Ana içeriğe geç
Sözlük

suret ile cümle

suret kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu suretle Berena'da Karadağlıların eline geçti.In deze tijd raakte hij verliefd op de Berlijnse beren.
Zira suret yazmak şeriatımızda memnudur (yasaklanmıştır)”.De kennis daarvan ligt bij Ons in het Verborgen Boek."
Niğde ili sınırları içerisinde bulunan Melendiz dağı eteklerinden göç suretiyle gelip yerleşmişlerdir.Van den Heuvel, duidend op een heuvel of verhoging waaraan gewoond wordt.
Filmin sonundaki yazılardan Tess'in cinayetten suçlu bulunarak asılmak suretiyle idam edildiğini öğreniriz.Het slot van deel twee wordt omschreven als de ophanging van Tess.
Halay, toplu halde yan yana dizilerek bir çember oluşturmak suretiyle oynanır.Hij speelde gebruikelijk simpel de snare op elke tel, met een stevige (enkele) bassdrum eronder.
İnanışa göre Allah onu Rahman suretinde yaratmış ve ona kendi ruhundan üflemiştir.Bóg stworzył więc bogów, a im nakazał stworzyć pozostałe istoty.
İsa, hiçbir surette kendisinin ve annesinin tanrı olduğunu öğretmemiştir.Obawiam się czym nie uczynił czegoś przeciw Matce Boskiej".
Hani sureti takındığını görmelerini istiyorum.Powinny być przycinane po przekwitnieniu.
Microsoft tarafından belirlenmiş konulardan sınavlara girmek suretiyle sertifikaya yeterlilik kanıtlanmalıdır.Przed przystąpieniem do egzaminu certyfikacyjnego Microsoft, należy się przygotować.
Bu suretle yağmurların tekrar başlayıp, akarsuların canlanmasına kadar hayatlarını sürdürürler.Deszcz znowu zaczyna padać i wszyscy idą do domu.
Georg'in babası onu bencil olmakla suçlar ve sonunda oğlunu "boğulmak suretiyle ölümle" cezalandırıyor.Georgs far anklagar honom för att vara självisk och dömer honom slutligen till "död genom drunkning".
Ruh, Tanrı'dır ve insan O'nun suretinde ve O'nun benzeridir.Allah är herren och människan är hans tjänare.
Bir başka deyişle bir birey, bir seçeneği daha üste çıkarmak suretiyle aşağı çekemez.Således hindrar inte en medlemsstat att ett beslut fattas genom att lägga ned sin röst.
Bu mabuttan tecelli etmek suretiyle üç mabut daha ortaya çıkmıştı.Innan dess hade Under hunnit att ge ut tre nya diktsamlingar.
Birinci yöntem ısı verilmek suretiyle yağ çıkartılmasıdır.Första steget är att temperaturbehandla grädden.
Bu direk üç başlı ejderha suretini gösterip başının birisini bir yeniçeri kılıç ile bir vuruşta kırmıştır.Häxmästaren själv uppträdde sedan på en svart springare och höjde sitt svärd.
Sıyrılmamaları için kuşakları muhakkak surette bağlanmalıdır.Збереглися також назви племен, що не входили ні в які злуки (Любешани).
Georg'in babası onu bencil olmakla suçlar ve sonunda oğlunu "boğulmak suretiyle ölümle" cezalandırıyor.Батько звинувачує Ґеорґа в егоїзмі і, нарешті, засуджує його до «смерті від утоплення».
Bu suretle Dilmaçoğulları Beyliği kurulmuş oldu.Саме з цього світу була створена хроа Дітей Ілуватара.
Evcil hayvanların özellikleri eğitilmek suretiyle geliştirilebilir.Спілкування з домашніми тваринами з малого віку може бути корисним.
Vizigot işgali hiçbir suretle barbarca bir istila değildi.Платівка не була комерційно видана за життя бандуриста.
Morötesi ışınım ise, DNA yapısına zarar vermek suretiyle mutasyonlara neden olur.Пошкодження радіацією ДНК викликає мутації.
Musavvirler: Tasvir eden, suret yapanlar.Rozlišují se tedy síly pravé a zdánlivé (setrvačné).
Bu suretle karadan hücumun Konstantinopolis'i ele geçirmenin çok zor olduğu anlaşılmış oldu.Připouštěl však, že kvůli konstantinopolskému masakru bude sjednocení velmi obtížné.
Ehécatl, tanrı Quetzalcoatl’ın suretlerindendir.Je nepřítelem boha Quetzalcoatla.
Bir kısmı deriyi delerek galariler açmak suretiyle beslenir.Plž hvězdici kousek po kousku požírá zaživa.
Sorgulayıcı yalnız soru sormak suretiyle hangisinin insan hangisinin bilgisayar olduğunu saptamaya çalışır.Vede rozhovory s centrálním počítačem a překvapuje jej, v jakých rovinách je počítač schopen uvažovat.
Düğünleri: Köy halkı eskiden düğünlerini üç gün üç gece davul zurna çalmak suretiyle yaparlardı.V témže roce ochotníci sehráli ještě hry Tři hodiny před svatbou a Loupež.
Serum ferritin düzeyi bakmak sureti ile gereğinde bu kişilerde tedavi almalıdır.Claudin de Sermisy Tant que Vivray Problémy s přehráváním?
İnanışa göre Allah onu Rahman suretinde yaratmış ve ona kendi ruhundan üflemiştir.El se răzbuna pe Dumnezeu îndepărtându -i creațiile de el .
Ehécatl, tanrı Quetzalcoatl’ın suretlerindendir.Creatura este zeul aztec Quetzalcoatl.
Spektrometre maddeleri ışığı çarpıtıp geri yansıtmak suretiyle analiz eder.Un specrometru analizează substanțele trecând lumină prin ele și reflectând lumină din ele.
Vizigot işgali hiçbir suretle barbarca bir istila değildi.Partidul era în favoarea unei Intifade nonviolente.
2004 tarihinde adaylığını koyduğu ABD Senatosu'nuna % 70'lik bir oy çoğunluğu almak suretiyle seçildi.În noiembrie 2004 Obama a fost ales ca senator al Statelor Unite, cu o majoritate de 70% din voturi.
Köy nüfusu devamlı suretle azalmaktadır.Populația însă scade mereu.
İsa, hiçbir surette kendisinin ve annesinin tanrı olduğunu öğretmemiştir.Jézus az ő és édesanyja közötti lelki kapcsolatról itt nem beszélt.
Evcil hayvanların özellikleri eğitilmek suretiyle geliştirilebilir.Az állatok tanulása könnyebben követhető.
Üçüncü etabı bitirememiş olan Charles Laeser, dördüncü etabı bu suretle kazanmıştı.Neljännen etapin voittaja Charles Laeser ei tullut maaliin kolmannella etapilla.
Sonunda altın yağdırmak suretiyle kendini kurtarır.Öljy kankaalle Pelastus Öljy kankaalle Mutkista selvitään.
Dizide rol gereği boğulmak suretiyle öldürüldü ve 82. bölümde diziden ayrıldı.Tuolloin hän keskeytti pujottelussa ja sijoittui suurpujottelussa 82:ksi.
Onun da görüşleri alınmak sureti ile filmi Memduh Ün tamamlamıştır.Myös elokuvan loppuratkaisua hän piti kömpelönä.
16 Ekim 2017'de arabasına yerleştirilen bombanın patlaması suretiyle suikast sonucu öldürüldü.Δολοφονήθηκε σε επίθεση με βόμβα αυτοκινήτου τον Οκτώβριο του 2017.
2004 tarihinde adaylığını koyduğu ABD Senatosu'nuna % 70'lik bir oy çoğunluğu almak suretiyle seçildi.Το Νοέμβριο του 2004 εξελέγη μέλος της Γερουσίας των ΗΠΑ με 70% των ψήφων.
1924 - İdam cezası: ABD'de idam cezasını gaz kullanmak suretiyle gerçekleştiren ilk eyalet Nevada oldu.1924 - Πραγματοποιείται στη Νεβάδα η πρώτη εκτέλεση σε θάλαμο αερίων στις Ηνωμένες Πολιτείες Αμερικής.
Bir başka deyişle bir birey, bir seçeneği daha üste çıkarmak suretiyle aşağı çekemez.Ένα άτομο δεν θα πρέπει να είναι σε θέση να βλάψει μια επιλογή από την υψηλότερη κατάταξη.
Üçüncü etabı bitirememiş olan Charles Laeser, dördüncü etabı bu suretle kazanmıştı.Ligeledes gennemførte vinderen af 4. etape, Charles Laeser, ikke 3. etape.
Nersan, Bademus'u kafasını vücudundan ayırmak suretiyle öldürdü.Under hængningen af Barzan blev hans hoved skilt fra kroppen.
Çünkü o diğer dostları gibi belli bir surete bürünmezdi.De havde ingen fast figur som de andre.
Mobil sürüm, Aralık 2013'te ise herkes için belli özellikleri kullanamamak suretiyle ücretsiz olmuştur.Hele Lupo-serien kunne fra maj 2005 ikke længere bestilles som nye biler.
Birinci yöntem ısı verilmek suretiyle yağ çıkartılmasıdır.Det første tiltag må være at stoppe udledningen af næringsstoffer til søen.
Bu suretle daha büyük açıklıkların daha narin köprülerle geçilmesi mümkün olmuştur.Men fælden kan dukke op mere skjult i forbindelse med et spil bridge."
İsa çarmıhta veya başka bir surette öldürülmemiştir.Jesus ble hverken drept eller korsfestet.
İnanışa göre Allah onu Rahman suretinde yaratmış ve ona kendi ruhundan üflemiştir.Linné så på arten som noe uforanderlig, og skapt av Gud (et såkalt typologisk artsbegrep).
1924 - İdam cezası: ABD'de idam cezasını gaz kullanmak suretiyle gerçekleştiren ilk eyalet Nevada oldu.1924 – Den første dødsstraffen i USA ved hjelp av gass blir gjennomført i Nevada.
Nersan, Bademus'u kafasını vücudundan ayırmak suretiyle öldürdü.Tyngden var i seg selv nok til å skille hodet fra kroppen.
Abhazya mutlak suretle Bağımsızlığını ilan etti.Böhmen mistet da sin faktiske uavhengighet.
Daha acısı 3500 kişi ateşte yakılmak ve 855 kişi kurşunlanmak suretiyle öldürülmüştü.Minst 385 mennesker omkom i brannen og ytterligere 500 ble skadet.
1924 - İdam cezası: ABD'de idam cezasını gaz kullanmak suretiyle gerçekleştiren ilk eyalet Nevada oldu.1924 - Hukuman badan: Eksekusi negara pertama di Amerika Serikat dengan kamar gas dilaksanakan di Nevada.
İsa çarmıhta veya başka bir surette öldürülmemiştir.Yesus tidak dibunuh maupun disalib.
Raket sporları oyuncuların raketlerle top veya başka objelere vurması suretiyle yapılan sporlardır.Olahraga raket adalah olahraga-olahraga yang dilakukan dengan raket untuk memukul bola atau benda-benda lain.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod