tüketme ile cümle

tüketme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu bitki tüketmeliktir.Cette plante est consommable.
Kalan parasını da kadın ve eğlenceyle tüketmeye başlar.Toutes dépenses payées alors c'est parti avec la famille et les amis.
Ovo Vejetaryenlik: Her türlü et ve et ürünüyle birlikte süt ve süt ürünlerini tüketmeyi de redderler.En cela ils s'interdisaient toutes viandes ainsi que le lait et les autres produits dérivés.
Bir grup insanın, kendi arasında, ortaklaşa üretmesine ve tüketmesine dayanır.Les membres d'une bande coopèrent, notamment pour chasser et partager leur nourriture.
Ayrıca Kaptan Haddok’un aşırı viski tüketmesi de değiştirilmiştir.Le whisky du Capitaine Haddock est remplacé par du café.
Dernek milliyetçi ruhuyla Kıbrıs Türklerini, Kıbrıs Türklerine ait malları tüketmeye teşvik etti.Au niveau international, il se félicitait de la libération des Slaves du sud vis-à-vis de la Turquie.
12:17 Maaser Şeni şarap ürünlerini Kudüs'ün dışında tüketme Deut.12:17) Il est interdit de consommer la seconde dîme de vin en dehors de Jérusalem (Deut.
Genel olarak, değişen her bir bileşen, sabit bir bileşenden daha çok enerji tüketmektedir.En général, les composants qui commutent utilisent plus d'énergie que ceux qui restent dans un état statique.
Hiç şeker kullanmadım, beyaz ekmek ya da beyaz unlu ürünler tüketmedim.Sus hombres no tenían nada que comer, dijo, excepto sopa de frijol negro.
Ayrıca Kaptan Haddok’un aşırı viski tüketmesi de değiştirilmiştir.Hablaban sobre el excesivo consumo de alcohol de Ozzy.
Kaşrut yasaları gereğince Museviler domuz eti tüketmezler.Por ejemplo, un estado musulmán podría prohibir la carne de cerdo.
İnsanlar, asitleri saf olarak tüketmezler.Los axiomas no se toman como verdades evidentes.
Yemeni Yahudiler Şavuot’ta süt ürünleri tüketmezler.Gli ebrei yemeniti invece non mangiano latticini di Shavuot.
Kalan parasını da kadın ve eğlenceyle tüketmeye başlar.Esaltato dai guadagni si lascia andare al gioco e alle donne.
Cole, KOOL marka mentollü sigaralarının tiryakisiydi ve günde üç paket kadar tüketmekteydi.Андре Морелл был заядлым курильщиком: он выкуривал до трёх пачек сигарет в день.
Aşağıdaki örnek 20 güneş kütlesine sahip bir yıldızın tüm yakıtını tüketmesi için gereken zamanı gösterir.ويُظهر المثال التالي مقدار الوقت اللازم لنجم مكون من 20 كتلة شمسية ليستهلك كل وقوده النووي.
Hiç şeker kullanmadım, beyaz ekmek ya da beyaz unlu ürünler tüketmedim.Plantamos e ceifamos o trigo, mas nunca provamos pão branco.
Ülke, petrol üretiminin çoğunu tüketmekte ancak bir miktar ham petrol ve petrol ürünleri ihraç etmektedir.A China consome a maior parte de sua produção, mas exporta pequenas quantidades de petróleo e seus derivados.
Sade bir yaşam sürdü, kendine ait bir arabası olmadı, hiç sigara içmedi ve alkol tüketmedi.Arturi Virtanen levava uma vida simples: não tinha carro, não fumava e não bebia bebidas alcoólicas.
Her yerde fareler vardır ve halkın bütün yiyeceğini tüketmektedirler.Zij brengt alles voort en voedt alles wat tot het plantenrijk behoort.
Cole, KOOL marka mentollü sigaralarının tiryakisiydi ve günde üç paket kadar tüketmekteydi.Cole rookte drie pakjes Kool-mentholsigaretten per dag.
Bir grup insanın, kendi arasında, ortaklaşa üretmesine ve tüketmesine dayanır.Jednakże w przypadku człowieka muszą się jakoś wiązać, działać na siebie.
Kalan parasını da kadın ve eğlenceyle tüketmeye başlar.Sporo czasu poświęcał też życiu towarzyskiemu i rozrywkom.
İnsanlar, asitleri saf olarak tüketmezler.Starsze panie źle odczytują intencje Ani.
1910'da Fransızlar yılda 5 milyon litre şaraba karşılık 36 milyon litre absent tüketmekteydi.Runt 1910 hade Frankrikes absintkonsumtion nått upp till ca 36 miljoner liter per år.
Sağlıklı bir beslenme için kadınlar günde 46 gram, erkeklerse günde 56 gram protein tüketmelidir.Для забезпечення потреби людини у солодощах достатньо в день 40 грамів ксиліту.
Aşağıdaki örnek 20 güneş kütlesine sahip bir yıldızın tüm yakıtını tüketmesi için gereken zamanı gösterir.Příklad níže popisuje čas, za který hvězda s hmotností 20 hmotností Slunce spotřebuje veškeré jaderné palivo.
Bardak, içecekleri tüketmekte kullanılan, genellikle camdan yapılmış mutfak eşyası.Většinou skleněná nádoba, která se naplňuje vodou.
1910'da Fransızlar yılda 5 milyon litre şaraba karşılık 36 milyon litre absent tüketmekteydi.1910-re a franciák 36 millió liter abszintot ittak évente (és mellé majdnem 5 milliárd liter bort).
Sağlıklı bir beslenme için kadınlar günde 46 gram, erkeklerse günde 56 gram protein tüketmelidir.Naiset saavat ravinnosta proteiinia keskimäärin 67 grammaa päivässä ja miehet 89 grammaa.
Varlıklı kesim, şeker yönünden zengin besinler tüketmekteydi ve bu durum dişeti hastalıklarına neden oluyordu.Aine ärsyttää voimakkaasti silmiä aiheuttaen kyynelvuotoa.
Geleneksel LCD ekranlardan daha az enerji tüketmektedir.LCD-TV kuluttaa vähemmän sähköä kuin plasmatelevisio.
Sibirya kaplanlarının tek ciddi avcıları soylarını tüketme noktasına getiren insanlardır.En rute som jægerne i Sibirien drømmer om at genoprette.
Geleneksel LCD ekranlardan daha az enerji tüketmektedir.Bruger mere strøm end tilsvarende LCD-type.
İnsanlar, asitleri saf olarak tüketmezler.Folk vil lett gjennomskue løgner.
1910'da Fransızlar yılda 5 milyon litre şaraba karşılık 36 milyon litre absent tüketmekteydi.Rata-rata seorang Prancis meminum 90 liter anggur per tahun.
Her yerde fareler vardır ve halkın bütün yiyeceğini tüketmektedirler.各地にある樹はすべて人の手で接木(つぎき)などで増やしたものである。
Hiç şeker kullanmadım, beyaz ekmek ya da beyaz unlu ürünler tüketmedim.焼き物・揚げ物ができず、パンやフラットブレッドも焼けない。
Kalan parasını da kadın ve eğlenceyle tüketmeye başlar.女とお金を楽して稼ぐ事ばかり考えている。
Kaşrut yasaları gereğince Museviler domuz eti tüketmezler.機内食は豚肉を使わないムスリム食。
Aşağıdaki örnek 20 güneş kütlesine sahip bir yıldızın tüm yakıtını tüketmesi için gereken zamanı gösterir.下面的例子顯示質量為太陽20倍的恆星消耗掉所有的核燃料所需要的時間。
1910'da Fransızlar yılda 5 milyon litre şaraba karşılık 36 milyon litre absent tüketmekteydi.到1910年,法国人每年消费36万升苦艾酒,相比他们近5亿升葡萄酒的年消费量。
Girdap akımları, büyük miktarada enerji tüketmektedir.哭泣時會產生巨大能量。
Yiyecek, canlıların hayatlarını devam ettirebilmeleri için yemek suretiyle tüketmeleri gereken maddeler.然而他們的食物卻是宰殺活人而出的肉。
Aşağıdaki örnek 20 güneş kütlesine sahip bir yıldızın tüm yakıtını tüketmesi için gereken zamanı gösterir.아래 표는 태양 질량의 20배인 별이 자신이 가진 모든 핵융합 연료를 태우는 데 걸리는 시간을 나타낸다.
Kalan parasını da kadın ve eğlenceyle tüketmeye başlar.그리고 그 나머지 시간은 여성의 개인 여가와 자기 자신에 대한 투자에 쏟을 수 있다고 하였다.
Kaşrut yasaları gereğince Museviler domuz eti tüketmezler.기내식은 돼지고기를 사용하지 않는 무슬림 음식이다.
Sade bir yaşam sürdü, kendine ait bir arabası olmadı, hiç sigara içmedi ve alkol tüketmedi.Volio je jednostavan život, nikada nije posjedovao vlastiti automobil, nije pušio niti uživao alkohol.
Kalan parasını da kadın ve eğlenceyle tüketmeye başlar.Zvyšok svojho času trávi s manželkou a deťmi.
Mevcut yüksek performans sınıfı ekran kartları büyük miktarda güç tüketmektedir.Seriál tam dosahuje veľmi vysoké čísla sledovanosti.
Varlıklı kesim, şeker yönünden zengin besinler tüketmekteydi ve bu durum dişeti hastalıklarına neden oluyordu.Prehrana premožnih je bila bogata s sladkorji, ki so pospeševali bolezni zob.
Hastalara, testlerden 8-12 saat önce hiçbir besin tüketmemesi (yalnızca su içebilir) talimatı verilir.Iz jajčec se v 6 do 8 tednih izležejo nedozorele živali, ki dozorijo v 6 do 12 mesecih.
Bu direnç normal bir direnç gibi güç tüketmez, devreye güç sağlar.Če bi črpal tlak pod normalnim tlakom, bi razvijal preveč moči.
İnsanlar, asitleri saf olarak tüketmezler.Ljudi namerno načeloma ne pljuvajo.
Kaşrut yasaları gereğince Museviler domuz eti tüketmezler.Za pujske v bokse navadno ne dajemo rešetk.
Sağlıklı bir beslenme için kadınlar günde 46 gram, erkeklerse günde 56 gram protein tüketmelidir.Jeigu žmogus sveria 80 kg, tai jam būtų rekomenduojama suvalgyti 64 gramų baltymų per dieną.
Hiç şeker kullanmadım, beyaz ekmek ya da beyaz unlu ürünler tüketmedim.Iš jos irgi kepa nepyrago kepinius, paprastą baltą duoną.
Buna karşın müslüman olmayanların alkollü bira tüketmesine karışılmamaktadır.Gydantis nuo alkoholizmo reikia prisiminti, kad negalima vartoti netgi nealkoholinio alaus.
Ovo Vejetaryenlik: Her türlü et ve et ürünüyle birlikte süt ve süt ürünlerini tüketmeyi de redderler.Todėl tokie žmonės ir šiandien turi kasdien valgyti mėsą ir vengti grūdų bei pieno.
Sade bir yaşam sürdü, kendine ait bir arabası olmadı, hiç sigara içmedi ve alkol tüketmedi.Ta armastas lihtsat elu, tal ei olnud kunagi oma autot, ta ei suitsetanud kunagi ega tarvitanud alkoholi.
İlgili Sayfalar