tütün ile cümle
tütün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Tütün 90-120 günde yetişir.Беременность длится 90—120 дней.
Kadın elbisesini tutunca Yusuf elbiseyi bırakarak odadan çıktı.Когда Иосиф убегал от неё, его плащ остался у неё в руках.
Tütüncülük yapılır.Табачное производство.
Siz tanrılar bizim tarafımızı tutun!.."Заступитесь за меня, все святые (цIу)!»
Kelebek bu sayede yeniden hayata tutunur.Мясник возвращает её обратно.
Babası zengin bir tütün yetiştiricisiydi.Его отец был фермером, выращивающим табак.
Albümün çıkış parçası Tutunamadım oldu.Я не была уверена, что выпущу этот альбом.
En büyük geçim kaynağı tütündür.Крупнейший приток — Тогар.
Elektronlar dolu olmayan bir banttaki herhangi bir enerjiye tutunabilir.Могут находиться в любом не занятом диапазоне.
A. Turabî Tütüncü.Табачников И. А. Григорий Сковорода.
Tütün ekimi bırakılmıştır.Отвыкание от курения.
Daha önce icra edilen tütün tarımcılığı günümüzde hemen hemen hiç kalmamıştır.Для древних ювелирные изделия имели совсем не ту ценность, которую имеют сегодня для нас.
Tütüncülük şimdi tamamen bırakılmıştır.В настоящее время ветка полностью заброшена.
1750'lerde ise tütün fabrikaları eklendi.В 1750 г. на работу было выделено серебро с Колыванских заводов.
Çocukların erişiminden uzak tutun.Внимательно выслушайте проблемы подростка.
Tütün başlıca gelir kaynağıdır.Золото — главный источник доходов.
Özellikle tütün büyük bir alanda ekilmekte ve de köyün en önemli gelir kaynağını oluşmaktadır.В последнее время особенно большой размах имеет выращивание табака, что и составляет основной доход сельчан.
Arnavutlar tütün ürünlerine yılda yaklaşık 300.000.000 Euro'dan fazla para harcamaktadır.ينفق الألبان سنويا أكثر من 300 مليون يورو على منتجات التبغ.
Hastanın yakınındaki insanları sakin tutun.وإبقاء الناس بالقرب من المريض الهادئ.
Tütün ve kahveyi yasakladı.تدخين السجائر و التبغ .
"Silahlarınıza Sıkı Tutunun".ألقوا أسلحتكم أرضاً!".
Tütün kullanmayanlarlarda pasif içiciler durumların %20'sini oluştururlar.عند غير المدخنين، يتسبب التدخين السلبي في نحو 20% من الحالات.
Zafer kazanan Persler yakın zamanda elde ettikleri Bizans topraklarında tutunmayı başardılar.تمكن الفرس المنتصرون من الحفاظ على الأراضي البيزنطية التي استولوا عليها في الآونة الأخيرة.
Ek olarak, kadınlar erkeklere oranla tütünün zararlarına karşı daha büyük hassasiyet gösterirler.بالإضافة إلى ذلك، فإن النساء أكثر عرضة للآثار الضارّة للدخان من الرجال.
Tütün ekimi bırakılmıştır.الإقلاع عن التدخين.
En büyük geçim kaynağı tütündür.والسبب الأكثر شيوعاً هو التدخين.
Britanya'ya gizlice tütün üretimi ve satışının 50 yıllık hakkını tekel olarak verilmiştir.تالبوت لاحتكار كامل لإنتاج التبغ وبيعه وتصديره لمدة خمسين عامًا.
Temel tarım ürünü tütündür.أهم محاصيل الولاية الزراعية هي التبغ.
Tütün mozaik virüsü ilk kez kristalize edildi ve yapısı bu nedenle ayrıntılı olarak tarif edilebildi.كان فيروس تبرقش التبغ أول فيروس تتم بلورته وأمكن بالتالي أن تكون بنيته واضحة بالتفصيل.
Bu mavi yolculuklarda yanlarına aldıkları şeyler: Peynir, su, istanköy peksimeti, tütün ve rakı idi.وكان ما تناوله إلى جانبهم في السفر الأزرق هو: الجبن والماء والبقسماط والتبغ ومشروب العرق التركي.
Sigaralık tütünler şark tipi tütünlerden hazırlanır.الأوراق يمكن تدخينها سجائر على غرار أوراق التبغ.
Halkın çoğunluğu tütün ve şekerkamışı tarımı ile uğraşmaktadır.تشتهر البلدة بزراعة التبغ والقمح.
Virüs konak hücreye girmeden önce tutunması gerekir.ويجب على لينك إيقافها قبل تحقيق مراده.
Tütün ekimi eskiye göre yok denecek kadar azalmıştır.إن فقدان زيوت التبغ يعني فقدان النكهة بشكل نهائي.
Bilgilendirici: bilgilendirici bir sunum kısa ve öz bir noktada tutun.عظموا شأن العلم وقفوا عند حدود الاستقامة ، وتحروا الحلال واتركوا الطمع في الدنيا.
Çocukların erişiminden uzak tutun.يحفظ بعيدا عن متناول الأطفال.
Tütün içmek Pasif içicilik Sigarayı bırakmak Vareniklin ^ "Tüttürmek".و "الفوائد الصحية للامتناع عن التدخين مباشرة و كبيرة. ""
Ayrıca tütün de yetiştirilir.كما يتم تدخين البيرة كذلك.
Mahallenin başlıca gelir kaynağı bir zamanlar tütün idi.في البداية، نمت مستعمرة التبغ كمحصولها الوحيد.
Yerliler için tütün içimi daha çok törensel amaçlıydı.يبدو أن الجنس كان موضوعًا مفتوحًا للغاية بين السكان الأصليين.
İyi çalışılmış tütün mozaik virüsü bir sarmal virüs örneğidir.ودراسة فيروس تبرقش التبغ هو مثال على الفيروسات الحلزونية.
Yetiştirilen tütünler kurutularak işlenir.وهي مشكلة شائعة للمدخنين الذين يغوصون.
Tütün ve tütün mamülleri, sigara ve benzeri ürünler.التبغ ومواد المدخنين وأعواد الثقاب.
Bunun yanında tütün üretimi de yapılmaktadır.وازدهرت صناعة التبغ أيضا.
Madde genellikle içinde tütün bulunan, silindir şekline sahip sigara için kullanılır.يعد التبغ من أشهر المواد التي يتم تدخينها.
Tütün karşıtı organizasyonlar ayrıca alkollü içeceklerin tüketimine de karşıydılar.As organizações antitabaco também se opuseram a outros produtos, como o consumo de bebidas alcoólicas.
İnsanlar bu malumata kendilerini korkutacak bir şey olarak tutundular.Estavam agarradas a esta informação como algo para se assustarem.
Babası ile birlikte tütün ticareti yapıyordu.Seguiu fazendo comerciais junto com seu pai.
Tütün kullanmayanlarlarda pasif içiciler durumların %20'sini oluştururlar.Em não-fumadores, o fumo passivo é a causa de cerca de 20% dos casos.
Ama yine de ağzınızı sıkı tutun.Mas quanto ao resto, calem-se.
Bu kahve tanesi, çay yaprağı kakao tanesi ve tütün yıllık üretiminden daha fazladır.Isso é mais do que a produção anual de grãos de café e cacau, e de folhas de chá e tabaco juntas.
Tütün en çok sigara ve puro halinde kullanılmaktadır.Como ferramentas costuma utilizar whisky e charutos.
Hamilelik sırasında tütün kullanan kadınlar çocuklarındaki KOAH riskini arttırabilirler.As mulheres que fumem durante a gravidez podem aumentar o risco de DPOC na criança.
Risk faktörleri, tütün dumanına, toza ve diğer hava kirliliğine maruz kalmayı içerir.Entre os fatores de risco estão a exposição do fumo do tabaco, poeiras e outros tipos de poluição do ar.
Hizmet tasarımında temel ilkesi "mümkün olduğunca basit, ama bundan daha tutunma" olmasıdır.Princípio da Eficiência: "Deve o Estado prestar seus serviços com a maior eficiência possível.
Tütünün haram olmadığını savunan meşhur kişilerden biri Osmanlı Şeyhülislamlarından Bahayi Efendidir.Uma das raças que não engana ter o seu sangue é o Baixadeiro brasileiro.
Aynı zamanda R.J.Reynolds Tobacco Company (R.J.Reynolds Tütün Şirketi)'nin kurucusudur.A R. J. Reynolds Tobacco Company (RJR) é uma empresa americana de tabaco.
Bu kritik açı geçildiğinde tutunma kaybı gerçekleşir.Caso esse limite seja ultrapassado, irá acontecer a perda de consciência.
En büyük geçim kaynağı tütündür.A causa mais comum é o tabagismo.
Acara'nın çay, fındık, narenciye ve tütün yetiştirmek için iyi imkânları vardır.Adjara tem boas terras para cultivo de chá, frutas cítricas e tabaco.