Ana içeriğe geç
Sözlük

susuz ile cümle

susuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kgalagadi yerel dilde susuzluğun bölgesi anlamına gelmektedir.Kgaladagi σημαίνει χώρα της δίψας.
Birçok yaşlı vatandaş susuzluk belirtileri geçiriyordur.Στους ακέρατους πληθυσμούς έχει παρατηρηθεί μεγάλη συχνότητα ερμαφρόδιτων ατόμων.
Tek bir çözüm vardı, Sovyet kuvvetleri, açlık ve susuzluk nedeniyle teslim olmaya zorlamak.Η στρατολόγηση της μονάδας γινόταν από εξαθλιωμένους και πεινασμένους Σοβιετικούς αιχμαλώτους πολέμου.
Sürgün boyunca toplam nüfusun yaklaşık %45'i açlık, susuzluk ve hastalık nedeniyle ölmüştür.Περίπου το 46% των εκτοπισμένων πέθανε από την πείνα και τις ασθένειες.
Ayrıca, 40 bin ev susuz, 1900 ev ise elektriksiz kaldı.Στο Κεμπέκ 49.000 σπίτια και επιχειρήσεις έμειναν επίσης, χωρίς ηλεκτρικό ρεύμα.
Hüseyin ve beraberindekilerin etrafı kuşatıldıktan sonra çoluk çocuk, hasta günlerce aç susuz bırakılır.Στον Κόζιακα μαζί με τους αντάρτες που τον ακολουθούσαν ελήχθηκαν κάμποσες μέρες πεινασμένοι και διψασμένοι.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.Επίσης παίρνει λίγο περισσότερο για τη Νατάσα να μεθύσει.
Susuz tarım ve hayvancılık yapılmaktadır.Έχει ανεπτυγμένη γεωργία και κτηνοτροφία.
Sen susuz yaşayamazsın.Δεν μπορείς να ζήσεις χωρίς νερό.
Susuz formu higroskopiktir.Den vandfri form er hygroskopisk.
Ova tamamen susuzdur.Området er meget tørt.
Kalsiyum sülfatın susuz haline anhidrit denir.Hypothalamus fortæller os, at vi er tørstige.
Yemek yemeden aylarca yaşanabilir, ancak susuz sadece birkaç gün dayanılabilir.Mennesket kan overleve i flere uker uten mat, men bare i noen få dager uten drikkevann.
Babası'nın adı; Ali, Annesinin adı; Emine (Susuzören'li) dir.Men hans far skal ha båret navnet Tolbøl(kan ha vært etternavnet), og var degn i Thisted.
Şehirde açlık ve susuzluk en üst seviye çıktı.Tørke og hungersnød rammet da landet.
Susuz bel mevkisinden geçit verir.Nedturer Nedrykk fra eliteserien med Vålerenga.
Bu dihidrat, asetik anhidrid kullanılarak susuzlaştırılabilir.Dihidrat ini dapat didehidrasi menjadi anhidratnya menggunakan anhidrida asetat.
Orada bulunduğunu gördükleri bir çaya kendilerini atıp susuzluklarını giderdiler.Di sana pengunjung dapat melihat para pemetik daun teh dan dapat pula ikut memanen daun teh.
Ağabeyi Ruben Yusuf'a kıyamadı ve onu ıssız bir yerdeki susuz kuyuya atmalarını tavsiye etti.Ruben, kakak sulung, mencegah, sehingga mereka akhirnya hanya membuang Yusuf ke dalam sumur kering.
Genel olarak susuz tarım yapılır.Pada umumnya berupa lahan pertanian kering.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.Sekarang jadi suka mabuk bersama Ryou.
Susuz kristalleri çift 6-yüzlü piramit şeklindedir, fakat buna rağmen rombik olarak sınıflandırılır.Kristal yang amat bagus memiliki bentuk piramida sisi 6 ganda, namun sesungguhnya termasuk sistem rhombik.
Ova tamamen susuzdur.Toàn thân khô cứng.
Ama susuzluğa günlerce dayanabilir.Chúng có thể nhịn uống nước nhiều tuần.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.マイコ先生と同じく酒に弱い。
Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.最盛期には芸奴衆もいる温泉街であったが、現在では鄙びた温泉地になっている。
Sonraki günlerde açlık ve susuzluktan ölme tehlikesi baş gösterir.飢えや渇きによって死ぬには長時間かかる。
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.ドワーフでは珍しく酒を飲まない。
Susuzluğu giderir.のどは渇く。
Köyün asıl geçim kaynağı kayısıdır.Susuzluktan dolayı kimi bilinçli aileler susuz kayısı yetiştirmektedir.(有好消息從遠方來,就如拿涼水給口渴的人喝。
Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.它以前是一个古老的渔村,现在有一个现代化的镇中心。
Kral da suyu içtikten sonra bardağı Raynald'a uzattı ve o da susuzluğunu geçirdi.国王喝了,把剩下的递给了雷纳德,雷纳德也喝下去缓解口渴。
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.此外也很會喝酒,連田中都敵不過。
Bazı hallerde borik oksit veya susuz boraks da kullanılır.在歐洲,可以被用來指甜點酒或是力娇酒。
Önceden mahallede su olmadığından köylü suyu kuyulardan evlere taşıdıklarından adı Susuz mahallesi kalmıştır.앞쪽으로 마북동 하늘말(마을)이 보이고 남쪽은 탄천의 지류가 되고 있는 옥정천이 흐른다.
Mahkemede susuz olduğunu beyan etti.אמרה לו צמאה אני.
Susuzluğu giderir.צמאה לך נפשי.
Ama susuzluğa günlerce dayanabilir.בקירור אפשר לשומרו מספר ימים.
Sonraki günlerde açlık ve susuzluktan ölme tehlikesi baş gösterir.חושש להיקבר חי בטרם ימות מרעב וצמא.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.Poharali su i čitavu Virginiju.
Susuzluğu giderir.Žedna napojiti.
Özellikle susuzluk yüzünden tarım kısıtlı yapılmaktadır.Pre smädného je navyše pripravené otrávené víno.
Susuz bel mevkisinden geçit verir.Vyžmýcha zo suchej handry kvapku.
Ova tamamen susuzdur.Otok je zelo sušen.
ABD'ye döndükten hemen sonra Zahara susuzluk ve beslenme bozukluğu sebebiyle hastaneye yatırıldı.Kmalu po vrnitvi v Združene države Amerike so Zaharo hospitalizirali zaradi dehidracije in podhranjenosti.
Klasik belirtiler sık idrara çıkma, susuzluğun artması, açlığın artması ve kilo kaybıdır.Klasični znaki bolezni so pogosto uriniranje, povečana žeja in lakota ter izguba teže.
Ama susuzluğa günlerce dayanabilir.V hladnih razmerah se lahko zadržuje več dni.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.Vode se je lahko napil tudi vsak mimoi­doči.
Hüseyin ve beraberindekilerin etrafı kuşatıldıktan sonra çoluk çocuk, hasta günlerce aç susuz bırakılır.Sukotajus ir Pidžajus (Pijai) pasidavė, o Fitsanulokas, iškankintas bado ir maro, krito po neilgos apsupties.
Tabii ki susuz toprağın verimi de düşük olmaktadır.Negritų potipis labai žemaūgis.
Elektriksiz ve susuz bir dünya hayal edemeyiz.Mes negalime įsivaizduoti pasaulio be elektros ir vandens.
Ama susuzluğa günlerce dayanabilir.Nad suudavad olla nädalate viisi joomata.
Bazıları derhal orada can verdi ve bazıları ise müthiş bir açlık ve susuzluk içerisinde beklemeye koyuldu.Küla jäi peagi tühjaks, paljud algul ellu jäänud surid haavadesse ja nälga.
Birçok yaşlı vatandaş susuzluk belirtileri geçiriyordur.Lammi läbivad arvukad kuivenduskraavid.
Klasik belirtiler sık idrara çıkma, susuzluğun artması, açlığın artması ve kilo kaybıdır.Klassikalised sümptomid on tihe urineerimine, suurenenud janu ja näljatunne ning kaalukaotus.
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Asemeni foamei si setei, e aproape imposibil sa te sustragi."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Come la fame, o la sete, è quasi impossibile da evitare."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Comme la faim et la soif, c'est presque irrépressible."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir.""Como a fome e a sede, é quase impossível de ignorar."
Açlık ve susuzluk gibi, yok edilemezdir."Como el hambre o la sed, es casi imposible salirse de ello".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod