Maden çiftçilerden Lübeck'ten gelen soylular ve yabancı tüccarların eline geçti.Nobles and foreign merchants from Lübeck had taken over from farmers.
Daniel Wolf isminde New Yorklu bir fotoğraf tüccarı ile evlendi.Lin is married to Daniel Wolf, a New York photography dealer.
19. yüzyılda Curaçao, Jamaika, Panama ve Karayiplerden Sefarad tüccarlar katıldı.In the 19th century Sephardic merchants from Curaçao, Jamaica, Panama and the Caribbean followed.
Tablo, kısa bir süre önce evlenen tüccar ve eşi çiftinin birini göstermektedir.The portrait is one of a pair that depict a recently married merchant and his wife.
Koblenz'te okula gittikten sonra tüccarlık işine girdi.He schooled in Koblenz before entering the merchant trade.
Babası Avram Skinazi bir halı tüccarıydı.Her father, Avram Skinazi, was a rag dealer.
Roma tüccarlar MÖ 1. yüzyılda Arrabona'ya taşındı.Roman merchants moved to Arrabona during the 1st century BCE.
J. Frank Allee (Aralık 2, 1857 – Ekim 12, 1938) Amerikan tüccar ve politikacı.J. Frank Allee (2 December 1857 – 12 October 1938) American merchant and politician.
Manav türkün yetiştirdiği ürünleri pazarlayanlara (tüccar/esnaf) Manav denir.He is believed to be able to heal poisonous insect bites of those who worship him.
Emma, iyi görünümü olan bir Taunton tüccarının kızıydı.She was the daughter of a Taunton tradesman, and of handsome appearance.
Akıllı kart çipi, park sayaçları, otomatları veya tüccarları ödemek için para ile "yüklenebilir".The smart card chip can be "loaded" with funds to pay parking meters, vending machines or merchants.
Apgar ailesi, Güney Doğu Asya'nın bütün bölgelerinde esnaflık ve tüccarlık yapmaktadır.The Apcar family became successful tradesmen and merchants all around South-East Asia.
Io'nun küçük bir tüccar Yunan kolonisi olduğu düşünülmektedir.Al-Mina was a Greek trading colony.
Osmanlı mimarisinin daha zengin olan Kuveytli tüccarların evlerindeki etkisini gözlemlemek mümkündü.Or has the housekeeper snagged the richest man in Australia?
Orta Avrupa'da Yahudi tüccarlar aktif haldeydi.Jewish traders are very active in Central Europe.
Myasnikyan bir tüccar çocuğuydu.Myasnikyan was the son of a merchant.
Hartley, başarılı iki nesil şarap tüccarı bir aileden kalan mirasın varisidir.Hartley had inherited a fortune from two generations of successful wine merchants.
1885 yılında tüccar Z. Ğosmanov minarenin yenilenmesini yaptırdı.In 1885 merchant Z. Ğosmanov donated the renovation of the minaret.
Tüccarlar, oturum açmak ve kaydolmak için bir Windows Live ID istediler.Merchants required a Windows Live ID to log in and sign up.
Bunlar, Güneydoğu Asya'daki birçok Japon tüccarı ve maceracıyı götürmüşlerdir.Many of these could have been Japanese merchants and mercenaries from Southeast Asia.
Köleler ayrıca esnaf ve tüccar olarak kullanılmıştır.Slaves were also used as craftsmen and tradespersons.
Osmanlı şehir halkını; Askerler, Tacirler (tüccarlar) ve Esnaflar (Ahiler) oluşturuyordu.The municipality consists of the villages of Kələxan, Kəlvəz, Məhləabad, Hüseynabad, and Gövdərə.
Babası bir tekstil tüccarıydı.His father was a textile trader.
İlk başlarda tüccarlık yaptı, sonrasında Piero della Francescadan eğitim aldı.He was a petty merchant for a time; he then studied under Piero della Francesca.
Recep Sarı (Tüccar Sami): Başkanlık yarışını kaybetmiş Herkesi dolandırıp kasabadan kaçmıştır.Almost President: The Men Who Lost The Race But Changed The Nation.
1526'da, Kamiya Jutei adlı Japon tüccar tarafından geliştirildi.The mine was discovered and developed in 1526 by Kamiya Jutei, a Japanese merchant.
Burada yabancı tüccara satılmaktadır.Because it's all about selling foreign.
Dans Tiflis'teki küçük tüccarlar "Kintos"lardan adını alır.The dance takes its name after "Kintos" who were small merchants in Tbilisi.
Çoğunlukla eski tüccarlar tarafından işletilen merkezi hükümet tekelleri kurdu.He created central government monopolies administered largely by former merchants.
Tüccar sınıfının büyümemesi için çaba gösterilmiştir.It promoted the interests of the merchant class.
John Hunter (1788–1852), New York'lu tüccar ve iş adamı.John Hunter (1788–1852), New York City merchant and landowner.
Zamanla, tüccarlar devlet himayesi sağlayan dernekler haline gelmişlerdi.Over time, traders organised themselves into associations which received state patronage.
Abdülkerim, Buharalı bir tüccar.Cresco Plain Dealer.
1887 yılında ise tüccarlardan W. Ğizzätullin ve M. Wälişin minareye balkon terasını ilave ettiler.In 1887 merchants W. Ğizzätullin and M. Wälişin added the tracery balcony to the minaret.
Genellikle şehir tüccarları ve sanatçıydılar.They were mostly traders and craftsmen.
Aralov, Moskova’da zengin bir tüccar ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir.Aralov was born in Moscow, the son of a wealthy merchant.
Tüccar yardımını esirgemedi.The provision was supported by the traders.
Tüccar Johannes Lütjens oğlu ve karısı Luise'in oğlu olarak doğdu.He was the son of merchant Johannes Lütjens and his wife Luise, née Volz.
Yahudiler Hırvatistan'a tüccar olarak genelde Macaristan'dan geliyordu.Jews traveled to Croatia as traveling merchants, mostly from neighboring Hungary.
Bu tüccarların en düşük kastıdır.They are the smallest of the working terriers.
Hapisten çıkınca Londralı bir tüccarın kızı Elizabeth Dewell ile 1641 yılı Eylül ayında evlenir.On his release, Lilburne married Elizabeth Dewell (a London merchant's daughter) in September 1641.
Bir tüccar olmuştur.He was a merchant.
Annesi zengin bir tüccarın kızı idi.She was the daughter of a wealthy merchant.
Şehre gelen İtalyan tüccarlar, özellikle Floransalılar, şehrin bir ihracat merkezi olmasını sağladı.Western merchants especially Italians arrived to establish businesses in the major cities.
Babası zengin bir tahıl tüccarıdır.His father is a wealthy merchant.
1378 yılında zengin bir tüccar ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir.He was born into a wealthy merchant family in the year 1378.
Toptancı tücarlar küçük tüccarlarla irtibatı sağlamak için uzun mesafeler katetmekteydiler.Large-scale ranchers hired mercenaries to lynch the small ranchers.
O sabah zavallı Emily gördüm tüccar onu taşıdı.I saw poor Emily that morning the trader carried her off.
Ben Tüccar Wang'a gideceğim.I'll go to Merchant Wang.
Tüccar Wang!Merchant Wang!
Tüccar Wang! <i>Benimle bir ilaç işi başlatmayı düşünmez misin?</i>Merchant Wang! Don't you want to open up a medicine business with me?
Niçin Tüccar Wang Gil Dong'u uğurlamaya gitmedi?Why didn't Merchant Wang go to see Gil Dong off?
Kendine iyi bak, dostum Tüccar Wang!Take care, my friend Merchant Wang!
Oyunda dünya bankası var, silah tüccarları var, birleşmiş milletler var.There's a World Bank, arms dealers and a United Nations.
Kimonu tüccarı mıydı?A kimono dealer?
Tüccarın oğlu.The merchant's son
Hollandalılar için, hem rakip şirketler hem de yerli tüccarlar korsandı.For the Dutch, both competing companies and indigenous merchants were considered pirates.
(HEY!) (Ben bi' tüccarım!!)(HEY!) (I'm a merchant!!)
BEN TÜCCARIM!I'M A MERCHANT!
Dedi ki tüccarmış.He said he's a merchant!