Ana içeriğe geç
Sözlük

tüccar ile cümle

tüccar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Han bröt av dess översta kvist och förde den till krämarlandet och satte den i en köpmansstad.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Hän taittoi siitä latvalehvän ja vei sen kauppiasten maahan, asetti sen kauppurien kaupunkiin.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.그 연한 가지 끝을 꺾어 가지고 장사하는 땅에 이르러 상고의 성읍에 두고
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.lalu membawanya dan meletakkannya di kota dagang yang ramai
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Najgorenjo vejico je odtrgal in jo odnesel v deželo tržnikov in jo postavil v mestu kupčevalcev.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Nó bẻ nhành non rất cao , đem đến trong một đất thương_mãi , và để trong một thành của người buôn_bán .
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Nó bẻ nhành non rất cao, đem đến trong một đất thương mãi, và để trong một thành của người buôn bán.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.odlomil čo bolo najvýbornejšie jeho mládnikov a zaniesol to do kupeckej zeme, složil to v meste obchodníkov.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Spidsen af dens Skud brød den af, bragte den til et Kræmmerland og satte den i en Handelsby.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.stroncò il ramo più alto e lo portò in un paese di mercanti, lo depose in una città di negozianti
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.und brach das oberste Reis ab und führte es ins Krämerland und setzte es in die Kaufmannstadt.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Vrch mladistvých ratolestí jeho ulomila, a přenesla jej do země kupecké; v městě kupeckém položila jej.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.απεκοψε τα ακρα των τρυφερων αυτου κλαδων και εφερεν αυτα εις γην εμπορικην εθεσεν αυτα εις πολιν εμπορων.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.сорвал верхний из молодых побегов его и принес его вземлю Ханаанскую, в городе торговцев положил его;
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.Той откърши върховете на клончетата му Та ги занесе в търговска страна, Тури ги в търговски град.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.את ראש יניקותיו קטף ויביאהו אל ארץ כנען בעיר רכלים שמו׃
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.قصف راس خراعيبه وجاء به الى ارض كنعان وجعله في مدينة التجار.
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.就 是 折 去 香 柏 樹 儘 尖 的 嫩 枝 、 叼 到 貿 易 之 地 、 放 在 買 賣 城 中
Ağacın tepesindeki filizleri koparıp ticaret ülkesine götürdü, tüccarlar kentine yerleştirdi.就是 折去 香柏 樹儘 尖 的 嫩枝 、 叼到 貿易 之 地 、 放在 買賣 城中
Ama tüccarlar küçük bir hile yapıyor; Bu atıkları 2. el ürün olarak gösteriyorlar.Αλλά οι έμποροι χρησιμοποιούν ένα απλό τέχνασμα: δηλώνουν τα απόβλητα ως μεταχειρισμένα αγαθά.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Aber nur wenige wussten, wie man ihn benutzt, normalerwiese wohlhabende Kaufleute und Geldleiher.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ale jen velmi málo lidí vědělo, jak ho používat, obvykle Bohatí kupci a půjčovatele peněz.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ale len veľmi málo ľudí vedelo, ako ho používať, obvykle bohatí kupci a požičiavatelia peňazí.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ale tylko nieliczni wiedzieli jak go używać, byli to zwykle bogaci kupcy i pożyczkodawcy
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.De csak nagyon kevés ember tudta használni, általában gazdag kereskedők és pénz hitelezők.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Ma solo poche persone sapevano come usarlo normalmente ricchi mercanti o coloro che prestavano denaro.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Nhưng rất ít người biết sử dụng, ngoài các thương gia giàu có và người cho vay.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Pero sólo unos cuantos sabían cómo usarlo, por lo general mercaderes ricos y prestamistas.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Societăţile Chineze foloseau abacul cu un sistem bazat pe 10, deşi nu avea niciun 0.
Ancak, pek az insan abaküs kullanmayı biliyordu. Bilenler ise çoğunlukla varlıklı tüccarlar ve tefecilerdi.Но малко хора знаели как да го използват, обикновено богати търговци и лихвари.
Ayrıca bazı tüccarlar dolandırıcılık endişeleri yüzünden işlerini online yapmayabilirler.Někteří obchodníci nemohou podnikat online kvůli obavě z podvodů v platbách.
Ayrıca bazı tüccarlar dolandırıcılık endişeleri yüzünden işlerini online yapmayabilirler.Niektórzy z nich nie mogą prowadzić sklepu online ze względu na potencjalne oszustwa.
Ayrıca bazı tüccarlar dolandırıcılık endişeleri yüzünden işlerini online yapmayabilirler.Some merchants might not be able to conduct business online because of fraud concerns.
Ayrıca bazı tüccarlar dolandırıcılık endişeleri yüzünden işlerini online yapmayabilirler.Деякі торговці можуть бути не готовими до ведення онлайн-бізнесу через побоювання шахрайства.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?( 40 : 25 ) Bọn thợ câu sẽ bán nó không ? Phân_phát nó cho các lái_buôn chăng ?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?(40:25) Bọn thợ câu sẽ bán nó không? Phân phát nó cho các lái buôn chăng?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?(40:25) Les pêcheurs en trafiquent-ils? Le partagent-ils entre les marchands?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?(40:25) будут ли продавать его товарищи ловли, разделят ли его между Хананейскими купцами?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?40:30 Meinst du die Genossen werden ihn zerschneiden, daß er unter die Kaufleute zerteilt wird?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Ali ga bodo prodajali tovariši ribičev, ga razdelili med trgovce?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Alkudozhatnak-é felette a társak, vagy a kalmárok közt feloszthatják-é azt?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Dens Ryg er Reder af Skjolde, dens Bryst er et Segl af Sten;
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Fac pescarii negoţ cu el? Îl împart ei între negustori?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Farão os sócios de pesca tráfico dele, ou o dividirão entre os negociantes?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?어찌 어부의 떼가 그것으로 상품을 삼아 상고들 가운데 나눌 수 있겠느냐
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Kto otvorí vráta jeho tvári? Okolo jeho zubov je strach.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Le porte della sua bocca chi mai ha aperto? Intorno ai suoi denti è il terrore
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Mungkinkah ia diperdagangkan oleh nelayan-nelayan dan dibagi-bagikan di antara para pedagang
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?¿Negociarán por él los grupos de pescadores? ¿Se lo repartirán entre sí los mercaderes
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Sen ylpeytenä ovat uurteiset selkäkilvet, kiinnitetyt lujalla sinetillä.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Stolta sitta på honom sköldarnas rader; hopslutna äro de med fast försegling.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Stolte er skjoldenes rader; hvert av dem er tillukket som med et fast segl.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Šupiny jeho pevné jako štítové sevřené velmi tuze.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Wrota gęby jego któż otworzy? bo strach około zębów jego.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Θελουσι καμει οι φιλοι συμποσιον εξ αυτου; θελουσι μοιρασει αυτον μεταξυ των εμπορων;
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?Дружините риболовци ще търгуват ли с него? Ще го разделят ли между търговците?
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?יכרו עליו חברים יחצוהו בין כנענים׃
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?هل تحفر جماعة الصيادين لاجله حفرة او يقسمونه بين الكنعانيين.
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?搭 夥 的 漁 夫 、 豈 可 拿 他 當 貨 物 麼 、 能 把 他 分 給 商 人 麼
Balıkçılar onun üzerine pazarlık eder mi? Tüccarlar aralarında onu böler mi?搭夥 的 漁夫 、 豈可 拿 他 當貨 物麼 、 能把 他 分給商人麼
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod