Ana içeriğe geç
Sözlük

susuz ile cümle

susuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Susuzluk belirtileri toplam vücut su kaybının artmasıyla birlikte giderek şiddetlenir.Los síntomas se vuelven cada vez más graves con mayor pérdida de agua.
Birçok yaşlı vatandaş susuzluk belirtileri geçiriyordur.Varios viejos maestros tienen vínculos con Leiden.
Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.Entonces ellos despiertan, y lo que antes era un exuberante tierra verde con agua es ahora un desierto.
Ova tamamen susuzdur.Siamo tutti assetati.
Oruç, yalnız aç ve susuz kalmak değildir.Da non somministrare in gravidanza o durante l'allattamento.
Ağabeyi Ruben Yusuf'a kıyamadı ve onu ıssız bir yerdeki susuz kuyuya atmalarını tavsiye etti.Ruben, il primogenito, si oppose consigliando di chiuderlo in un pozzo.
Biz susuzuz.Мы без воды.
Susuzmüsellim, Tekirdağ ilinin Hayrabolu ilçesine bağlı bir mahalledir.С холодностью взираю я теперь На скуку славы предстоящей...
Susuzluğu giderir.Мучает жажда.
Susuz KaymakamlığıГладыш Гладышев
Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.Изначально на месте, где сейчас расположено село Крутое, был большой пустырь.
Ova tamamen susuzdur.Суставы — сухие.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.Не пережив этого, Маллой начинает пить.
Orada bulunduğunu gördükleri bir çaya kendilerini atıp susuzluklarını giderdiler.ورأيته أخذ قصعة النبي فغسلها في حبّ الماء ثم شرب فيها، ورأيته يشرب من ماء زمزم يستشفي به ويمسح به يديه ووجهه".
Kuru mevsimlerde yapraklarını susuzluğa dayanıklı hale getirir, diğer mevsimlerde her daim yeşildir.في المناطق التي تتعرض للموسم الجاف تسقط أوراقها خلال الجفاف، لكنها في المناطق الأخرى دائمة الخضرة.
Susuzluğu giderir.الشعور بالعطش.
Bazıları derhal orada can verdi ve bazıları ise müthiş bir açlık ve susuzluk içerisinde beklemeye koyuldu.في ذلك استحكمت حلقات المجاعة على الناس ومات الكثير من الناس من المجاعة وتوابعها.
Yemek yemeden aylarca yaşanabilir, ancak susuz sadece birkaç gün dayanılabilir.الإنسان يمكنه البقاء على قيد الحياة لعدة اسابيع دون طعام، ولكن لأيام قليلة فقط من دون ماء.
Bu nedenle ilçenin adı Susuz olarak değişmiştir.وبطبيعة الحال، كان اسم هذا المشروب الجديد يعاني من التهجين اللغوي.
Susuz yaşayamazsın.لا تستطيع العيش بدون ماء.
Bazıları derhal orada can verdi ve bazıları ise müthiş bir açlık ve susuzluk içerisinde beklemeye koyuldu.Alguns morreram instantaneamente, enquanto que outros foram deixados para morrer de fome e sede.
Bu zirve susuz Chihuahuan Çölü tabanının üzerinde 910 m çıkıntı yapar.O seu cume está 910 m acima da paisagem circundante do deserto de Chihuahua.
Susuzluğu giderir.Eles matam a nossa sede.
Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.Nesse lugar, numa zona baixa, onde já existia uma fonte de água muito boa, começou a construir-se uma aldeia.
Susuz bel mevkisinden geçit verir.Scaphyglottis behrii em Biol.
Daha sonra tutkular ve susuzluk (Tanha) oluşmaya başlar.Hierna worden de huiden nogmaals gewassen en gedroogd.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.Enkel Patsy Boyle blijft nuchter.
Köy hem sulu hem de susuz tarıma müsaittir.De plant komt op zowel vrij vochtige als droge grond voor.
Ova tamamen susuzdur.Wij zijn moe en hebben dorst.
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.Grimm had Van Wijn aanvankelijk niet beantwoord.
Tek bir çözüm vardı, Sovyet kuvvetleri, açlık ve susuzluk nedeniyle teslim olmaya zorlamak.Hierdoor moesten de troepen van Napoleon wegens honger en kou zich terugtrekken.
Orada bulunduğunu gördükleri bir çaya kendilerini atıp susuzluklarını giderdiler.Na ten widok chłopi odstąpili od oblężenia i rozpierzchli się.
Şu anda susuzluk ve kuraklık nedeniyle mahalledeki insanlar geçim zorluğuna düşmüşlerdir.W wyniku upału i ciasnoty część osób zmarła już podczas transportu do Bełżca.
Yemek yemeden aylarca yaşanabilir, ancak susuz sadece birkaç gün dayanılabilir.Potrafią obejść się bez wody przez kilka miesięcy, jeżeli mają tylko dostęp do świeżego pożywienia.
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.De antika grekerna verkar inte ha druckit vin för att bli berusade.
Yemek yemeden aylarca yaşanabilir, ancak susuz sadece birkaç gün dayanılabilir.Människan kan överleva i flera veckor utan mat men bara i några dagar utan dricksvatten.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.Vid flera tillfällen påträffas Milou berusad.
Birçok yaşlı vatandaş susuzluk belirtileri geçiriyordur.Flera ekar visar tecken på hög ålder.
Kudret ile ayağa kalkın çünkü bayrağımızı dalgalandırdık O bayrak ki, bize Susuzluk ve ağrı çektiren.Бо ми підняли наш прапор, Прапор, який коштував нам так дорого Що крайності спрагу і біль.
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.Болгари традиційно п'ють тільки сухе вино.
Susuz yaşayamazsın.Ви не можете жити без води.
Susuz değilim.Я не хочу пити.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.Mavro) ve vsi Žedno.
ABD'ye döndükten hemen sonra Zahara susuzluk ve beslenme bozukluğu sebebiyle hastaneye yatırıldı.Krátce po příletu do USA byla Zahara hospitalizována kvůli dehydrataci a podvýživě.
Ova tamamen susuzdur.Tiší také žízeň.
Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.Okolo tvrze suchý příkop, dříve naplněný vodou.
Sonraki günlerde açlık ve susuzluktan ölme tehlikesi baş gösterir.În următoarele zile, oamenii se confruntă cu pericolul de a muri de foame și de sete.
Bu kapları, suyla doldurarak ya da susuz olarak ateşin üzerine yerleştiriyorlardı.Ele sunt apoi puse direct în apă sau lăsate să se răcească la aer.
Ekibin tamamı susuzluk, açlık ve yüksek sıcaklıkta ölecekti.Este rezistent la frig, foame și sete.
Elektriksiz ve susuz bir dünya hayal edemeyiz.Nu ne putem imagina o lume fără energie electrică și fără apă.
Susuz var olamazsın.Nu poți exista fără apă.
Ova tamamen susuzdur.Ettől oltja úgy a szomjat.
Toprakları susuz tarıma elverişlidir.Földje végül teljesen szárazzá váljon.
Susuzluğu giderir.Tört. szomj.
Susuz bir gün daha yaşayamayız.Két napig sem élhetünk víz nélkül.
Sonra Milo dahil herkes susuz kalır.Se on liian rankkaa, koska koko ajan pitää olla kännissä, myös koko crewn.
Ama susuzluğa günlerce dayanabilir.Sietää kuivuutta viikkoja.
Tabii ki susuz toprağın verimi de düşük olmaktadır.Yleiskuvaltaan Vilppulan maisema on varsin mäkistä.
Ova tamamen susuzdur.Είναι ιδιαίτερα διψασμένος.
Kudret ile ayağa kalkın çünkü bayrağımızı dalgalandırdık O bayrak ki, bize Susuzluk ve ağrı çektiren.Γιατί ανεγείραμε τη σημαία μας, τη σημαία που μας κόστισε ακριβά με πολύ δίψα και πόνο.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod