tüzük ile cümle
tüzük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bunlar tüzükte mevcut.De regler er vist i skemaet.
Bunlar tüzükte mevcut.Dessa är inskrivna i stadsprivilegierna.
Bunlar tüzükte mevcut.Deze zijn gevat in het statuut.
Bunlar tüzükte mevcut.Diese sind im Freibrief niedergeschrieben.
Bunlar tüzükte mevcut.Elles sont inscrites dans la charte.
Bunlar tüzükte mevcut.Éstas se incluyen en el estatuto.
Bunlar tüzükte mevcut.좋은 규칙을 차터에 명시해야 합니다.
Bunlar tüzükte mevcut.Peraturan itu ada di dalam piagam ini.
Bunlar tüzükte mevcut.Ta jsou zachycena v chartě.
Bunlar tüzükte mevcut.Tali regole sono incluse nello statuto.
Bunlar tüzükte mevcut.Zawarto je w statucie.
Bunlar tüzükte mevcut.Αυτοί καταγράφονται στον καταστατικό χάρτη.
Bunlar tüzükte mevcut.Они должны быть прописаны в Хартии.
Bunlar tüzükte mevcut.Такі правила, як ті, що закріплені в хартії.
Bunlar tüzükte mevcut.Те са уловени в хартата.
Bunlar tüzükte mevcut.החוקים הללו יכללו באמנה.
Bunlar tüzükte mevcut.يتم وضع هذه القوانين في ميثاق المدينة.
Bunlar tüzükte mevcut.次に必要なのは 「人々にとっての選択肢」ですが
DEVREDİLEN TÜZÜKDELEGERADE FÖRORDNINGAR
DEVREDİLEN TÜZÜKDELEGEREDE BEKENDTGØRELSER
DEVREDİLEN TÜZÜKDELEGIERTE VERORDNUNGEN
DEVREDİLEN TÜZÜKDELEGOVANÉ NARIADENIA
DEVREDİLEN TÜZÜKFELHATALMAZÁSON ALAPULÓ RENDELETEK
DEVREDİLEN TÜZÜKGEDELEGEERDE VERORDENINGEN
DEVREDİLEN TÜZÜKLES RÈGLEMENTS DÉLÉGUÉS
DEVREDİLEN TÜZÜKNAŘÍZENÍPŘENESENÉ PŮSOBNOSTI
DEVREDİLEN TÜZÜKREGULAMENTELE DELEGATE
DEVREDİLEN TÜZÜKROZPORZĄDZENIA DELEGOWANE
Direktif, 11 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen yeni bir tüzükle (4) değiştirildi.Az irányelv helyébe utóbb a 2004. február 11-én elfogadott új rendelet lépett (4).
Direktif, 11 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen yeni bir tüzükle (4) değiştirildi.Bola nahradená novým nariadením prijatým 11. februára 2004 (4).
Direktif, 11 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen yeni bir tüzükle (4) değiştirildi.Diese Richtlinie wurde durch eine neue Verordnung ersetzt, die am 11. Februar 2004 angenommen wurde (4).
Direktif, 11 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen yeni bir tüzükle (4) değiştirildi.Elle a été remplacée par un nouveau règlement adopté le 11 février 2004 (4).
Direktif, 11 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen yeni bir tüzükle (4) değiştirildi.Fue reemplazada por un nuevo reglamento adoptado el 11 de febrero de 2004 (4).
Direktif, 11 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen yeni bir tüzükle (4) değiştirildi.La direttiva è stata sostituita da un nuovo regolamento, adottato l’11 febbraio 2004 (4).
Direktif, 11 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen yeni bir tüzükle (4) değiştirildi.nova uredba, ki je bila sprejeta 11. februarja 2004 (4).
Direktif, 11 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen yeni bir tüzükle (4) değiştirildi.Rådsdirektivet har därefter ersatts av en förordning som antogs den 11 februari 2004 (4).
Direktif, 11 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen yeni bir tüzükle (4) değiştirildi.uudella, 11. helmikuuta 2004 annetulla asetuksella (4).
Direktif, 11 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen yeni bir tüzükle (4) değiştirildi.Zastąpiło ją nowe rozporządzenie przyjęte 11 lutego 2004 r. (4).
Direktif, 11 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen yeni bir tüzükle (4) değiştirildi.Αντικαταστάθηκε αpiό έναν νέο κανονισµό, ο οpiοίος εγκρίθηκε στις 11 Φεβρουαρίου 2004 (4).
Direktif, 11 Şubat 2004 tarihinde kabul edilen yeni bir tüzükle (4) değiştirildi.Тя бе заменена от един нов регламент, приет на 11 февруари 2004 г. (4).
En önemli sorumluluklarý, tüzük taslaðýný, kalkýnma planýný, organizasyon planýný ve sýrasýyla ? Senat'a ve ?Zu den wichtigsten Aufgaben des Rektorats gehört die Erstellung des
Finansal Tüzük’e göre, AB fonları aşağıdaki ilkeler esas alınarak yönetilmelidir: ekonomiGlede na Finančno uredbo naj bi se sredstva EU upravljala na podlagi načel: gospodarnosti
Finansal Tüzük’e göre, AB fonları aşağıdaki ilkeler esas alınarak yönetilmelidir: ekonomiI enlighet med budgetförordningen skall förvaltningen av EU-medel grundas på följande principer:
Finansal Tüzük’e göre, AB fonları aşağıdaki ilkeler esas alınarak yönetilmelidir: ekonomiLaut Haushaltsordnung sollen die EU-Mittel nach folgenden Grundsätzen verwaltet werden:
Finansal Tüzük’e göre, AB fonları aşağıdaki ilkeler esas alınarak yönetilmelidir: ekonomiOvereenkomstig het Financieel Reglement moeten de EU-middelen worden beheerd volgens de beginselen: zuinigheid
Finansal Tüzük’e göre, AB fonları aşağıdaki ilkeler esas alınarak yönetilmelidir: ekonomiPodľa finančného nariadenia sa pri hospodárení s prostriedkami dodržujú nasledovné zásady: hospodárnosť
Finansal Tüzük’e göre, AB fonları aşağıdaki ilkeler esas alınarak yönetilmelidir: ekonomiSecondo il regolamento finanziario, i fondi UEdevono essere gestiti in base ai seguenti principi: economicità
Finansal Tüzük’e göre, AB fonları aşağıdaki ilkeler esas alınarak yönetilmelidir: ekonomiVarainhoitoasetuksen mukaan EU:n varoja on hallinnoitava seuraavia periaatteita noudattaen: taloudellisuus
İnsanlar yeni tüzük altında yaşamaya gelebilir, ama kimse buna zorlanmıyor.Des gens peuvent venir y vivre selon la nouvelle charte. Mais personne n'y est forcé.
İnsanlar yeni tüzük altında yaşamaya gelebilir, ama kimse buna zorlanmıyor.Folk kan komma och bosätta sig under privilegierna. Men ingen tvingas att leva där.
İnsanlar yeni tüzük altında yaşamaya gelebilir, ama kimse buna zorlanmıyor.Folk kan komme og leve under de nye regler. Men ingen er tvunget til at leve under dem.
İnsanlar yeni tüzük altında yaşamaya gelebilir, ama kimse buna zorlanmıyor.사람들은 새로운 차터 아래 살아갑니다. 누구도 강요하지 않습니다.
İnsanlar yeni tüzük altında yaşamaya gelebilir, ama kimse buna zorlanmıyor.La gente puede venir y vivir bajo el estatuto. Pero nadie está obligado a hacerlo.
İnsanlar yeni tüzük altında yaşamaya gelebilir, ama kimse buna zorlanmıyor.Le persone possono venire ad abitarvi sotto il nuovo statuto. Ma nessuno è obbligato a farlo.
İnsanlar yeni tüzük altında yaşamaya gelebilir, ama kimse buna zorlanmıyor.Lidé zde budou moci žít podle nové charty. Ale nikdo zde nebude nucen žít.
İnsanlar yeni tüzük altında yaşamaya gelebilir, ama kimse buna zorlanmıyor.Ludzie przybywają, by żyć według nowych zasad statutu. Ale nikt nie jest do tego zmuszony.
İnsanlar yeni tüzük altında yaşamaya gelebilir, ama kimse buna zorlanmıyor.Mensen kunnen onder het nieuwe statuut komen leven maar niemand wordt ertoe gedwongen.
İnsanlar yeni tüzük altında yaşamaya gelebilir, ama kimse buna zorlanmıyor.Orang-orang dapat hidup di bawah piagam baru itu. Namun tidak ada orang yang dipaksa.
İnsanlar yeni tüzük altında yaşamaya gelebilir, ama kimse buna zorlanmıyor.Люди мають право приїхати та жити за новою хартією, але вони не мусять підкорятися її приписам.
İnsanlar yeni tüzük altında yaşamaya gelebilir, ama kimse buna zorlanmıyor.Люди могут приезжать жить согласно новой Хартии. Но никого не обязывают жить по ней.