tütün ile cümle
tütün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".Daje ci broń do ręki.
Önceleri tütün ekimi çok yaygın olarak yapılmaktaydı.Początkowo palenie tytoniu było formą rekreacji.
Hükümetin TEKEL'i kapatmasıyla bölgede tütün üretimi hemen hemen sıfırlanmıştır.W rezultacie produkcja bananów w regionie została w praktyce wstrzymana.
Asbest maruziyeti ve tütün kullanımı sinerjist etki göstererek akciğer kanseri gelişme riskini artırır.Azbest i palenie papierosów działają synergistycznie w wywoływaniu raka płuca.
Tütünspor resmî sitesiOficjalny serwis CEV
Tütün ve kahveyi yasakladı.Oferuje mu na przykład papierosa czy kawę.
Uygulamalar birbirinin üstüne oturtulduğunda çelişik ve birbirine tutunduğunda çelişik değildir.Praktyki są sprzeczne, gdy ze sobą „zgrzytają” i nie-sprzeczne, gdy się nawzajem wspierają.
Tütün ekimi bırakılmıştır.Nałogowo pali tytoń.
A. Turabî Tütüncü.Darosław J. Toruń.
Vantuz bir yüzeye tutunduğunda bu iki yapı arasındaki açıklık kapanır.Kiedy przyssawka przylega do jakiejś powierzchni, uszczelnia się otwór pomiędzy nimi.
Tütün malları gibi mallara boykot düzenlediler.Zachwalał medyczne właściwości tytoniu.
Doğu Anadolu Bölgesinde büyük şehirlerde şeker, dokuma, çimento, tütün ve gıda tesisleri yer alır.W niektórych regionach pojawiają się zapachy eukaliptusa, mięty i tytoniu.
P210 Isıdan/kıvılcımdan/alevden/sıcak yüzeylerden uzak tutun. - Sigara içilmez.S16 Nie przechowywać w pobliżu źródeł zapłonu — nie palić tytoniu.
Tütün yastıklarının güneşli bir yerde kurulması lazımdır.Wymaga więc ustawienia w miejscu słonecznym.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Palenie tytoniu jest jedną z najpopularniejszych form palenia.
Temel tarım ürünü tütündür.Popularną uprawą jest tytoń.
Herkes can havliyle hayatın bir ucundan tutunmaya çalışmaktadır.Wszystkie prowadzą drapieżniczy tryb życia.
Bunun yanında tütünüyle meşhurdur.Den är känd för sin tobak.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.Antitobaksorganisationerna var också mot konsumtion av alkohol.
Ayrıca tütün de yetiştirilir.Man odlade även tobak.
Arnavutlar tütün ürünlerine yılda yaklaşık 300.000.000 Euro'dan fazla para harcamaktadır.I snitt spenderar den albanska befolkningen (tillsammans) mer än 300 miljoner euro årligen på tobakprodukter.
Bu kişilerden yarıdan fazlasının ise alkol, uyuşturucu, tütün ve seks bağımlısı olduğu gözleniyor.Mer än hälften är också beroende av alkohol, narkotika, tobak, eller sex.
Bazı tarihçiler, tütünü de ilk defa Büyük Britanya'ya getirenin John Hawkins olduğunu iddia ederler.Vissa forskare tror även att det var John Hawkins som introducerade tobak till England.
Çiğneme tütünü en eski tütün tüketim yollarından biridir.Att tugga tobak är ett av de äldsta sätten att konsumera tobak på.
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.Riskfaktorer innefattar exponering för tobaksrök, damm, och andra luftföroreningar.
Tutunmaya yarayan bu oluşumlar yaz kenesigillerde (Ixodidae) görülür, kış kenesigillerde (Argasidae) yoktur.De håller ingen vinterdvala men kan tidvis falla i ett stelt tillstånd (torpor).
Yarasalar baş aşağı tutunarak uyurlar.Annars sover de med huvudet neråt.
Tütün ve kahveyi yasakladı.Alkohol och tobak var förbjudna.
Nasyonal sosyalist hükümet sigara içmeyi kınadı ve içlerinden birçoğu tütün tüketimini açıkça eleştirdi.Nazistiska ledare fördömde rökning och kritiserade tobakskonsumtion offentligt.
Tütünün kalkmasıyla ekonomi çöküntüye uğramıştır.Tobakskompaniets ekonomi försvagades.
Britanya'ya gizlice tütün üretimi ve satışının 50 yıllık hakkını tekel olarak verilmiştir.Sedan 1600-talet har Sverige haft fem statliga monopol på import, tillverkning och försäljning av tobak .
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".Embrassyr för gevär.
En büyük geçim kaynağı tütündür.Den mest populära drogen som man röker är tobak.
Çocukların erişiminden uzak tutun.Ta ledarhjälp av barnen.
Tütün malları gibi mallara boykot düzenlediler.De erhöll privilegium på tobaksimporten.
Tütün, çay, narenciye ve avokado önemli ürünler olup, çiftlik hayvanlarının besiciliğide ayrıca önemlidir.Tobak, te, citrusfrukter och avocados är vad man skördar mest; boskapsuppfödningen är också viktig.
Önceleri tütün ekimi çok yaygın olarak yapılmaktaydı.Från början tilläts rökning överallt.
Radiusun distal kısmında ise musculus brachioradialis'in tutunduğu bir çıkıntı bulunmaktadır.Muskeln är relativt lång och sträcker sig parallellt med m. brachioradialis.
Ama yine de ağzınızı sıkı tutun.Man får endast använda munnen.
P210 Isıdan/kıvılcımdan/alevden/sıcak yüzeylerden uzak tutun. - Sigara içilmez.S16 Förvaras åtskilt från antändningskällor - Rökning förbjuden.
Aynı zamanda R.J.Reynolds Tobacco Company (R.J.Reynolds Tütün Şirketi)'nin kurucusudur.Dessa är producerade av R.J. Reynolds Tobacco Company.
Endüstri bitkilerinden tütün en önemli geçim kaynağıdır.Textiltillverkningen är den mest betydande sektorn för exporthandeln.
Kuyruk tutunmak için kullanılamaz, sadece dengeyi sağlar.Svansen används aldrig som gripverktyg utan för att hålla balansen.
Doktor, yanlış zaman akışına tutunduğunu anlar.Strax förstod han att han körde åt fel håll.
Tütün, pamuk ve üzüm en çok yetiştirilen ürünlerdir.Socker, tobak och kaffe är de viktigaste odlade växterna.
WHO, bu tür yasaklamaların uygulamaya girdiği yerlerde tütün kullanımının %16 azaldığını belirlemiştir.За оцінками організації, у країнах, де була введена заборона, споживання тютюну скоротилось на 16 %.
4. Kameranızı farklı açılarda tutun.Носи свій фотоапарат скрізь.
Daha sonra ise tütün mozaik virüsü ve polio virüsler için yaptığı araştırmalarla dikkat çekmiştir.Пізніше Франклін керувала роботами з дослідження вірусу тютюнової мозаїки та вірусу поліомієліту.
Ayrıca tütünün para etmemesi de ayrıca bir etkendir.Однак надмірне зволоження тютюн не переносить.
Yavru ilk başta annesinin karnına tutunur, daha sonraları baba da çocuk bakımına katılmaya başlar.Спершу, дитя чіпляється за живіт матері, а потім також інші члени групи піклуються про нього.
Avanos ise tütün sarınaktadır.Августина навпроти Турелі.
Bu bir Bir yılda kişi başına tütün sigarası tüketiminin ülkelere göre listesi dır.Далі наведено список країн за річним споживанням цигарок на дорослу особу.
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".Вишліть снаряди».
Tütüncülük yapılır.Садять тютюн.
Mıknatıs, tüm Dünya'nın çekim kuvvetine karşı pimi tutun yapabiliyor.ЦРУ безуспішно шукає його по всій земній кулі.
Sigara şeklinde tüttürülerek veya ince kıyılmış tütünü emerek nikotin kullanılır.Використання нікотину у вигляді паління або жування листків тютюну відоме дуже давно.
Uygulamalı, işlevsel ruh Amerikan psikolojisinde tutunmaya başlamıştı.Вчинив великий вплив на впровадження психоаналізу в американську соціологію.
Soğuk tutun.Охолодити.
Adıyaman Tütünü.Кубок ім.
Babası ile birlikte tütün ticareti yapıyordu.Разом із батьком працював штукатуром.