tütün ile cümle

tütün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Başka alıcı bulamayan üretici, tütünü değerinden çok ucuza satmak zorunda kalır.Đối với người nội trợ đi chợ, thường thì chẳng đáng bỏ công ra đi tìm ra đúng chỗ bán mớ rau rẻ nhất.
Örneğin Tütün Teknolojisi Mühendisliği yüksek okuldur.Ve dört yıllıktır.Giáo dục cấp hai được cung cấp bởi các trường cấp hai và trường kỹ thuật và kéo dài bốn năm.
Ve o gecenin gündüzünde (kandilden sonraki gün) oruç tutunuz.昼夜兼行で行け」と。
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.反タバコ組織はアルコール飲料の摂取にも反対した。
Ayrıca tütün de yetiştirilir.タバコも収穫される。
Kabı sıkıca kapalı tutun.結び目をきちんと締める。
Tütün ve kahveyi yasakladı.タバコとコーヒーが嫌い。
Ancak takım Oberliga'da tutunamayarak sondan ikinci olarak yeniden ikinci lige düştü.グラブフでは、最後から2番目の戦車を放棄せざるを得なかった。
Tütün harmanının yaklaşık 1/3’ü kadar kıyılmış kuru karanfil tomurcuğu eklenir.粗挽きしたクローブの乾燥蕾がタバコ葉ブレンドの約1/3の計量で加えられる。
Dansçılar, küçük parmaklarıyla birbirlerine tutunurlar.互いに小指でつながって踊ることもある。
Tütün 90-120 günde yetişir.卵は90-120日で孵化する。
Örneğin Tütün Teknolojisi Mühendisliği yüksek okuldur.Ve dört yıllıktır.技術学院には四年制技術学院、二年制技術学院がある。
4 Aralık - Cibali Tütün Fabrikası yandı.2月4日 - 琴浦支店が廃止。
Her aile tütün yetiştirir.実家はタバコの栽培・製造業。
Tütün en çok sigara ve puro halinde kullanılmaktadır.タバコよりも太く硬い葉巻には使えない。
Tütünün ilk kez Fransa'ya gelişi.ツール・ド・フランスに初出場。
Ekonomik yanlışlıklar yüzünden tütünde ekilmez oldu.経済的にはタバコ栽培で成り立った。
Uzun süre tütün kaçakçılığı yaparak yaşamını sürdürdü.イソを引き取るために長年続けてきた煙草をやめる。
Kretek imalatında, tütünün kalitesi ve çeşitliliği önemli bir rol oynar.タバコ葉の品質と種類はクレテック生産の中で重要な役割を果たしている。
Elektronlar dolu olmayan bir banttaki herhangi bir enerjiye tutunabilir.電子は満たされていないバンド中の任意のエネルギーをとることができる。
Hizmet tasarımında temel ilkesi "mümkün olduğunca basit, ama bundan daha tutunma" olmasıdır.ネーミング時の説明文は「ふたごの おとうと やさしい おとこのこだ」。
Boğaz keseleri tütün kesesi yapmak için kullanılır.タバコの葉を乾燥させる。
Kuyruğundan bir yerlere tutunup sallanmayı sever.すばるは尻尾をくるくるっと巻くのが好き。
Ama yine de ağzınızı sıkı tutun.口を慎もう。
Yetiştirilen ürünlerin başında tütün ve mısır gelmektedir.主な産物に茶やタバコがあった。
Son sözlerinin: "Unutmayın: sağ kanadı çok güçlü tutun" dediği söylenmektedir.小牧曰く「あの人(玄田)はお前(堂上)にそうやって叱られるのが嬉しいんだから」とのこと。
Bunun yanında tütün üretimi de yapılmaktadır.タバコの生産も盛んである。
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".銃器にはうるさい。
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.早く仕事をしたければ、手際よくやることだ。
Soğuk tutun.寒け。
Bu bir Bir yılda kişi başına tütün sigarası tüketiminin ülkelere göre listesi dır.国別煙草消費概況とは一年間に一人の成人が消費する煙草の量を一覧にしたものである。
Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz.若葉時の裏面に白色の粉がつくが、後になくなる。
Babası ile birlikte tütün ticareti yapıyordu.父と一緒に米作りをする。
2008'e kadar tütün de ekilirdi.^ グルーブドタイヤは2008年まで。
Bir bireyin ayaklarının ucunda yükselip bir ağaç dalına tutunduğu gözlemlenmiştir.三人とも木の下に腰をおろして、気をつけていた。
Sonra da Karlık istikametinde ilerleyen 6. Tümenin önünde tutunamayarak kaçtı.以後、第6層へと赴こうとする三人に対しては手出しせず見送った。
1987 - Cibali Tütün Fabrikası yandı.1897年1月 - 曽屋に秦野葉煙草専売所設置。
Asıl geçim kaynağı tütün ekiminden elde edilmektedir.本尊は鮫洲の由来である。
Tütüncülük 2003'ten sonra gerilemeye başlamıştır.2003年7月以降禁煙である。
1987'den bu yana tütün sektöründe çalışmaktadır.1987年からは日本たばこの投手コーチを務めた。
Çocukların erişiminden uzak tutun.子供たちとは距離を保っていた。
Cibali tütün reisi işçileri greve gitti.臺共領導高雄鐵路工人舉行罷工。
Tütün ayrıca geçim kaynağıydı.吸煙是另一個可能的原因。
Örneğin, bazı yavaş bulaşıcılar sadece kendilerini kopyaladıklarında dosyalara tutunurlar.例如,有些慢速感染者只有在其它檔案被拷貝時才會進行感染。
Ancak son yıllarda tütün dikimi yapan kalmamıştır.但是,近年的作品中已經不再吸煙。
Nasyonal sosyalist hükümet sigara içmeyi kınadı ve içlerinden birçoğu tütün tüketimini açıkça eleştirdi.德國國家社會主義者領袖譴責吸煙行為,有的更公然批判購買香煙。
Imperial Brands, dünyanın en büyük puro, ince kesilmiş tütün ve tütün kağıdı üreticisidir.除了香菸生產外,帝國煙草同時也是全球最大的雪茄、烟丝和卷烟纸制造商。
Bu bir Bir yılda kişi başına tütün sigarası tüketiminin ülkelere göre listesi dır.本列表列出各国人均每年消费香烟数。
3 Yemin: 1) Kılıcınızı masumların bedeninden uzak tutun.”梁乃出,诫籍持剑居外待。
Daha sonra ise tütün mozaik virüsü ve polio virüsler için yaptığı araştırmalarla dikkat çekmiştir.此後她也領導了關於菸草鑲嵌病毒與小兒麻痺病毒的研究。
Ve o gecenin gündüzünde (kandilden sonraki gün) oruç tutunuz.夫貴者,夜以繼日,思慮善否。
Babası tütün ticareti ile uğraşan bir tacir ve aynı zamanda kaçakçıydı.他的父親是一間雜貨店的老闆,後來也曾經營農具銷售。
Bir bireyin ayaklarının ucunda yükselip bir ağaç dalına tutunduğu gözlemlenmiştir.曾見過牠們以一肢來掛在樹上。
Tütün ekimi bırakılmıştır.主管禁煙事項。
Başka alıcı bulamayan üretici, tütünü değerinden çok ucuza satmak zorunda kalır.在售的免税免责商品并不能确保就是廉价商品。
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.風險因素包括吸煙、塵埃和空氣污染。
A. Turabî Tütüncü.祖父陶伯清。
Adıyaman Tütünü.药酒名。
İstanbul'da içki ve tütün kullanımını yasaklamıştır.穆拉德四世在伊斯坦堡嚴禁酒精、煙草及咖啡。
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".以手槍作武器。

İlgili Sayfalar