87. Akademi Ödülleri töreni oyuncu Neil Patrick Harris tarafından ilk kez sunuldu.A condurre la serata è stato scelto per la prima volta Neil Patrick Harris.
Törensel ve ayinsel durumlarda rice cakeler hayatsaldır.Per le cerimonie ed i rituali sono vitali i dolci di riso.
"Bema" töreninin diğer ayrıntıları ise bilinmiyor.Non è contemplato il "balet" finale.
Yeni imparatorun tac giyme töreni Aya Sofya kilisesinde 16 Mayıs 1204 tarihinde olmuştur.L'incoronazione del nuovo imperatore ebbe luogo nella Chiesa di Santa Sofia il 16 maggio 1204.
Yeni kral ve kraliçe için 14 Eylül'de taç giyme töreni yapılmıştır.La nuova regina e il re vennero incoronati il 14 settembre.
Gelin muamalesi nişan töreniyle başlar.All'imbrunire inizia la cerimonia di S'Iscravamentu.
Nikah töreni pek parlak oldu.La cerimonia nuziale è stata molto lussuosa.
Duvar halıları bazı önemli törenlerde hala sergilenmektedir.Le sculture panciute si trovano in importanti centri cerimoniali.
Mustafa törende yeyip içmeye başlamıştır.Acab andò a mangiare e a bere.
American Society of Composers, Authors and Publishers tarafından her yıl verilen ödül törenidir.Dal 1992 è membro della American Society of Composers, Authors and Publishers.
İkili, 12 Nisan 2008'de Boulder, Colorado'da özel bir törenle evlendi.Il 12 aprile 2008 si è sposata con il suo compagno Lou Reed con una cerimonia privata a Boulder in Colorado.
Diyarbakır'da Ciğaret adıyla ayrı bir tören yapılır.Nell'Europa Centrale si distribuisce con successo un libro intitolato Surgery.
Bu törene diğer illerden katılımcılar da olmaktadır.Un evento che vedrà la partecipazione anche di alcuni vecchi membri.
Zeus, Akhilleus'un annesi ve babası Thetis ve Peleus'un evlilik törenleri şerefine bir ziyafet verir.Zeus allestì un banchetto per la celebrazione del matrimonio di Peleo e Teti, futuri genitori di Achille.
14 Ağustos 1921'de açılış töreni yapıldı.Il rifugio fu inaugurato il 14 agosto 1921.
Burası aynı zamanda Stepsimon (Στέψιμον, "taç giyme töreni") olarak da bilinmekteydi.Ancora più citato è la fase di strucco (anche del clown).
Vazodaki figürlerin hemen hepsi tören için bir şeyler yapmaktadır.Fuori, tutti stanno facendo i preparativi per la fiera.
Ardından takı töreni gerçekleşir ve düğün dağılır.Nonostante ciò, lo perdona e il matrimonio viene celebrato.
Sengoku döneminden ve Azuchi-Momoyama döneminden başlayan çay töreninin bu yönleri devam etmektedir.Ciò segna la fine del periodo Azuchi-Momoyama e l'inizio del periodo Edo.
Ödül töreni her yıl Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'daki Old Town Hall'da düzenlenir.La prova finale del circuito europeo si disputa annualmente a Praga, in Repubblica Ceca.
Bir genç asilzade olan Claudiyo sevgilisi Juliet ile nişanlıdır ama nikah töreni gecikmiştir.Claudio, un giovane gentiluomo, è fidanzato con Giulietta, che però rimane incinta prima del matrimonio.
Cenaze törenleri de yemekli yapılır.Si celebrano i funerali.
Sahne iki çiftin nikah töreni ile sona erer.La serie si conclude con il matrimonio dei due.
Cenaze töreninden sonra ailesi Richard'ın vasiyetnamesinin okunması için Richard'ın evinde toplanır.Dopo il funerale del ricco Richard Abernethie, i suoi familiari si riuniscono per la lettura del testamento.
Oskar töreninde elinde bir Oskar heykelciği kazanmış olarak görülmektedir.Nella casa di Hopkins si vede una statuetta da Oscar.
Amerikan Müzik Ödülleri 1973 Dick Clark tarafından yaratılan yıllık ödül törenleridir.Gli American Music Awards sono una cerimonia annuale creata da Dick Clark nel 1973.
Avustralya sinema ve televizyon endüstrisindeki en saygıdeğer ödül töreni olarak kabul edilir.È la più prestigiosa cerimonia di premiazione per il cinema e la televisione australiani.
Bu tören, Seth MacFarlane'in sunuculuğunu yaptığı ilk ödül töreni oldu.A condurre la serata è stato per la prima volta il comico Seth MacFarlane.
Nikah törenine yakın dostları katıldı.Una coppia di fidanzati sta celebrando il suo matrimonio.
Tören başlar.La festa ha inizio.
Yemek, Japon Yeni Yılı ve osechi tören gıdaları geleneği ile güçlü bir şekilde ilişkilidir.Il piatto è fortemente associato al nuovo anno giapponese e alla cucina osechi.
Bir Maasainin yaşamının sona ermesinde ise somut bir tören uygulanmaz.Infatti, nessun'altra commedia del periodo si chiude con un omicidio.
Bu süre zarfında tören esnasında padişahın konuşması uygun değildir.Il sacerdote intanto ascolta in segreto il colloquio.
Düğün günü evlilik törenine hazırlanmış, süslenmiş kadına da gelin denir.Una mattina una donna, si prepara per il suo matrimonio.
Cem Karaca, babasının cenaze törenine katılamadı.Sigmund non partecipò al funerale della madre.
Ödül töreni 10 Şubat 2008'de Londra’daki Kraliyet Opera Evi'nde yapılmıştır.Dal 2008 la cerimonia di premiazione ha luogo alla Royal Opera House.
Tören, her yıl genellikle Şubat veya Mart aylarında Los Angeles bölgesinde düzenlenmektedir.La consegna dei premi avviene solitamente tra febbraio e l'inizio di marzo, a Los Angeles o dintorni.
3 Mayıs günü yapılan cenaze töreninde olaylar çıktı.Il funerale è stato celebrato il 3 dicembre successivo.
20 Temmuz 2008'de Necef Yönetimi tarafından Irak Başbakanı Nuri el Maliki'nin katıldığı bir törenle açıldı.Il 20 maggio, fu infine votata la fiducia al nuovo governo di unità nazionale guidato da Nuri al-Maliki.
Törendeki en prestijli ödüller On Yılın (En İyi) Sanatçısı ve Yılın Gösteri Sanatçısı ödülleridir.I premi di maggior prestigio sono per lArtista del decennio ed Presentatore dell'anno.
Tören dünya çapında canlı olarak yayınlandı.L'evento è stato trasmesso in diretta mondiale.
Ama nikah töreni yapılmadı.Il matrimonio però non venne concluso.
Törende Kuban Kazakları.Medaglie degli atleti cubani.
"Cenaze töreninde çağrı: Barış iradesini ortaya koyun".Introdusse poi nella celebrazione della Messa il "bacio della pace".
Taç giyme törenini kutlayan bir partiye katılır fakat parti hızla karmakarışık bir hâle gelir.Invitata a casa sua, la festa si trasforma in una grande confusione.
Vytautas Katolik töreniyle vaftiz oldu ve Hristiyan oldu.Accettò il battesimo e divenne cristiano.
Bu yerel bölümler hâlâ törensel olarak devam ettirilmektedir.La circoscrizione di questa tribù è ancora in via di definizione.
Cenaze töreni 5 saat sürdü.Il combattimento durò cinque ora.
Törenin sponsoru ölen erkeklerin dul kalan karıları ve onların aileleridir.In questo modo i mariti devono amare le loro mogli come i propri corpi.
Cenaze töreni caz grubuyla yapıldı.In accordo con Kate fu cremato con un servizio funebre privato.
26 Ekim 2015 tarihinde törenin sunuculuğunu dördüncü kez Ricky Gervais'in yapacağı duyuruldu.Questa edizione è stata presentata da Ricky Gervais, alla sua quarta volta.
Londra'da Kralın da katıldığı bir anma töreni yapıldı.Londra era pronta ad accogliere il suo re.
Törende, The Matrix Reloaded filminin parodisi de gösterilmiştir.Il brano Lucky You fu inserito anche nella colonna sonora del film Matrix Reloaded.
Bu törenin anlamı hakkında epeyce tartışma ortaya çıkmıştır.Si è creato un lungo dibattito riguardo al vero significato del termine.
Dinsel törensiz dürüstlük, kabalığa dönüşür.""Qua e là la sincerità diventa verità.
Daha sonra Ronda Rousey'nin Raw sözleşmesi imzalama töreni gerçekleştirildi.In questo modo si avrà completato la modalità Season di Raw.
Omotesandō'da her yıl, Tokyo'nun Aziz Patrik Günü Geçit Töreni düzenlenmektedir.Ogni anno a Tokyo, lungo il viale Omotesandō, si svolge un sfilata dedicata al santo irlandese.
Oyun Clitandre ile Henriette'nin evlenme töreni ile sona erer.Il capitolo si conclude con il matrimonio di Jennet e la moglie.
Törenin ana sunucusu James Corden oldu.La cerimonia è stata presentata da James Corden.
Bu sahalarda, törensel düzlük alanının her iki yanında basamaklar bulunuyordu.Secondo lui, in ognuna di queste parti, era presente una corte con peristilio.