu quero algo...
Başta her şeyi öğrenmek şart değil fakat uygulaması yaptırılıyor, tıpkı benim istediğim gibi...Sans être obligé de tout apprendre avant de commencer, mais en construisant l'application petit à petit.
Başta her şeyi öğrenmek şart değil fakat uygulaması yaptırılıyor, tıpkı benim istediğim gibi...Δεν είναι αναγκαίο να τα μάθουν όλα στην αρχή, αλλά κάνοντας την εφαρμογή, όπως για παράδειγμα θέλω κάτι...
Başta her şeyi öğrenmek şart değil fakat uygulaması yaptırılıyor, tıpkı benim istediğim gibi...Не так, чтоб сперва все выучить, а так, чтоб сразу делать приложения Я хочу чего-то...
Başta her şeyi öğrenmek şart değil fakat uygulaması yaptırılıyor, tıpkı benim istediğim gibi...لا أعني بالضرورة تعلم كل شيء أولا، ولكن لعملوا تطبيقات، مثل التي أريدها بعض الأحيان..
Belkide sınava girmelerine izin vermemek en iyisidir.. Onlar tıpkı çürük elme gibiler.!Có thể không cho bọn chúng làm bài kiểm tra! bọn chúng thật là tệ.
Belki Jainizim mensubu bir keşişti, tıpkı Bahubali gibi, işte burda,Era probabil un călugăr jainist, ca și Bahubali (pe care îl vedeți aici),
Belki Jainizim mensubu bir keşişti, tıpkı Bahubali gibi, işte burda,Forse un monaco Jainista, come Bahubali, che vedete lì, il Gomateshvara Bahubali
Belki Jainizim mensubu bir keşişti, tıpkı Bahubali gibi, işte burda,어쩌면 그는 여기 이 바후발리와 같은 자이나교 수행자였거나
Belki Jainizim mensubu bir keşişti, tıpkı Bahubali gibi, işte burda,Możliwe, że był to mnich dżinizmu, jak ten oto Bahubali -
Belki Jainizim mensubu bir keşişti, tıpkı Bahubali gibi, işte burda,Peut-être était-ce un moine Jain, comme Bahubali, ici,
Belki Jainizim mensubu bir keşişti, tıpkı Bahubali gibi, işte burda,Snad to byl džinistický mnich, jako tady Bahubali,
Belki Jainizim mensubu bir keşişti, tıpkı Bahubali gibi, işte burda,אולי הוא היה נזיר מדת הג'ייניזם. כמו באהובאלי, כאן בתמונה,
Belki Jainizim mensubu bir keşişti, tıpkı Bahubali gibi, işte burda,ربما كان راهب من الديانة الجاينية كما "باهوبلي"، هنا
Belki Jainizim mensubu bir keşişti, tıpkı Bahubali gibi, işte burda,ここに見えるガマテシャヴァラ バウバリのかもしれない
Bence, kamp da tıpkı böyle olacaktı, daha bile iyi.Byłam przekonana, że obóz właśnie taki będzie, tylko lepszy.
Bence, kamp da tıpkı böyle olacaktı, daha bile iyi.Dan saya punya pikiran ini bahwa perkemahan itu akan tetap menjadi seperti ini, namun lebih baik.
Bence, kamp da tıpkı böyle olacaktı, daha bile iyi.E avevo questa idea che il campo sarebbe stato proprio così, anzi migliore.
Bence, kamp da tıpkı böyle olacaktı, daha bile iyi.E eu tinha esta ideia de que o campo seria assim, mas melhor.
Bence, kamp da tıpkı böyle olacaktı, daha bile iyi.És úgy képzeltem, hogy a tábor is ilyen lesz, csak még sokkal jobb!
Bence, kamp da tıpkı böyle olacaktı, daha bile iyi.Et j'avais l'idée que cette colonie allait être comme ça, mais en mieux.