Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.Se puede ver que tiene un tubo bien largo para el néctar que baja desde la flor.
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.Sie sehen eine sehr lange Nektarröhre, die von der Orchidee heruntergeht.
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.Van egy nagyon hosszú nektár-tölcsér, ami egyenesen az orchideából nyúl ki.
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.Vedete che c'è un lungo tubo con il nettare che si protende verso il basso partendo dall'orchidea.
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.Vedeţi că e un foarte lung tub de nectar care coboară de la orhidee.
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.Vidíte, že má dlhú kvetnú rúrku, ktorá zostupuje z orchidey.
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.Vidíte, že má dlouhou ostruhu, která sestupuje z květu.
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.Vous pouvez voir un long tube de nectar qui pend le long de l'orchidée.
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.Μπορείτε να δείτε ότι υπάρχει ένας μακρύς σωλήνας νέκταρ ο οποίος κατεβαίνει κάτω από την ορχιδέα.
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.Можете да видите, че тук има много дълга нектарна тръбичка, която се спуска надолу от орхидеята.
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.Можно видеть очень длинную трубочку с нектаром, которая ниспадает из орхидеи.
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.Як бачите, орхідея має довгу квіткову трубку, яка спускається аж до самого низу рослини.
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.ועשה ניבוי נפלא כשהוא ראה אותו. אתם רואים שיש צינור נקטר ארוך מאוד שיורד למטה
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.يمكنكم ان تروه هنا انبوب الرحيق الطويل الذي يتضايق نحو الاسفل من جهة الاوركيد
Görebileceğiniz gibi çok uzun bir nektar tüpü orkideden aşağıya doğru iniyor.下に伸びているのが おわかりですね ここは花の中ですが
Herkesin bu veritabanýna açýk eriţimi olacaktý. Diţ macununun tüpe geri sokulamadýđý gibi, sona erecekti.At alle ville få adgang til databasen på en måde så man ikke kunne komme tandpastaen tilbage i tuben.
Herkesin bu veritabanýna açýk eriţimi olacaktý. Diţ macununun tüpe geri sokulamadýđý gibi, sona erecekti.Đứa con ba tuổi nói với tôi rằng<br/>bác sĩ sẽ chữa lành cho anh ấy.
Herkesin bu veritabanýna açýk eriţimi olacaktý. Diţ macununun tüpe geri sokulamadýđý gibi, sona erecekti.Fournir à tous un accès à la base de données, sans retour en arrière possible.
İkili sonuçlar almak için, çok ilkel vakum tüplerini kullanıyorlardı.이때는 진공관이 쓰였으며, 매우 허접한 기술을 사용해서 라디오 진공관으로부터 이진법적인 형태를 끌어냈습니다.
İkili sonuçlar almak için, çok ilkel vakum tüplerini kullanıyorlardı.הם השתמשו בשפופרות ריק ובטכניקות מאד מרושלות .כדי להפיק התנהגות בינארית משפופרות הרדיו האלה
İkili sonuçlar almak için, çok ilkel vakum tüplerini kullanıyorlardı.كانوا يستخدمون الأنابيب المفرغة، أساليب ضيقة وقذرة للحصول على سلوك ثنائي من هذه الأنابيب المفرغة
İkili sonuçlar almak için, çok ilkel vakum tüplerini kullanıyorlardı.それを心許ない細工によって2値動作するようにしていました 一般的なラジオ用真空管の6J6を使ったのは
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Alávetettek embereket egy fMRI vizsgálatnak, és amíg ott feküdtek, kaptak bort, egy csövön keresztül.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.De lægger folk i en fMRI skanner, og mens de ligger derinde, gennem et rør, får de lov til at sippe til vinen.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.De lägger folk i en datortomograf, och medan de ligger där får de, genom ett rör, smutta på vin.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.그들은 사람들을 dMRI 스케너에 넣고 그곳에 누워있는 동안 튜브를 통해서 와인을 조금씩 마시게 했습니다.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Ihmisiä laitettiin fMRI-skanneriin ja heidän siellä maatessaan, he siemailivat viiniä putken kautta.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Lidé byli položeni do dMRI skeneru, a během toho, co leželi v tunelu, se měli napít vína.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Ljudi namestijo v fMRI skener in medtem ko v njem ležijo, skozi cevko srkajo vino.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Pusieron a la gente en un escáner dMRI, y mientras estaban allí, con un tubo, les daban sorbos de vino.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Robia ľuďom vyšetrenie magnetickou rezonanciou a kým tam ležia, cez trubičku popíjajú víno.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Wkładają ludzi w skaner fMRI i podczas gdy oni tam leżą, przez rurkę podaje im się wino.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Ze leggen mensen in een FMRI scanner, en terwijl ze daar liggen, krijgen ze door een buisje wijn te proeven.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Вкарали хора в фМРТ скенер, и докато те си лежали там, чрез тръбичка, им наливали вино.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Вони помістили людей в камеру МРТ-сканера і, коли вони лежали там, через трубочку давали відпити трішки вина.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.Людей поместили в fMRI сканер, и пока они в нём находились, через трубочку, они потягивали вино.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.הם הכניסו אנשים לסורק fMRI, ובזמן שהם שכבו שם, היה עליהם לשתות יין דרך צינור.
İnsanları fMRI içine sokuyorlar, ve onlar orada yatarken, tüp içinde, bir yudum şarap tadıyorlar.寝た状態でチューブから ワインを少しずつ飲んでもらいます 目の前の画面にはワインの情報があり
İstediğimiz şey civanın tüpte ne kadar yükseldiğini bulmak. -O que queremos saber é como essa alta coluna de mercúrio é.
İstediğimiz şey civanın tüpte ne kadar yükseldiğini bulmak. -To, co chceme vědět, je, jak vysoký je tento sloupec rtuti.
İstediğimiz şey civanın tüpte ne kadar yükseldiğini bulmak. -Това, което искаме да знаем е височината на този живачен стълб.
İstediğimiz şey civanın tüpte ne kadar yükseldiğini bulmak. -אנו רוצים לדעת מהו גובה עמודת הכספית.
İşte tüp.... Nereye yakınlaştığım açık.C'est le vaisseau... précisons l'endroit que j'agrandis.
İşte tüp.... Nereye yakınlaştığım açık.Das ist die Ader ... so sieht man's deutlich wenn ich 'ranfahre.
İşte tüp.... Nereye yakınlaştığım açık.Dat is de slang...vrij waar ik op uitvergroot.
İşte tüp.... Nereye yakınlaştığım açık. Tam buraya yakınlaşıyorum.Ese tubo,... lo vemos claro cuando lo aumentamos aquí.
İşte tüp.... Nereye yakınlaştığım açık. Tam buraya yakınlaşıyorum.Este é o vaso...e eu estou aumentando essa parte
İşte tüp.... Nereye yakınlaştığım açık. Tam buraya yakınlaşıyorum.이건 관입니다.. 좀 더 자세히 이쪽을 살펴보겠습니다.
İşte tüp.... Nereye yakınlaştığım açık. Tam buraya yakınlaşıyorum.Toto je trubica ...... samozrejme tam kde to ukazujem.
İşte tüp.... Nereye yakınlaştığım açık. Tam buraya yakınlaşıyorum..הנה אני מתמקד... זה הצינור שאנו נתמקד בו כאן
İşte tüp.... Nereye yakınlaştığım açık. Tam buraya yakınlaşıyorum.هذا هو الأنبوب...هل واضح أين أقوم بالتكبير. إني أقوم بالتكبير على هذا الجزء.
İşte tüp.... Nereye yakınlaştığım açık. Tam buraya yakınlaşıyorum.詳細は別のビデオで説明するけど
İşte tüp.... Nereye yakınlaştığım açık.To jest ta rurka... jasne, gdzie zumuję?
İşte tüp.... Nereye yakınlaştığım açık.Вот эта трубочка... ясно где я увеличиваю.
İşte tüp....Това е тръбата.
Kan bir tüpe konulursa kırmızı kan hücreleriniz dipte kalır.밑에 가라앉는 것은 적혈구
Kan bir tüpe konulursa kırmızı kan hücreleriniz dipte kalır.קודם שקעו בתחתית המבחנה תאי הדם האדומים,
Kan bir tüpe konulursa kırmızı kan hücreleriniz dipte kalır.على خلايا دمك الحمراء التي ستكون مترسبة
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.Când ajunge la capătul toboganului -- (Râsete) -- utilizatorul trece printr-un tub de aluminiu.
Kaydırağın sonuna geldiğinizde-- (Kahkahalar) kayan kişi alüminyum tüpün içinden geçiyor.Cuando se llega al final del tobogán, (Risas) el corredor pasa a través de un tubo de aluminio.