tütün ile cümle

tütün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Вони тримались за цю інформацію, як за щось таке, чим вони самі себе лякали.
Kabı sıkıca kapalı tutun.Береги затоки здебільшого пологі.
Yörede yıllardan beri tütüncülük önemli gelir kaynaklarından birini oluşturmaktadır.Завдяки їй, тютюнові корпорації забезпечили собі на багато років уперед величезні прибутки.
Madde genellikle içinde tütün bulunan, silindir şekline sahip sigara için kullanılır.Як правило, їх курять, закладаючи в цигарки разом з тютюном.
Dik duran ince dallara tutunarak durmayı tercih ederler.Вітростійка, краще переносить вапняні ґрунти.
Kazım Emin Tütün Deposu, 1920'ler, Bursa.Магазин продовольчих товарів в с. Караван, 1920-ті.
Cibali tütün reisi işçileri greve gitti.Організував на станції Тайга страйк робітників.
İlçede bir tütün basım evi vardır.В Будинку Тютюну музей сигар.
Tütün ve kahveyi yasakladı.Забороняється споживання спиртних напоїв та паління.
Tutundurma faaliyetleri içerisinde en maliyetli ve en etkili olanı reklam çalışmalarıdır.«Виставки — найефективніший і найменш дорогий засіб реклами.
Sağa tutun.Тримайтеся праворуч.
Selim zamanında restore edilmiş ve Cumhuriyet'in kurulmasından sonra Cibali Tütün Fabrikası'nın olmuştur.Була відновлена під час правління Селіма і після створення Республіки стала тютюновим заводом Cibali.
WHO, bu tür yasaklamaların uygulamaya girdiği yerlerde tütün kullanımının %16 azaldığını belirlemiştir.Tato organizace soudí, že tam, kde byl tento zákaz zaveden, spotřeba tabákových výrobků klesla o 16 %.
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".Zbraně si vezměte vlastní.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Protitabákové organizace byly také proti konzumaci alkoholických nápojů s obsahem lihu.
En azından başlarda programlama ödevlerinin açıklamalarını kısa ve öz tutun.Na úvod vyplníte lehký dotazník o sobě a své požadavky.
"Ölümüne Tutunmak"."Pamatuj na smrt".
Tütün 90-120 günde yetişir.Vejce se líhnou po 90 až 120 dnech.
Kabı sıkıca kapalı tutun.Zapři pevně celé tělo.
Ama yine de ağzınızı sıkı tutun.Otře si ústa a znehybní.
Yetiştirilen ayrı tütün çeşitleri de Virginia, Burley ve Oryental'dır.Základní odrůdy tabáků pro směs tvoří burley, oriental a virginia.
Erkeklerinizden iki kişiyi de tanık tutun.Ty dva z vás, kteří se toho dopustí, potrestejte!
Kurbanı mümkün olduğu kadar hareketsiz tutun.Snaž se udržet řešení co nejjednodušší.
Tütünde kalite çok önemlidir.To je velmi charakteristické pro tabák.
Bir ara tütün deposu olarak da kullanıldı.Dočasně byla využívána i jako skladiště hospodářského nářadí.
Roma kuvvetleri Kuzey Afrika'da tutunamadı.Římská moc v severní Africe však slábla.
Çocukların erişiminden uzak tutun.Popostrčte děti k samostatnosti.
Bu çekmenlerin görevi konağa tutunmayla ilgilidir.Úlohou vozataje je řídit toto spřežení.
TÜTÜN en önemli tarım ürünü olup, bölgenin en kaliteli tütününü yetiştirmekte idi.Pěstování čaje se ukázalo jako velmi úspěšné a z čaje se tak stala jedna z nejvýznamnějších vývozních komodit.
Tütünün ilk kez Fransa'ya gelişi.K videoartu se poprvé dostal ve Francii.
Örneğin Tütün Teknolojisi Mühendisliği yüksek okuldur.Ve dört yıllıktır.Radiolog diagnostik musí absolvovat vysokou školu, čtyři roky medicíny a pět let postgraduálně.
Kazım Emin Tütün Deposu, 1920'ler, Bursa.Chrudim: Zahradnická Bursa , 1928.
Tütün kullanan insanların %20'si KOAH hastalığına yakalanır.U osmdesáti procent osob nakažených virem se rozvine chronická infekce.
A. Turabî Tütüncü.Tulský Tokarev vz.
Fakat burada tutunamadı.Ten se zde ale neudržel.
Aşağıya inebilmek için birbirlerine tutunmak zorunda kalırlar.Vzájemně si pomáhají zbavit se pout.
26 Şubat 1925'te Tütün Rejisi lağvedildi.26. února 1935 byl pavilon zbořen.
Kuyruk tutunmak için kullanılamaz, sadece dengeyi sağlar.Vyrobenou podprsenku nabídne Jen k vyzkoušení.
Ve o gecenin gündüzünde (kandilden sonraki gün) oruç tutunuz.În cursul nopții este recomandat să fie recitat Coranul.
Su kanallarının yapılmasıyla halk tütünün yanında çeltik(pirince) yönelmiştir.Cel care dă gol e omul care aduce ploaia!”
Bu nedenle alkol ve tütün kullanmazlar.Din cauza acestui lucru, ea nu consumă alcool sau tutun.
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.Factorii de risc includ expunerea la fum de tutun, praf și alte poluări ale aerului.
Her aile tütün yetiştirir.În hotarul comunei se cultivă tutun.
Normanlar Tesalya'da tutunmaya çalışsalar da başarısız olacaklardır.Tentativa de cucerire a Ceutei de către normanzi eșuează.
Bir ara tütün deposu olarak da kullanıldı.Ulterior a fost transformată în depozit de tutun.
Tutunca, teleme haline gelince teleme peynir süzeğe konur, suyu süzülür ve ateşe koyulur.Din boturile ei tâșneau, când răsufla, torente-nvăpăiate de foc mistuitor”.
Babası tütün ticareti ile uğraşan bir tacir ve aynı zamanda kaçakçıydı.Tatăl său era moșier și făcea comerț cu tutun.
Asbest maruziyeti ve tütün kullanımı sinerjist etki göstererek akciğer kanseri gelişme riskini artırır.Tabagismul și azbestul au un efect sinergetic asupra formării cancerului pulmonar.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Este mai fragil și reține aroma ultimului tutun fumat.
Adenokarsinom türünün en yaygın sebepleri ise tütün içilmesi, obezite ve reflüdür.Cele mai frecvente cauze ale adenocarcinomului sunt consumul de tutun, obezitatea și refluxul gastroesofagian.
Şark (Nemlizade) Tütün deposu, 1925.Un vătămător al tutunului, 1915.
İngiltere'ye ilk domates, patates ve tütün ürünlerini ulaştırdı.Este binecunoscut și datorită faptului că a adus tutunul și cartoful în Irlanda.
Radiusun distal kısmında ise musculus brachioradialis'in tutunduğu bir çıkıntı bulunmaktadır.În partea superioară a antebrațului este acoperit parțial de mușchiul brahioradial (Musculus brachioradialis).
Bu kuralları akılda tutun.Țineți minte aceste reguli.
Ayrıca tütün de yetiştirilir.Dohányt is termeszt.
Hollywood'da bile şansını denedi ama burada da tutunamadı.Megpróbált Hollywoodnak is dolgozni, de nem járt sikerrel.
Tütün merkezî güneyde ve merkezî bölgede yetiştirilir.Olajat a középső és déli részen termelnek.
Her aile tütün yetiştirir.Néhány család dohánytermesztéssel tesz szert jövedelemre.
Ama yine de ağzınızı sıkı tutun.Ne koptasd a szád!
Lateralde ise scapulanın acromion ve spina scapula kısımlarına tutunur.A kulcscsont lateralis harmadán, az acromionon és a spina scapulae lateralis részén tapad.

İlgili Sayfalar