tütün ile cümle

tütün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ama yine de ağzınızı sıkı tutun.Tungen lige i munden!
Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durmayı ifade eder.Tobaksrygning er inhalering af røgen fra tobaksvarer.
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".Bind skoene sammen.
Tütün en çok sigara ve puro halinde kullanılmaktadır.Her giver det mere mening hvis der er tale om Cigarstumper frem for (en) Cigar.
A. Turabî Tütüncü.FC Saarbrücken.
Bunun yanında domates, tütün üretimi yapılmaktadır.Foruden kartofler dyrkes der også tomater og vin.
"Ölümüne Tutunmak"."La' Dem Hænge" .
Şehirde tütün üretimi önemli bir endüstri olup tütün üreticisi Hongta Group'un merkezi bulunmaktadır.Hovedproduktionen i området omkring Prilep er tobak, og byen er center for tobaksindustrien.
Tütün oldukça yaygın olarak üretiliyordu ancak son yıllarda tütün üretimi tercih edilmemektedir.Amarone har været produceret i lang tid, men har først i de seneste år opnået sin store popularitet.
Bunların içinde Tütüncü Mağarası önemli yer tutar.I disse indtager dødekulten en central plads.
En büyük geçim kaynağı tütündür.Rygning Den vigtigste livsstilsfaktor er rygning.
Sırtınızı dik tutun.Ret ryggen.
İpe tutun.Hold fast i rebet.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Å tygge tobakk er en av de eldste måtene å bruke tobakk på.
Bilgilendirici: bilgilendirici bir sunum kısa ve öz bir noktada tutun.La oss dra tilbake til garden og gjøre saken kjent!»
Kişisel veya pasif olarak tütün dumanı da riski arttırır.Denne risikoen forsterkes ved aktiv og passiv røyking.
Bu nedenle alkol ve tütün kullanmazlar.Ulovlig produsert alkohol og tobakk.
Kolordu halen Cottbus'da tutunuyordu.Kretsens hovedsete var i Cottbus.
Özellikle Bafra tütünleri dünyanın en yüksek evsaflı sigara tütünleri olarak devamlı aranmıştır.Sortimentet har hele tiden vært tobakksvarer, for det meste sigarer.
Tutunma, enfeksiyondan önce yerine getirilmesi gereken ilk koşuldur.Vaksineringen må skje før man blir smittet.
Madde genellikle içinde tütün bulunan, silindir şekline sahip sigara için kullanılır.Tobakk brukes ofte til røyking i form av sigarer, sigaretter, eller i en tobakkspipe.
Bir virüs yayılıma devam edebilmek için mutlaka bir konağa tutunmalıdır.De holder et løfte om å stoppe Umbrella en gang for alle.
Bu risk, AAT kusurlu olan ve tütün kullanan bireylerde daha da yüksektir.Risikoen øker med jo flere år og sigaretter man røyker.
1991 - Toplu taşıma araçlarında sigara içilmesi ve tütün mamullerinin reklamının yapılması yasaklandı.Montenegro: Forbud mot røyking på offentlige steder og tobakksreklame.
Motochika, Toyotomi Hideyoshi'nin güçlü ordusu karşısında tutunamadı.Japanske styrker angriper under ledelse av Toyotomi Hideyoshi.
Uçup gitmemek için ağırlığa bağlanması ya da bir şeye tutunması gerekir.Det måtte tynges ned for ikke å krølle seg eller blåse bort.
Temel tarım ürünü tütündür.Det viktigste jordbruksproduktet er tobakk.
Dolayısıyla yola tutunması ağır otomobillerden daha az olmaktadır.På den måten blir innbyggerne mindre avhengige av biler.
Tütünde kalite çok önemlidir.Tobakksindustrien har avtatt i betydning.
80'lerde ise tütün ekilirdi.På 1980-tallet forfalt Skarpa.
Kişisel veya pasif olarak tütün dumanı da riski arttırır.Terpapar asap rokok sendiri atau asap perokok lain juga meningkatkan risiko.
Soğuk tutun.Disajikan dingin.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Organisasi antitembakau juga menentang konsumsi alkohol.
Tütün ve kahveyi yasakladı.Ia juga melarang alkohol, kopi, dan tembakau.
Bu olaylar bana cesur olmayı ve hayata tutunmayı öğretti.Namun, tragedi itu lantas membuat Nada untuk berani hidup dan memperjuangkan hidup.
Küresel olarak KOAH'ın bir numaralı risk faktörü tütün kullanımıdır.Faktor risiko terbesar dari PPOK secara global adalah merokok tembakau.
Kabı sıkıca kapalı tutun.Letak daun menempel erat pada bagian batangnya.
Erkeklerinizden iki kişiyi de tanık tutun."Sesungguhnya telah ada tanda bagi kamu pada dua golongan yang telah bertemu (bertempur).
Bu sayede Leveller siyasi etkisi ordu içinde tutunur.Karena itulah adanya Brony di dalam Militer.
Tükçeye Fransızcadan geçen sigar sözcüğünün kökeni ise Maya dilindeki "sik'ar" (tütün dumanı çekmek) fiilidir.Judulnya dalam bahasa Prancis adalah 'Les Cigares du Pharaon'.
Maryland'ın ekonomisi de aynı Virjinya gibi Avrupa'ya ihraç edilen tütün tarımına dayalı olarak gelişti.Seperti Virginia, ekonomi Maryland juga berpusat pada tembakau yang dijual ke Eropa.
Tutunamayanlar, Oğuz Atay.Pudjiyem, tidak dikaruniai anak.
Ama yine de ağzınızı sıkı tutun.Meskipun demikian, saya diam saja.
Ayrıca tütün de yetiştirilir.Tembakau juga dapat dikunyah.
Bir gün işe giderken kendi tütüncüsünden vazgeçip Hacıbaba'nın tütünlerini deneme kararı alır.Dan pada suatu hari akhirnya dia memutuskan untuk pergi dari rumah dan mengikuti ujian hunter.
Babası tütün ticareti ile uğraşan bir tacir ve aynı zamanda kaçakçıydı.Kononlah pula ayah Muhammad Ali ini berjualan tembakau dan juga merupakan seorang saudagar.
Tütün kullanmayanlarlarda pasif içiciler durumların %20'sini oluştururlar.Bagi para non-perokok, merokok pasif adalah penyebab dari 20% kasus PPOK.
Kabı sıkıca kapalı tutun.Kéo đầu dây xiết chặt.
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".Hạ vũ khí đi!".
Babası ile birlikte tütün ticareti yapıyordu.Cậu đang làm việc tại 1 cửa hàng thủy sản cùng với bố cậu.
Ama yine de ağzınızı sıkı tutun.Lúc đó, hãy đóng lưỡi.
Siz tanrılar bizim tarafımızı tutun!.."Xin Thiên Chúa và các thánh quan thầy của chúng ta trợ giúp cho tôi! "
"Ölümüne Tutunmak".“Cứ giỡn mặt tử thần”.
Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz.Trong quân đội, túi mang sau lưng đó là ba lô.
Tütün ekimi bırakılmıştır.Bỏ thuốc lá.
Hayata tutunmak istiyorsanız acele etseniz iyi olur.Nếu ông ra ngập ngừng thì phải giết ngay.
Tütün ve kahveyi yasakladı.Nó cũng thích hút và ăn thuốc lá.
İyi çalışılmış tütün mozaik virüsü bir sarmal virüs örneğidir.Loại virus khảm thuốc lá - mà đã được nghiên cứu kĩ lưỡng - là một ví dụ của virus dạng xoắn ốc.
Bu hücrelerde aynı zamanda hücre-hücre tutunmasının artışına rastlanmıştır.Đồng thời hoạt động của các tế bào này cũng được tăng cường.
Bir kretek markası, 30’dan fazla tütün çeşidini içerebilir.Có thể phải mất đến 1 giờ đồng hồ để nghiền được 30g mạt trà.

İlgili Sayfalar