Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."Това се казва "Жажда".
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."Это называется "Жажда".
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."השיר הזה נקרא "צמא".
Şimdi okuyacağım şiirin adı "Susuzluk."هذه أسميتها "ظمأ"
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.A água vai ser nosso grande, enorme problema: acabar com a sede.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Air akan jadi tantangan yang benar-benar besar bagi kita: memuaskan dahaga.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Apa va fi marea, imensa noastră provocare: potolirea setei.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.A víz nagy kihívás lesz, a szomj csillapítása.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Das Wasser wird unsere größte Herausforderung sein: Durst zu löschen.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.El agua será nuestro gran reto: saciar la sed.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.물은 우리의 크고, 대단한 해결 과제입니다: 갈증의 해결.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.L'acqua sarà la nostra grande, grandiosa sfida: spegnere la sete.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.L'eau va devenir notre défi suprême: étancher la soif.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Water zal onze grote uitdaging zijn: dorst lessen.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Woda będzie naszym ogromnym wyzwaniem: gaszenie pragnienia.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Získavanie vody sa stane pre nás veľkou skúškou: Ako uhasiť smäd?
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Το νερό είναι η μεγάλη μας πρόκληση: η ικανοποίηση της δίψας.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Вода — дефицитный ресурс, проблема мировой жажды не за горами.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.Водата ще е нашето най-голямо предизвикателство: утоляваща жажда.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.מים הולכים להיות האתגר הגדול, המרכזי שלנו: להרוות צימאון.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.المياه ستكون التحدي الكبير لنا: التغلب على العطش.
Sıradaki aşmamız gereken büyük engelimiz su konusu olacak; susuzluğu gidermek.のどの乾きをいかに癒すか 水を引き込む二つの生物がいます
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Até a presente hora padecemos fome, e sede; estamos nus, e recebemos bofetadas, e não temos pousada certa,
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Až do tejto hodiny i lačnieme i žíznime i nahí sme i pohlavkovaní sme i miesta nikde nemáme
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Až do tohoto času i lačníme, i žízníme, i nahotu trpíme, i poličkováni býváme, i místa nemáme,
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Cho đến bây giờ, chúng tôi vẫn chịu đói khát, trần mình, bị người ta vả trên mặt, lưu lạc rày đây mai đó.
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Cho_đến bây_giờ , chúng_tôi vẫn chịu đói_khát , trần mình , bị người_ta vả trên mặt , lưu_lạc rày_đây_mai_đó .
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Hasta la hora presente sufrimos hambre y sed, nos falta ropa, andamos heridos de golpes y sin dónde morar
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Indtil denne Time lide vi både Hunger og Tørst og Nøgenhed og få Næveslag og have intet blivende Sted
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Jeszcze aż do tej godziny i łakniemy, i pragniemy, i nadzy jesteśmy, i bywamy policzkowani, i tułamy się,
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Jusqu`à cette heure, nous souffrons la faim, la soif, la nudité; nous sommes maltraités, errants çà et là;
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.바로 이 시간까지 우리가 주리고 목마르며 헐벗고 매맞으며 정처가 없고
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Like til denne stund er vi både hungrige og tørste og nakne og mishandlet og hjemløse og mødige,
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Mindezideig éhezünk is, szomjúhozunk is, mezítelenkedünk is, bántalmaztatunk is, bujdosunk is,
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Pînă în clipa aceasta suferim de foame şi de sete, sîntem goi, chinuiţi, umblăm din loc în loc,
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Prav dosore trpimo lakoto in žejo, in goli smo in bijejo nas za ušesa, in nimamo stalnega mesta
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Εως της παρουσης ωρας και πεινωμεν και διψωμεν και γυμνητευομεν και ραπιζομεθα και περιπλανωμεθα
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Даже доныне терпим голод и жажду, и наготу и побои, и скитаемся,
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Но някои се възгордяха, като че нямаше да дойда при вас.
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.Ще ж і до сієї години й голодуємо й жаждуемо, й наготїєм і биті в лице, і тиняємось,
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.ועד השעה הזאת הננו רעבים גם צמאים וערמים ומכים באגרף ואין מנוח לנו׃
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.الى هذه الساعة نجوع ونعطش ونعرى ونلكم وليس لنا اقامة.
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.直 到 如 今 、 我 們 還 是 又 飢 、 又 渴 、 又 赤 身 露 體 、 又 挨 打 、 又 沒 有 一 定 的 住 處
Şu ana dek aç, susuz, çıplağız. Dövülüyoruz, barınacak yerimiz yok.直 到 如今 、 我們還 是 又飢 、 又 渴 、 又 赤身 露體 、 又 挨打 、 又 沒 有 一定 的 住處
Su bu adada kıt bir kaynaktır ve dev kaplumbağalar susuz aylarca hayatta kalabilirApa este o resursă rară pe insulă, şi ţestoasele gigant pot supravieţui luni de zile fără ea.
Su bu adada kıt bir kaynaktır ve dev kaplumbağalar susuz aylarca hayatta kalabilirTrên hòn đảo này, nước rất khan hiếm và loài rùa lớn có thể sống sót qua nhiều tháng mà không cần tới nước.
Su bu adada kıt bir kaynaktır ve dev kaplumbağalar susuz aylarca hayatta kalabilirVoda je zde vzácná a tato želva bez ní přežije celé měsíce.
Su bu adada kıt bir kaynaktır ve dev kaplumbağalar susuz aylarca hayatta kalabilirΤο νερό είναι σπάνιο και η γι- γάντια χελώνα ζει μήνες χωρίς αυτό.
Su bu adada kıt bir kaynaktır ve dev kaplumbağalar susuz aylarca hayatta kalabilir,מים הם משאב נדיר באי הזה וצבים ענקיים יכולים לשרוד .חודשים בלעדיו
Su bu adada kıt bir kaynaktır ve dev kaplumbağalar susuz aylarca hayatta kalabilirالماء هو مصدر نادر على هذه الجزيرة والسلاحف العملاقة يمكن أن تبقى شهور بدونه
Susuz kalmasın diye bazı sıvılar önerdim ve arkadaşıma onu değerlendirmesini söyledim.Ho prescritto una reidratazione tramite fluidi e ho chiesto al mio collega di rivalutare il caso.
Susuz kalmasın diye bazı sıvılar önerdim ve arkadaşıma onu değerlendirmesini söyledim.I-am dat fluide pentru rehidratare și am rugat un coleg să-l re-evalueze.
Susuz kalmasın diye bazı sıvılar önerdim ve arkadaşıma onu değerlendirmesini söyledim.Ich ordnete Fluide an um ihn zu rehydrieren und bat meinen Kollegen ihn ebenfalls zu begutachten.
Susuz kalmasın diye bazı sıvılar önerdim ve arkadaşıma onu değerlendirmesini söyledim.Ik bestelde wat vloeistoffen om hem te rehydrateren en vroeg mijn collega om hem te herevalueren
Susuz kalmasın diye bazı sıvılar önerdim ve arkadaşıma onu değerlendirmesini söyledim.J'ai ordonné des fluides pour le réhydrater, et demandé à mon collègue de le réévaluer.
Susuz kalmasın diye bazı sıvılar önerdim ve arkadaşıma onu değerlendirmesini söyledim.전 그가 탈수되지 않도록 수액을 처방했고 제 동료에게 그 환자를 재평가하도록 요청했습니다.
Susuz kalmasın diye bazı sıvılar önerdim ve arkadaşıma onu değerlendirmesini söyledim.Le ordené líquido para rehidratarse y le pedí a mi colega que lo revisara.
Susuz kalmasın diye bazı sıvılar önerdim ve arkadaşıma onu değerlendirmesini söyledim.Podal jsem mu nějaké tekutiny abych ho hydratoval a požádal kolegu, aby ho vyšetřil.
Susuz kalmasın diye bazı sıvılar önerdim ve arkadaşıma onu değerlendirmesini söyledim.Tôi yêu cầu tiếp nước để bệnh nhân đỡ mất nước và nhờ đồng nghiệp khám lại cho anh ta.
Susuz kalmasın diye bazı sıvılar önerdim ve arkadaşıma onu değerlendirmesini söyledim.Zarządziłem podanie płynów przeciw odwodnieniu i poprosiłem kolegę, by go ponownie zbadał.