Ana içeriğe geç
Sözlük

tüccar ile cümle

tüccar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1584-1585: Anvers Kuşatması'ndan sonra şehirdeki tüccarların çoğu Amsterdam'a kaçtı.Etter beleiringen av Antwerpen (1584–1585) flyttet handelen til Amsterdam.
Abdülkerim, Buharalı bir tüccar.Kobberstikk av en handelsmann.
Babası bir tekstil tüccarıydı.Hans far hadde en lukrativ tekstilhandel.
Eğitimi yerel tüccarların yardımsever ödemeleriyle finanse edildi.Massakrene foregikk med bistand fra lokale kollaboratører.
1879 Bir tüccardan yardım alıp Norveç'i terketti.I 1887 gikk han av, og forlot Norge.
Gençliğinde uzak deniz tüccarlığını kariyer olarak seçti.Det gjorde at KM måtte legge bak seg karrieren som sjømann.
Frankfurt'ta Yahudi bir tüccarın oğlu olarak dünyaya gelmiştir.Han ble født i Frankfurt am Main som sønn av en jødisk handelsmann.
Asıl sermayedar, yani tüccar Asur'daydı.Kjøperen var en formuende kjøpmann i Arendal.
Babası bir tüccardı.Faren var kjøpmann.
Kitapta yazar insanları 4 sınıfa ayırır: askerler, alimler, çiftçiler, sanatçılar ve tüccarlar.Han delte samfunnet inn i fire klasser: Prester, krigere, bønder og håndverkere.
Denizlerde tüccar olarak çalıştı ve yurtdışında biraz vakit geçirdi.Dia bekerja sebagai kadet pedagang laut dan menghabiskan beberapa waktu di luar negeri.
1299 yılında serbest bırakıldıktan sonra zengin bir tüccar olmuş, evlenmiş ve üç çocuğu olmuştur.Ia dibebaskan tahun 1299, menjadi pedagang kaya, menikah dan punya tiga anak.
1887 yılında ise tüccarlardan W. Ğizzätullin ve M. Wälişin minareye balkon terasını ilave ettiler.Pada 1887 pedagang W. Ğizzätullin dan M. Wälişin menambah balkon di minaret.
Oyun boyunca tüccarlar, periler, şehir halkı ve diğer rehberler şifreli ipuçları vererek Link'e yardımcı olur.Selama permainan terdapat pedagang, peri, orang-orang desa, dan lainnya akan membantu Link dengan petunjuk.
Şehir halkını Latin tüccarlara karşı kışkırttı, çoğu Venedikli ve Cenevizli olan tüccarlar katledildi.Ia memprovokasi warga untuk membantai orang-orang Latin, kebanyakan para pedagang Venesia dan Genova.
1454 - Amerigo Vespucci, İtalyan tüccar ve haritacı (ö.1454 - Amerigo Vespucci, kartografer dan penjelajah Italia (w.
1526'da, Kamiya Jutei adlı Japon tüccar tarafından geliştirildi.Tambang ini ditemukan tahun 1526 oleh Kamiya Jutei seorang pedagang Jepang.
1885 yılında tüccar Z. Ğosmanov minarenin yenilenmesini yaptırdı.Pada 1885 pedagang Z. Ğosmanov mendanai renovasi minaret.
Babası bir tekstil tüccarıydı.Bapaknya adalah seorang saudagar tekstil yang berada.
Lucille (Proulx) Mattis ve bir tüccar gemicisi olan John West Mattis'in (1915-1988) oğludur.Ia adalah anak dari Lucille (Proulx) Mattis dan John Mattis (1915-1988), yang bekerja sebagai pedagang laut.
Babası, zengin bir tüccar idi.Ayahnya merupakan seorang pedagang yang kaya.
Bir tüccar olmuştur.Bukankah engkau seorang pedagang?
Fakat bu kişilerin muhtemelen Etruria'dan gelen tüccarlar olduğu da söylenir.Namun ada juga yang mengatakan bahwa ia adalah pedagang dari Gujarad.
Paris'e yerleşmiş bir tüccarın oğluydu.Dia adalah putra dari seorang pedagang yang berpusat di Sulawesi.
Çoğunlukla eski tüccarlar tarafından işletilen merkezi hükümet tekelleri kurdu.Dia membentuk monopoli pemerintah pusat yang sebagian besar dikelola oleh mantan para pedagang.
En dikkat çeken kısım, antlaşma, Konstantinopolis'teki Vareg tüccarların kolonisinin durumunu düzenlemesidir.Traktat ini mengatur status koloni pedagang Varangia di Konstantinopel.
İlerleyen yıllarda, çobanlık yaptı, çoğunlukla tüccar olarak çalıştı.Sehari hari ia bekerja sebagai pedagang seperti orang kebanyakan.
Bu nedenle Floransalılar, çağın ilk tüccarları olarak bilinmektedir.Orang-orang Alabio sejak dahulu terkenal sebagai para pedagang sukses.
Mandarin formu ilk defa 1559'de Portekizli tüccarlar tarafından kullanılmıştır.Musket pertama kali diperkenalkan di Jepang pada tahun 1543 oleh para pedagang Portugis.
70 bin tüccar aile, 400 binden fazla çeşit eşya satıyor.Jaringan ini menjual lebih dari 80 ribu item dari empat ribu perusahaan yang berbeda.
Evliya Çelebi'nin aktardığına göre Hacı Hüseyin Ağa zahire (tahıl) tüccarıydı.Namun setelah menikah, ternyata Zulkifli hanyalah seorang penjual minyak wangi.
Emmy’nin babası Max Noether, Almanya’da tüccar bir aileden geliyordu.Bố của Emmy, Max Noether, có dòng dõi từ gia đình thương gia ở Đức.
Lucille (Proulx) Mattis ve bir tüccar gemicisi olan John West Mattis'in (1915-1988) oğludur.Ông là con trai của Lucille (Proulx) Mattis và John West Mattis (1915–1988), một thương thuyền.
Ancak birçok yetiştirici, tüccar ve tüketici bu tarz laboratuvar sonuçlarını kabul etmez.Tuy nhiên, nhiều người trồng, người bán và người mua từ chối kết quả từ phòng thí nghiệm.
Maden çiftçilerden Lübeck'ten gelen soylular ve yabancı tüccarların eline geçti.Các nhà quý tộc và thương nhân nước ngoài từ Lübeck đã lấy mỏ đồng từ nông dân.
Babası bir odun tüccarıydı (sonra diğer ürünlerin tüccarlığına geçti) ve annesi kütüphane görevlisiydi.Cha ông là một nhà buôn gỗ, sau này mở rộng sang cả các mặt hàng khác còn mẹ ông là một nhân viên thư viện.
1526'da, Kamiya Jutei adlı Japon tüccar tarafından geliştirildi.Mỏ bạc được phát hiện và phát triển vào năm 1526 bởi Kamiya Jutei, một thương nhân Nhật Bản.
Marx, endüstriyel kapitalistlerin tüccar kapitalistlerden ayrıldığını söyler.Marx phân biệt các nhà tư bản công nghiệp khỏi các nhà buôn tư bản.
Babası, zengin bir tüccar idi.Cha ông là một thương gia giàu có.
Castella Nagasaki'ye özgü bir kek olup 16. yüzyılda Portekizli tüccarlar tarafından Japonya'ya getirildi.(Nagasaki) Castella - bánh xốp ngọt hình chữ nhật được người Bồ Đào Nha đưa đến Nagasaki vào thế kỷ 16.
1773) 18 Mart – Niclas Sahlgren, İsveç tüccar ve hayırsever(ö.1719) 1776 - Niclas Sahlgren, lái buôn, người làm việc thiện người Thụy Điển (s.
Roma tüccarlar MÖ 1. yüzyılda Arrabona'ya taşındı.Các thương nhân người Hoa đến Sarawak lần đầu trong thế kỷ VI.
Babası tüccardır.Bố của ông là một thương gia.
1299 yılında serbest bırakıldıktan sonra zengin bir tüccar olmuş, evlenmiş ve üç çocuğu olmuştur.1299年に釈放された後は豪商になり、結婚して3人の子供に恵まれた。
Emmy’nin babası Max Noether, Almanya’da tüccar bir aileden geliyordu.エミーの父マックス・ネーター(英語版) (Max Noether) はドイツの卸売り商人の家系の出であった。
Latince konuşan çoğunluğun arasında Yunan tüccar ve köleler de bulunuyordu.ラテン語の話者が大半が住む中で、大きなマイノリティーのギリシャ人の商人や奴隷も暮らしていた。
Dedesi zengin bir çiftliğe sahip ve tüccardı.父は裕福な土地所有者であり商人だった。
Tüccar yardımını esirgemedi.ディーラーは助力を約束。
1637 Şubat ayında, lale tüccarları iyice artan fiyatlardan alıcı bulamaz hale geldiler.1637年2月、チューリップの売り手は、高騰した球根代金を支払おうとする買い手をもはや見つけることができなくなった。
Babası Mir-İsmail, Tebriz'den bir çay tüccarıydı.父ミール・エスマーイールはタブリーズ出身の茶商人であった。
Bölgede kurulan pazara uzak yerleşim bölgelerinden tüccarlar gelmişlerdir.遠くの地からやってくる商人。
1832'de tüccar denizci kaptanı belgesi aldı.1832年には商船隊のキャプテンとなる。
Ada, 1808 yılında Rus tüccar Belkov tarafından keşfedilmiştir.島はベリコフというロシア商人によって1808年に発見された。
Çiftçi, köylü, esnaf, tüccar bu sınıfa mensuptur.農民、村民、貿易商、小売人などがこの階級に属する。
Fakat bu kişilerin muhtemelen Etruria'dan gelen tüccarlar olduğu da söylenir.また、これらの儀式はエトルリアからもたらされたといわれている。
1922 yılında az sayıda Yunan tüccarlar Beyaz Nil'in batı kıyısında alana kurulmuş olan Cuba'ya geldi.1922年にギリシャ人の貿易商がこの地に入り白ナイル川西岸に町を作った。
Birçok kaynağa göre babası Ambroise-François zengin bir ipek tüccarıydı.ほとんどの出典によると、父のアンブロワーズ=フランソワは裕福な絹商人であったが、金細工職人であるとするところもある。
Annesi zengin bir tüccarın kızı idi.元は裕福な商家の娘。
Devlet ve şehir hükumetleri bu tüccarlara iş imkanı sağlamalıdır.消費者及び小売店はこの事情を十分に踏まえるべきである。
Tanınmış bir Yahudi kökenli tüccar ailenin mensubu idi.生家はユダヤ系の有名な実業家の一族であった。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod