tüketme ile cümle
tüketme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ovo Vejetaryenlik: Her türlü et ve et ürünüyle birlikte süt ve süt ürünlerini tüketmeyi de redderler.Judaism keelab näiteks liha ja piima koos valmistada.
Doritos yanığı ile tüketmek, "yanığı soğutmak" demekdir.Vältida tuli lubja liiga pikka kuumutamist, „surnuks põletamist”.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.20세기의 미디어 지형은 사람들의 소비를 돕는 것에 능했습니다.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.Die Medienlandschaft des 20. Jahrhunderts war sehr gut dabei, den Menschen beim Konsumieren zu helfen.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.El paisaje mediático del siglo XX fue muy bueno en ayudar a la gente a consumir.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.Het medialandschap van de 20ste eeuw was erg goed in mensen helpen met consumeren.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.Il panorama mediatico del XXesimo secolo è stato bravo ad aiutare la gente a consumare.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.Le paysage médiatique du 20e siècle réussissait très bien à aider les gens à consommer.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.Mediálne prostredie v 20. storočí veľmi dobre napomáhalo ku konzumnému spôsobu života.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.Mediální scéna ve 20. století velice dobře pomáhala lidem konzumovat.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.Media XX wieku ułatwiały ludziom konsumpcję.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.O panorama dos meios de comunicação social no século XX era muito bom a estimular o consumo.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.Peisajul media din secolul 20 a fost foarte bun în a ajuta oamenii să consume.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.Situasi media di abad ke-20 sangat baik dlm membantu orang beraktifitas
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.Το τοπίο των Μέσων Μαζικής ενημέρωσης του 20ου αιώνα ήταν πολύ ικανό στο να βοηθά τον κόσμο να καταναλώνει.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.В ХХ веке информационное пространство весьма умело помогало людям потреблять.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.Медийният пейзаж на 20-ти век се бе усъвършенствал в помагането на хората да консумират.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.Медіапростір у 20 столітті був спрямований на допомогу людям у споживанні.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.הנוף התקשורתי במאה ה-20 היה מאוד יעיל בלסייע לאנשים לצרוך.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.إن المشهد الإعلامي في القرن العشرين كان ماهرًا جدًا في جعل الناس يستهلكون.
20. yüzyıldaki medya ortamı insanların tüketmelerine yardımcı olmakta çok başarılıydı.人々に消費を促すことに長けていました 結果として私達は
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Även om man har tagit en liten bit, sånna här saker behövs ätas som bara den!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Chiar si dupa ce iti dai jos ghipsul, chestiile astea trebuie cinsumate in exces!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Même après qu'on ai enlevé le plâtre, ce genre de choses doit être mangé comme un fou !
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Nawet jeśli ktoś założy gips to i tak powinien jeść to w wielkich ilościach.
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Ngay cả sau khi đã tháo bột, thứ như thế này cần phải được ăn như điên!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Questo tipo di cose dovrebbero essere mangiate a dismisura anche dopo che é stato tolto il gesso!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Selv efter en har fået gipsen af, skal man spise sådan noget her som en gal!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Walaupun pembalut gips sudah dicopot, tapi obat seperti ini haruslah dimakan secara teratur!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Zelfs nadat diegene het gips eraf heeft, is het nodig om dingen zoals dit op te eten zoals een gek!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Ακόμη κι αν κάποιος έχει βγάλει το γύψο, πρέπι να τρώει τέτοια πράγματα σαν τρελός!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Даже если уже сняли гипс, надо все равно есть безумно много таких штук!
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.Дори и след махане на гипса, трябва здраво да се ядат такива неща.
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.אפילו כשאתה כבר לא יכול לשחק אתה צריך לאכול אותם כמו משוגע
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.حتى بعد أخذها لمره واحده , أشياء مثل هذا يحتاج عليك أكلها مثل المجنون
Alçısı alındığında bile, insanların bunu çokça tüketmesi gerekiyormuş.水のように煎じて ハニにあげてください
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Al mismo tiempo, Europa está consumiendo actualmente el doble de lo que pueden producir sus tierras y mares.
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Biodiversiteit handhaven, ook op wereldvlak, is essentieel voor mensen
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Evropa zároveň konzumuje dvakrát více než vyprodukuje její půda nebo moře.
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Hkrati poraba v Evropi dvakrat presega produkcijsko zmožnost evropskih kopenskih in morskih ekosistemov.
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Luonnon monimuotoisuuden säilyttäminen myös maailmanlaajuisesti on erittäin tärkeää ihmisille
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Samtidigt konsumerar Europa för närvarande dubbelt så mycket som dess land- och havsområden kan producera.
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Zachowanie różnorodności biologicznej, także na poziomie globalnym, ma najwyższą wagę dla człowieka
Avrupa şu anda, arazilerinin ve denizlerinin üretebildiğinin iki katını tüketmektedir.Zároveň Európa v súčasnosti spotrebuje dvojnásobok toho, čo jej pôda a moria môžu vyprodukovať.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.Ce mănânci? Câteva mese deshidratate, dar în principal încerc să mănânc mult mai multe mâncăruri neprocesate.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.Comidas liofilizadas, pero en su mayoría intento comer alimentos menos procesados.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.Een paar vriesdroogmaaltijden, maar meestal probeer ik meer onbewerkte dingen te eten.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.Fagyasztva szárított ételeket, de főleg minél kevésbé feldolgozott ételeket próbáltam enni.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.Kilka liofilizowanych dań, ale przede wszystkim staram się jeść dużo więcej nieprzetworzonej żywności.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.가끔 동결건조식품을 먹습니다만 왠만하면 가공되지 않은 음식을 먹으려고 합니다.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.Một vài món đông khô, nhưng hầu hết tôi cố gắng ăn nhiều thực phẩm không đóng hộp
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.Pochi pasti liofilizzati, più che altro ho mangiato cibi non trattati.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.Quelques repas lyophilisés, mais j'essaie surtout de manger des aliments beaucoup moins traités.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.Sedikit makanan kering beku, namun saya lebih banyak makan makanan yang belum diolah.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.Trochu mrazem vysušených potravin, ale se snažím jíst převážně neupravenou potravu.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.Μερικά κατεψυγμένα γεύματα, αλλά κυρίως προσπαθώ να μην τρώω επεξεργασμένες τροφές.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.Растворимые полуфабрикаты, но в основном я старалась есть сырую еду.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.С някои лиофилизирани храни, но най-вече се опитвах да се храня с непреработени храни.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.כמה ארוחות מיובשות ומוקפאות, אבל בעיקר אני מנסה לאכול הרבה יותר מזון לא מעובד.
Birkaç çeşit dondurulmuş ya da kurutulmuş yemek, ama çoğunlukla işlenmemiş gıda tüketmeye çalışıyorum.قليل من الوجبات المحفوظة , ولكننى غالباً ما أحاول أن أتناول الطعام غير المعالج بصورة أكثر