Ana içeriğe geç
Sözlük

tüccar ile cümle

tüccar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Tüccar Johannes Lütjens oğlu ve karısı Luise'in oğlu olarak doğdu.Era il figlio del mercante Johannes Lütjens e sua moglie Luisa, nata Volz.
Ayrıca köyde yetiştirilen ürünler tüccarlara satılmaktadır.Inoltre muovono il bestiame fino ai luoghi di vendita.
Babası bir tekstil tüccarıydı.Il padre Paulus era un commerciante tessile.
Ayrıca, Somaliland'ın, bir İsrailli silah tüccarı ile karıştığı bir silah kaçakçılığı işi vardı.Si suppone che Milchan abbia lavorato come trafficante d'armi per l'Israele.
Meslek olarak tüccarlık mesleğini seçti.Di professione era un rappresentante di commercio.
Babası Krakovlu bir tüccar, annesi de varlıklı bir ailenin kızıydı.Il padre di Masato era il presidente di una fabbrica di armi e la sua famiglia è abbastanza ricca.
Tanınmış bir Yahudi kökenli tüccar ailenin mensubu idi.Nacque da una famiglia di mercanti ebrei.
O zamana dek sigorta işi tüccarlar tarafından yapılıyordu.All'epoca il fallimento era disciplinato solo per i mercanti.
Hartley, başarılı iki nesil şarap tüccarı bir aileden kalan mirasın varisidir.Lo stemma di Brindisi rappresenta due covoni di spighe di grano sormontati da una croce.
Yaşlı bir tüccar bizimle hüzünlü bir şekilde vedalaştı.Старый турецкий купец попрощался с нами нежным печальным взглядом.
Hizmet Android cihazların % 70 ile uyumlu idi ve 700.000 üzerinde tüccar kabul edildi.После запуска сервис был совместим с 70 % Android устройств и поддерживался более чем 700 000 продавцами..
Latince konuşan çoğunluğun arasında Yunan tüccar ve köleler de bulunuyordu.Помимо латиноязычного большинства в городе также проживало заметное количество греческих торговцев и рабов.
Daniel Wolf isminde New Yorklu bir fotoğraf tüccarı ile evlendi.Она состоит в браке с Даниеэлем Вольфом, нью-йоркским дилером фотографии.
Rochedale'de bu taşeron ustalara iş sağlayan ve üretilen kumaşları satan pek çok tüccara bulunmaktaydı.В Рочестере до сих пор живут и работают некоторые проститутки, обслуживавшие Шоукросса.
Ayrıca, Somaliland'ın, bir İsrailli silah tüccarı ile karıştığı bir silah kaçakçılığı işi vardı.Кроме того, было возбуждено дело о контрабанде оружия с участием торговцев оружием Сомалиленда и Израиля.
Şirketin hisseleri zengin tüccarlara ve asilzadelere aitti.Усадьбой владели богатые купцы или ремесленники.
Mahallede tüccarlık vardır.В микрорайоне имеются магазины.
Yacatecuhtli: Seyahat ve Tüccarlığın Tanrısıydı.Этот выбор не случаен: Меркурий является богом торговли и путешествий.
Zamanında kervansarayın misafirleri özellikle yabancı tüccarlarmış.Иногда гостями передачи становятся иностранные знаменитости.
Meslek olarak tüccarlık mesleğini seçti.По профессии торговый служащий.
Cochimetl: Tüccar ve tüccarların tanrısı.Cochimetl) — бог коммерции, покровитель торговцев, купцов.
Çiftçilik, tüccarlık yapmıştır.Земледелец и занимался мелкой торговлей.
Genellikle şehir tüccarları ve sanatçıydılar.Большинство жителей города по видимому были торговцами и ремесленниками.
Gençliğinde uzak deniz tüccarlığını kariyer olarak seçti.В молодости занимался организацией коммерческих морских перевозок.
Kalmar kentine bağlı olarak yüzyıllar geçiren kent, sonraları tüccarların merkezi haline geldi.В последующие годы город, лежащий непосредственно на границе, превратился в центр контрабандной торговли.
Tüccarın vurgunculuk yapmasını yasakladı.Так было запрещено торговать стрельцам.
Sonuç olarak ticaret son derece karlıydı ve tüccarların elinde büyük bir servet birikiyordu.По-видимому, имел прибыльную торговлю, поскольку оставил сыновьям огромное состояние.
Arikaralılar tekneli tüccarlara saldırı düzenlediler ve 15 kişiyi öldürdüler.Они атаковали лодки торговцев из отряда Эшли и убили около 15 человек.
Yabancı tüccarlar yerli tüccarlarla aynı haklara sahip oldu.Торгующие крестьяне получили сравнимые с купечеством торговые права.
Leon isimli Fransız bir tüccarla tanıştı ve işine devam etti.Её французский спутник покинул отель и пошёл за покупками.
Küçük tüccarların en önemli şikayeti ise krizle yeniden düzenlenmesini istedikleri vergilerdi.أما أهم شكوى لصغار التجار كانت الضرائب التي يريدون إعادة تتظيمها مرة أخرى من خلال الأزمة.
Safie: Türk bir tüccar ile Hıristiyan bir Arap'ın kızı.سافي: ابنة تاجر تركي وهي عربية مسيحية.
Fransız tüccarlar bölgedeki ilk kaleyi 1738 yılında yaptı.التجار من المستوطنين الفرنسيين بنوا أول قلعة لهم في هذه المنطقة سنة 1738 .
Cenevre tüccarının oğlu.ابن تاجر من جنيف.
Emmy’nin babası Max Noether, Almanya’da tüccar bir aileden geliyordu.ينحدر والد ايمي ماكس نويثر من عائلة تعمل في مجال التجارة بألمانيا.
Gezici bir tüccar olduğunu söylüyordu.قالت لنا أنها ستصبح تاجرة مخدرات.
Köleler ayrıca esnaf ve tüccar olarak kullanılmıştır.استُخدم العبيد كذلك للقيام بمهنة الحرفيين والتجار.
Hazarlar, Müslüman ve Rus tüccarların ülkelerinden serbestçe geçmelerine izin vermişlerdir.وقد أعطى الخزريين الإذن للتجار المسلمين والروس للمرور في بلاد الخزر بحرية.
Tüccar sınıfının büyümemesi için çaba gösterilmiştir.مما يحفز إنشاء طبقة التجار.
13 ve 14. yüzyıla gelindiğinde ise İtalyan tüccarlar Candelore veya Cardelloro ismini kullanmışlardır.في القرنين 13 و14، ودعا التجار الإيطالي المدينة ساندلر أو كردلره.
1526'da, Kamiya Jutei adlı Japon tüccar tarafından geliştirildi.أسس هذا المنجم في عام 1526 من قبل تاجر ياباني يدعى كاميا جوتيه.
Osmanlı şehir halkını; Askerler, Tacirler (tüccarlar) ve Esnaflar (Ahiler) oluşturuyordu.وجبال: ومدينتها عرندل، وأهلها قوم من غسان، ومن بلقين وغيرهم.
1637 Şubat ayında, lale tüccarları iyice artan fiyatlardan alıcı bulamaz hale geldiler.في شباط/فبراير من عام 1637 لم يعد متداولو البصل يحصلون على عروض شراء أعلى مقابل البصل، وبدؤوا البيع.
80.000 Latin asıllının, özellikle Venedikli tüccarların, öldürüldüğü bildirilir.أُحتفل بوصوله بذبح 80.000 لاتيني في القسطنطينية، خاصة التجار البنادقة، المذابح التي لم يحاول إيقافها.
Cochimetl: Tüccar ve tüccarların tanrısı.إنل : إله التجار والصيادين.
Babası bir tüccardı.أبوه كان تاجراً.
Ebû Hanîfe, ilimle uğraşmaya başlamadan önce başarılı bir tüccardı.كان مشردًا قبل أن يصبح شخصيًة ناجحة.
Ardından yabancı tüccarlar ve müslümanlar geliyordu.و كان يتم به تجهيز موتى المسلمين الغرباء و أبناء السبيل.
Bunlardan bir tanesi tüccar Ali'dir.أهداها أحد التجار الهنود.
Ayrıca bu dönemde İtalyan sanat tüccarları ile de çalışmalar yaptı.كانت شبيهةً في تصميمها للسيارات الإيطالية في ذلك الوقت.
Ticaret, büyük oranda tüccar aileler tarafından yürütülmekteydi.كانوا يتاجرون بشكل رئيسي مع التجار البيض المحليين.
Genellikle şehir tüccarları ve sanatçıydılar.كان في معظهم من الحرفيين والتجّار.
Dünya tüccarları Onun aşırı sefahatiyle zenginleştiler.”مهندس صمم تجارته بكل تفوق".
Baba Abdullah çok zengin bir tüccardı ve halife 'Harun er-Raşid' döneminde 'Bağdat' şehrinde yaşıyordu.كان بابا عبد الله تاجرا غنيا جدا، وكان يعيش في مدينة بغداد في زمن الخليفة هارون الرشيد.
Bulgar tüccarlar, Konstantinopolis'te bulunan Avrupa'nın en büyük pazarına resmi erişim hakkı kazandı.Os mercadores búlgaros ganharam acesso oficial ao maior mercado da Europa em Constantinopla.
Fransız tüccarlar bölgedeki ilk kaleyi 1738 yılında yaptı.Os comerciantes franceses construíram o primeiro forte no local em 1738.
Satıcılar, bir cüzdan tüketiciler için ücretsiz olmasına rağmen, tüccarları cüzdan için talep ediyor.Embora uma carteira seja gratuita para os consumidores, os vendedores carregam comerciantes de carteiras.
Babası bir tekstil tüccarıydı.Seu pai era um vendedor de têxteis.
Oyun boyunca tüccarlar, periler, şehir halkı ve diğer rehberler şifreli ipuçları vererek Link'e yardımcı olur.Durante todo o jogo, comerciantes, moradores e outros guiam Link com pistas enigmáticas.
İbni Süneyne, Yahudi tüccar.Provavelmente um mercador judeu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod