Bu kişiler, susuz pınarlar, fırtınanın dağıttığı sis gibidirler. Onları koyu karanlık bekliyor.這些 人 是 無水 的 井 、 是 狂風 催逼 的 霧氣 、 有 墨黑 的 幽暗 為 他 們 存留
Bu kız ne zaman susacağını bilmiyor.A rapariga não sabe quando se calar.
Bu kız ne zaman susacağını bilmiyor.Du vet inte när det räcker.
Bu kız ne zaman susacağını bilmiyor.Esta chica no se calla.
Bu kız ne zaman susacağını bilmiyor.Non sai proprio quando è il momento di stare zitta.
Bu kız ne zaman susacağını bilmiyor.Nu har jeg vist hørt nok.
Bu kız ne zaman susacağını bilmiyor.Ta dziewczyna nie wie, kiedy przestać.
Bu kız ne zaman susacağını bilmiyor.Tyttö ei tajua olla hiljaa.
Bu kız ne zaman susacağını bilmiyor.Το κορίτσι δεν ξέρει πότε να σταματά!
Bu kız ne zaman susacağını bilmiyor.Эта девчонка не знает, когда надо замолчать.
Bu makineden nefret ediyorum. - Bir planın yok mu? - Sus.Cholerstwo!
- Bu ne, dostum? - Sus, sus!Mi az, haver?
- Bu ne, dostum? - Sus, sus!Mikä se on, kaveri?
- Bu ne, dostum? - Sus, sus!O que é isto, amigo?
- Bu ne, dostum? - Sus, sus!¿Qué es?
- Bu ne, dostum? - Sus, sus!¿Qué es?
- Bu ne, dostum? - Sus, sus!Wat is het, makker?
- Bu ne, dostum? - Sus, sus!Τι είναι, φίλε?
- Bu ne, dostum? - Sus, sus!Шта је то?
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?(64:11) Après cela, ô Éternel, te contiendras-tu? Est-ce que tu te tairas, et nous affligeras à l`excès?
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?Acaso conter-te-ás tu ainda sobre estas calamidades, ó Senhor? ficarás calado, e nos afligirás tanto?
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?Či pre to pre všetko sa budeš silou zdŕžať ó, Hospodine? Či budeš mlčať a nás trápiť až príliš?
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?Con todo lo ocurrido, ¿vas a contenerte, oh Jehovah? ¿Vas a callar y a afligirnos sin medida
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?După toate acestea, Te vei opri Tu, Doamne? Vei tăcea Tu oare şi ne vei întrista nespus de mult?``
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?HERR, willst du so hart sein zu solchem und schweigen und uns so sehr niederschlagen?
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?Hočeš li, o GOSPOD, ob toliki revi v sebi zadržavati usmiljenje, boš li molčal in nas tepel presilno?
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?I zdaliž pro ty věci, Hospodine, se zdržíš? Mlčeti a nás tak velmi trápiti budeš?
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?Kan du vid allt detta hålla dig tillbaka, o HERRE? Kan du tiga stilla och plåga oss så svårt?
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?여호와여 일이 이러하거늘 주께서 오히려 스스로 억제하시리이까 주께서 오히려 잠잠하시고 우리로 심한 괴로움을 받게 하시리이까
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?Vaikka nämä näin ovat, voitko, Herra, pidättää itsesi, voitko olla vaiti ja vaivata meitä ylenmäärin?
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?Θελεις, Κυριε, κρατησει σεαυτον εν τουτοις; θελεις σιωπησει και θελεις θλιψει ημας εως σφοδρα;
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?После этого будешь ли еще удерживаться, Господи, будешь ли молчать и карать нас без меры?
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?Пред вид на това, ще се въздържиш ли, Господи? Ще мълчиш ли и ще ни наскърбиш ли до крайност?
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?העל אלה תתאפק יהוה תחשה ותעננו עד מאד׃
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?ألأجل هذه تتجلد يا رب. أتسكت وتذلنا كل الذل
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?耶 和 華 阿 、 有 這 些 事 、 你 還 忍 得 住 麼 . 你 仍 靜 默 使 我 們 深 受 苦 難 麼
Bunlara karşın, ya RAB, Hâlâ kendini tutacak mısın, Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?耶和華 阿 、 有 這些 事 、 你 還 忍得住 麼 . 你 仍靜默 使 我 們 深 受苦 難麼
Bunları neyle yazdınız? Bilmiyor musun? Susam taneleri.- 진짜네 뭘로 쓴 거예요?
Bunu duydunuz mu? - Sus. Susun!Ouviram isto?
Bunu duydunuz mu? - Sus. Susun!Słyszeliście?
Burada agouti geninin etrafında birikip onu etkili bir şekilde susturabiliyorlar.アグーティ遺伝子をオフにするでしょう すると 胎児はその状態を保ち
Burada susam yagi gibi bir seyiniz var mi?Avez-vous, par chance, quelque chose qui ressemble à de l'huile de sésame ici?
Burada susam yagi gibi bir seyiniz var mi?¿De casualidad, tendrán aquí algo de aceite de ajonjolí?
Burada susam yagi gibi bir seyiniz var mi?Μήπως τυχόν, έχετε σουσαμέλαιο;
Burada susam yagi gibi bir seyiniz var mi?何してるんですか?シェフ
- Bu Tangles mı, dostum? - Sus, sus.Czy to Tangles?
- Bu Tangles mı, dostum? - Sus, sus.É o Tangles, amigo?
- Bu Tangles mı, dostum? - Sus, sus.Is het Tangles, makker?
- Bu Tangles mı, dostum? - Sus, sus. - Ne o?¿Es Tangles? - ¿Qué es?
- Bu Tangles mı, dostum? - Sus, sus. - Ne o?¿Es Tangles? - ¿Qué es?
- Bu Tangles mı, dostum? - Sus, sus. - Ne o?Hínárhaj az, haver?
- Bu Tangles mı, dostum? - Sus, sus.Onko se Tangles, kaveri?
- Bu Tangles mı, dostum? - Sus, sus.Είναι ο Tangles, φίλε?
- Bu Tangles mı, dostum? - Sus, sus.Да ли је то Тенглс?
Bütün kır hayvanlarını suvarır, Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.De gir alle markens dyr å drikke; villeslene slukker sin tørst.
Bütün kır hayvanlarını suvarır, Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.(103:11) поят всех полевых зверей; дикие ослы утоляют жажду свою.
Bütün kır hayvanlarını suvarır, Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.Alle dieren lessen hun dorst daaraan, ook de wilde ezels.
Bütün kır hayvanlarını suvarır, Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.A nápoj dávali všechněm živočichům polním. Tuť uhašují oslové divocí žízeň svou.
Bütün kır hayvanlarını suvarır, Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.A napój dawały wszystkiemu zwierzowi polnemu; a z nich gaszą leśne osły pragnienie swoje.
Bütün kır hayvanlarını suvarır, Yaban eşeklerinin susuzluğunu giderirler.Dan de beber a todos los animales del campo; los asnos monteses mitigan su sed