Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.l'abitante del villaggio West Sussex suole indicare una vivace impazienza.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.le villageois West Sussex a coutume d'indiquer une impatience vive.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.Nyugat Sussex falu szokta jelezni egy gyors türelmetlenség.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.Ţăranului West Sussex este obiceiul de a indica o impatience spumos.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.West Sussex bybo har för vana att ange en rask otålighet.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.West Sussex dân làng là wont để chỉ một sự thiếu kiên nhẫn nhanh.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.West Sussex kyläläinen on tapana osoittaa reippaan kärsimättömyyttä.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.West Sussex wieśniak ma w zwyczaju, aby wskazać energiczny niecierpliwość.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.Zahod Sussex vasi je navada, ki označuje živahne nestrpnost.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.Западен Съсекс селянин е свикнал да се посочи един жив нетърпение.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık.قروي في غرب ساسكس هو متعود للإشارة إلى نفاد الصبر السريع.
Batı Sussex köylü tempolu bir sabırsızlık göstermek alışkanlık."ジョージ!あなたが杖をwhad GART?"
Bazen susuzluğumuzu gidermemiz gerekir.Il faut que je nourrisse ma gorge, vous savez.
Bazen susuzluğumuzu gidermemiz gerekir.في مثل هذه الاوقات, علينا ان نروي عطشنا
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.A tak si myslím, že Susan Boyle a táto predavačka zo Šanghaja boli veľmi odlišné.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Cred că atât Susan Boyle, cât şi această vânzătoare de legume din Shanghai făceau parte din alteritate.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Credo quindi che sia Susan Boyle che questa fruttivendola a Shangai appartengano ad una classe diversa.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Creio que tanto a Susan Boyle como esta vendedora de vegetais em Xangai pertencem à alteridade.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Donc je suppose que Susan Boyle et cette vendeuse de légumes de Shanghai appartenait à l'altérité.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Dus ik vermoed dat Susan Boyle en deze groentehandelaar in Shanghai tot 'anderszijn' behoorden.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Ich schätze mal dass sowohl Susan Boyle als auch die Gemüsehändlerin in Shanghai zum Anderssein dazugehören.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Jadi saya kira baik Susan Boyle maupun penjual sayur di Shanghai ini adalah milik sebuah kelainan.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Jeg vil gætte på, at Susan Boyle og denne grønthandler i Shanghai tilhørte anderledesheden.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Luulisin, että sekä Susan Boyle että tämä vihanneskauppias Shanghaista kuuluivat "toiseuteen".
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Myslím si, že Susan Boyle a tato prodavačka zeleniny ze Šanghaje patří k odlišnosti.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Sądzę, że zarówno Susan Boyle jak i sprzedawczyni warzyw w Szanghaju należą do innej kategorii ludzi.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Supongo que tanto Susan Boyle como la verdulera de Shanghai pertenecen a la otredad.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Zame torej tako Susan Boyle kot šanghajska prodajalka zelenjave predstavljata drugost.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Οπότε φαντάζομαι ότι τόσο η Σούζαν Μπόιλ όσο και η μανάβισσα από την Σανγκάη ανήκαν κάπου αλλού.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.И мне кажется, что и Сьюзан Бойл и продавщица овощей из Шанхая отличаются от существующего стереотипа.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.И така, предполагам, че Сюзан Бойл и тази продавачка на зеленчуци от Шанхай принадлежаха на другостта.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı "diğerleri"ne aitler.Тому, я гадаю, обидві - Сьюзан Бойл і ця постачальниця овочей в Шанхаї належать до незвичних людей.
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı제가 보기에는 수잔보일과 이 상하이의 야채 행상인은
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısıNên tôi nghĩ cả Susan Bolye và người bán rau này ở Thượng Hải
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısıאז אני מניחה שגם סוזן בויל ומוכרת הירקות משנחאי
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısıو لذلك اعتقد أن كلتا سوزان بويل بشنغاهاي و بائعة الخضار هذه في شنغهاي
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı上海の野菜売りは かつては別世界に属していました
Bence hem Susan Boyle hem de bu Şanghay'daki sebze satıcısı我惗蘇珊大媽 同嚟位上海嘅菜販阿姨
Ben çok susadım.Ich brauche etwas Wasser.
Ben çok susadım.J'ai besoin d'eau.
Ben çok susadım.Mi serve un po' d'acqua.
Ben çok susadım.Preciso de água!
Ben çok susadım.Διψάω.
Ben çok susadım.Надо выпить. ТАМ, ГДЕ ЖИВУТ МЕДВЕДИ Эпизод 24:
Ben çok susadım.レジー、何してんだ?
Benim adım Susan Eaton,Je m'appelle Susan Eaton.
Benim adım Susan Eaton,저는 수전 이튼이라고 합니다.
Benim adım Susan Eaton,Nazywam się Susan Eaton.
Benim adım Susan Eaton,שמי סוזן איטון
Beni neden susturmak veya kapatmak istersiniz ki?De ce ai vrea să mă reduci la tăcere, sau să mă opreşti?
Beni neden susturmak veya kapatmak istersiniz ki?Dlaczego chcesz mnie uciszyć i wyłączyć?
Beni neden susturmak veya kapatmak istersiniz ki?왜 저를 무시하고 작동을 정지시켜려 하십니까?
Beni neden susturmak veya kapatmak istersiniz ki?Miért akarnál engem megállítani vagy kikapcsolni?
Beni neden susturmak veya kapatmak istersiniz ki?Perchè mai vorresti mettermi a tacere, o spegnermi?
Beni neden susturmak veya kapatmak istersiniz ki?¿Por qué querrías callarme o apagarme?
Beni neden susturmak veya kapatmak istersiniz ki?Pourquoi voudrais-tu me taire, ou m"éteindre?
Beni neden susturmak veya kapatmak istersiniz ki?Tại sao muốn tôi câm lặng?
Beni neden susturmak veya kapatmak istersiniz ki?Waarom zou je mij willen uitschakelen of afzetten?
Beni neden susturmak veya kapatmak istersiniz ki?Warum sollten sie mich abdrehen, zusperren wollen?
Beni neden susturmak veya kapatmak istersiniz ki?Zakaj me hočeš utišati ali ugasniti?