Ana içeriğe geç
Sözlük

tıpkı ile cümle

tıpkı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bir gün Lauper'ı televizyonda gördüm ve dedim ki, "saçlarımı tıpkı onun gibi yapacağım".Laurel sanoikin myöhemmin Hardysta: "Hän oli minulle kuin veli.
Baba tarafı Yahudi'dir ancak buna rağmen Lütercilik akımına bağlıdır tıpkı kardeşi Käthe.Touko itse on vartuttuaan sinut homoseksuaalisuutensa kanssa, toisin kuin hänen elämänkumppaninsa Veli.
İsimsiz başkahraman tıpkı yazar gibi kemik veremine yakalanmıştır.Haanpään jälkimainetta on tukenut hänen maineensa kirjailijoiden suosimana kirjailijana.
Güreş develeri tıpkı atlarda olduğu gibi soya dayalı olarak seçilir.Kameleja on käytetty hevosten tavoin ratsuväessä erityisesti aavikoilla.
Duruma göre tıpkı bukalemun gibi renk değiştirir.Jauheena sen väri vaihtelee hiukkaskoon mukaan.
Tıpkı günümüzde de çöplerin yakıldığı gibi.Samaan ojaan laskee nykyään myös Kuivankoskenoja.
200 s. + tıpkıbasımlar ve tablolar.230 s., joista 60 piirros- ja valokuvasivua.
1977'de tıpki babası ve ağabeyleri gibi İskoçya'daki Gordonstoun özel okuluna geçti.Vuonna 1962 hän meni Gordonstounin kouluun Itä-Skotlannissa, kuten isänsä aikoinaan.
Örnek: Osmanlı İmparatorluğu da tıpkı Roma İmparatorluğu gibi parçalanmıştır.Vastaavia malleja on sovitettu myös Rooman valtakunnan romahdukseen.
Tıpkı Psycho/ Sapık’taki Mrs. Bates gibi.Siinä esiintyy Pac-Man-hahmon naispuolinen vastine.
Tıpkı Prens Prospero gibi Poe da bu hastalığın ölümcüllüğünü göz ardı etmekteydi.Όπως και ο πρίγκιπας Πρόσπερο, ο Πόε αγνοούσε τους κινδύνους της ασθένειας.
Tıpkı diğer İspanyol liberalleri gibi Goya da Fransa'nın ülkesini istilası ile güç bir pozisyona düşmüştü.Όπως και άλλοι Ισπανοί φιλελεύθεροι, ο Γκόγια βρέθηκε σε δυσμενή θέση μετά τη γαλλική εισβολή.
Tıpkı bir bilim adamına benzemektedir.Έτσι μοιάζει ένας φεμινιστής;
Tıpkı babası gibi fevri bir kişiliği vardır.Έχει ωραία μάτια, όπως ο πατέρας της.
Tıpkı Baştan Çıkarılmış gibi, çıktığı hafta 1. sırada USA Today bestseller listesine girdi.Όπως το Tempted, μπήκε την ίδια βδομάδα στη λίστα μπεστ σέλερ του USA Today στο #1.
Hititler'de tanrılar, tıpkı insanlar gibidir.Στο μύθο, οι θεοί συμπεριφέρονται περίπου όπως οι άνθρωποι.
O da tıpkı amcası gibi büyü yolunu seçmiştir.Σκέφτηκε, λοιπόν, να παραστήσει κι αυτός το μάγο.
A a - Tıpkı Türkçedeki 'A' sesini verir.Το -(e)n αντικαθιστάται με το ρωσικό -.
Tıpkı 20 yıl önceki gibi.Ομοίως και το 1920.
Tıpkı İngilizce'de pediatrics veya pediatry şeklinde kullanıldıkları gibi.Στα αγγλικά γράφεται επίσης ως Pathiu και Pathiew.
Tıpkı D'Annunzio'nunki gibi bir maskeydi."«Η αξιοπρεπής Οδύσσεια του Αντρέα».
1981'de Orhan Veli'nin Yaprak dergisinin tıpkıbasımı dergi eki olarak verildi.Το 1993 βοήθησε το περιοδικό Globe Hebdo να αποκτήσει φήμη.
Bu kubbenin üzerinde Özgürlük Heykeli'nin bir tıpkıyapımı yer alır.Απέναντι από το άγαλμα της Ελευθερίας υπάρχει προτομή του Ελ.
Purkinje hücreleri tıpkı domino taşları gibi birbirinin önüne hizalanmış olarak bulunur.Purkinjecellerne er placeret foran hinanden som dominobrikker.
Moskova'daki basın toplantısında "Sovyet insanlarının tıpkı kendileri gibi olduklarını" söyledi.Ved en russisk pressekonference, erklærede Samantha Smith at russerne var “ligesom os”.
Yemekte Chip tıpkı lisedeki gibi davranmaya başlar.Suplee begyndte at spille i skolestykker som lille.
Kobaylar, tıpkı insanlar gibi C vitaminini kendi vücutlarında üretemezler.Som mennesket kan rådyret ikke selv danne c-vitamin, men vitaminet må tilføres gennem kosten.
Tıpkı Saturn V S-II ve S-IVB’de olduğu gibi.Saturn V blev derved valgt, bestående af de tre trin, S-IC, S-II og S-IVB.
Tıpkı Almanlar gibi Sovyet birlikleri de tam mevcutlarının çok altındaydı.I lighed med deres tyske modstykker var sovjetiske divisioner også alvorligt underbemandede.
Burada Ole Bjórn ilk kez bir albümde prodüktör olarak çalışır, tıpkı prodüksiyonda ses mühendisi olduğu gibi.Her fungerede Ole Bjórn for første gang som producer på et album, ligesom han var lydtekniker på produktionen.
Böyle yapmakla da tıpkı seyis gibi Temuçin’den büyük mükâfat alacaklarını düşünmüşlerdi.Disse anså innstiftelse av ordener, som de selv var herre over, som et av sine prerogativer.
İbn-i Haldun'a göre devletler de tıpkı insanlar gibi doğar, büyür, yaşlanır ve ölür.Fra befruktningen til alderdommen er det samme levende individ som utvikler seg, modnes og dør.
O da, tıpkı Emma gibi, operaya tutku derecesinde bağlıydı.Og, som maleriene av hennes viser, var Emma også svært vakkert.
Tıpkı babası gibi fevri bir kişiliği vardır.Det er som å ha en slags hallik til far.
Dünyanın dönüşünü, tıpkı öğüttüğü tahıllar gibi zamanın yokoluşunu temsil ederler.Grunnmuren står og bevaeres som et fortidsminne, i likhet med fortøyningsmasten.
200 s. + tıpkıbasımlar ve tablolar.117 s. + bilete og kart.
Hititler'de tanrılar, tıpkı insanlar gibidir.Herskeren i helvete må forholde seg til politikk, akkurat som mennesker.
Bouguereau'nun Venüs'ünün pozu tıpkı Botticelli'ninki gibi asimetriktir.Scenens kvalitet ble hyllet av Vasari som en av Botticellis topper.
12 yaşında Bund Deutscher Mädel'e gitmeye karar verdi, tıpkı çoğu arkadaşı gibi.Schwiers ble medlem av Bund deutscher Mädel da hun var tretten år.
Tıpkı sık sık anlatılan güzel bir fıkra gibi.Street Jokes : Lelucon umum yang sudah sangat sering diceritakan.
Biçimi tıpkı limona, rengiyse tıpkı portakala benzer.Warnanya kecoklatan seperti gula palem, memiliki wangi karamel, dan rasanya legit.
Bu tıpkı büyük bir baloncuğa benzer.Sangat mirip dengan Kerakbasi besar.
Son hesaplaşmada Lance tıpkı Sonny gibi Tommy tarafından öldürülür.Dalam klimaks permainan, Tommy berdiri sendiri sebagai Lance, Sonny, dan Mansion antek Sonny serangan Tommy.
Büründüğü tiplemeyi canladırdığı sırada sanki: "Tıpkı böyle değil mi?" dercesine seyirciden yana bir göz atar.“Anak siapa itu yang menangis di tempat seperti ini ?” pikirnya heran sambil memandang sekeliling.
Tıpkı Cassandra gibi Helenus da daima doğru kehanetlerde bulunmuştur.Sebagaimana sarden, makerel juga sering dikalengkan.
Tıpkı bir köpek gibi davranır.Anh ta cũng cư xử rất giống chó.
Eylül 1610'dan itibaren Galileo,Venüs'ün tıpkı ay gibi evreleri olduğunu gördü.Từ tháng 9 năm 1610, Galileo quan sát thấy Sao Kim có đủ các tuần tương tự như Mặt Trăng.
Bu tıpkı büyük bir baloncuğa benzer.Nó như một quả bóng phình to.
Kız kardeşi Sadie'nin aksine, tıpkı babası gibi siyahidir.Ngược với Satsuki, cô bé có khuôn mặt giống cha.
Tıpkı Bruno gibi.Cũng giống như Shubas.
Bu gösterir ki Hamiltonian aynı zamanda tıpkı genelleştirilmiş koordinatlardaki gibi devirseldir.Gleichenia hamiltoniana là một loài dương xỉ trong họ Gleicheniaceae.
Ancak ben bu albümün de tıpkı diğerleri gibi arşivinizde olmasını arzu ediyorum.Lennon nói rằng album cần được sáng tác như mọi album khác.
İngilizcedeki Sahapti-n / Sahapti-an adlandırması tıpkı Algonqui-n / Algonqui-an adlandırması gibidir.Cư dân của Augan danh xưng trong tiếng Pháp là Alganais hoặc Auganais.
Yeryüzünü tıpkı Nuh tufanında olduğu gibi sular kaplar.地上に現れる霧の雲(層雲)などはまさに霧状雲である。
Eda da tıpkı annesi gibi peridir.母は象(きさ)の方。
Puppetmon: Pinokyo'ya benzer, tıpkı onun gibi yalan söyleyince burnu uzayan bir digimondur.ピノキオのように嘘をつくと鼻が伸びる。
1977'de tıpki babası ve ağabeyleri gibi İskoçya'daki Gordonstoun özel okuluna geçti.1977年1月には、兄と同じスコットランドのゴードンストン校に進学した。
Tıpkı bir armadilloya benzer.鎧のような姿をしている。
O da tıpkı amcası gibi büyü yolunu seçmiştir.父親と同じく魔法を使える。
Tıpkı günümüzde de çöplerin yakıldığı gibi.今日ではみやげ物店などが並ぶ。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod