Bu durumda, Finlandiya'nın komşu ülkelerden birindeki temsilcilik bu hizmetleri size sunmaktadır.I detta fall betjänas du ofta av ditt hemlands beskickning i något av Finlands grannländer.
Bu durumda, Finlandiya'nın komşu ülkelerden birindeki temsilcilik bu hizmetleri size sunmaktadır.Näissä tapauksissa sinua palvelee usein kotimaasi edustusto jossakin Suomen naapurimaassa.
Bu durumda, Finlandiya'nın komşu ülkelerden birindeki temsilcilik bu hizmetleri size sunmaktadır.وفي هذه الحالات يمكنك الحصول على تلك الخدمات من البعثات الدبلوماسية لبلدك في الدول المجاورة لفنلندا.
Bu durumda, Finlandiya'nın komşu ülkelerden birindeki temsilcilik bu hizmetleri size sunmaktadır.并非所有国家都在芬兰设立使领馆。若本国没有在芬兰设立领事机构,您可以从芬兰邻国的使领馆获得服务。芬兰外交部的官方网站为您提供外国驻芬兰领事机构的联系信息。
Bu eğitim videosu size Thomson Reuters EndNote kullanımı için hızlı bir başlangıç sunmaktadır.Cette vidéo va vous présenter rapidement comment utiliser Endnote de Thomson Reuters.
Bu eğitim videosu size Thomson Reuters EndNote kullanımı için hızlı bir başlangıç sunmaktadır.Este video te mostrará como empezar a trabajar de una manera rápida con Thomson Reuters EndNote.
Bu eğitim videosu size Thomson Reuters EndNote kullanımı için hızlı bir başlangıç sunmaktadır.이 비디오는 톰슨 로이터 엔드노트 사용에 대해서 아주 빠르게 간략하게 설명해 줄 것입니다.
Bu eğitim videosu size Thomson Reuters EndNote kullanımı için hızlı bir başlangıç sunmaktadır.ご案内します。
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.A já jsem dnes přišel navrhnout takový nový model.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Azért jöttem ma, hogy egy új modellt vázoljak fel önöknek.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım. Bu örnek Pizza'yı esas almakta.Chcę zaproponować model oparty na... ...pizzy.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Dnes som tu preto, aby som vám ponúkol tento nový model.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Ed è quello che voglio proporvi oggi.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Estoy aquí hoy para ofrecerles ese nuevo modelo.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Hôm nay tôi đến đây để đưa ra hình mẫu mới.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Ich bin heute hier, um Ihnen dieses neue Modell vorzustellen.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Ik ben hier vandaag om jullie dat nieuwe model te laten zien.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Je suis ici aujourd'hui pour vous offrir ce nouveau modèle.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.저는 오늘 새로운 모델을 제시하려고 이 자리에 섰습니다.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Mă aflu azi aici pentru a oferi acest nou model.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Saya di sini hari ini untuk menawarkan Anda model baru tersebut.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Είμαι σήμερα εδώ για να σας προσφέρω αυτό το νέο πρότυπο.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Аз съм тук днес, за да ви предложа този нов модел.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.И сегодня я пришёл сюда, чтобы предложить эту новую модель.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.Сьогодні я прийшов сюди, щоб запропонувати цю нову модель.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.באתי לכאן היום כדי להציע לכם את אותו מודל חדש.
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.وأنا هنا اليوم لأقدم لكم هذا النموذج الجديد
Bugün size yeni bir model sunmak için buradayım.そのモデルは —
Bugün yapacağım şey sizlere bir önizleme sunmak, şu an üzerinde çalıştığım, bir sonraki sergiden.Heute gebe ich Ihnen eine Vorschau auf die nächste Ausstellung, an der ich arbeite, die heisst:
Bugün yapacağım şey sizlere bir önizleme sunmak, şu an üzerinde çalıştığım, bir sonraki sergiden.그래서 제가 오늘 하려는것은 여러분에게 제가 기획하고 있는 다음전시를 예고해드려고합니다.
Bugün yapacağım şey sizlere bir önizleme sunmak, şu an üzerinde çalıştığım, bir sonraki sergiden.Vandaag ga ik jullie een voorproefje geven van de volgende expositie waaraan ik werk.
Bugün yapacağım şey sizlere bir önizleme sunmak, şu an üzerinde çalıştığım, bir sonraki sergiden.מה שאעשה היום הוא לתת לכם סקירה של התערוכה הבאה עליה אני עובדת
Bugün yapacağım şey sizlere bir önizleme sunmak, şu an üzerinde çalıştığım, bir sonraki sergiden.و ما سأقوم بعمله اليوم هو أن أعرض لكم فكرة عامة عن المعرض القادم الذي أعمل عليه، و أسمه
Bugün yapacağım şey sizlere bir önizleme sunmak, şu an üzerinde çalıştığım, bir sonraki sergiden.今度の「デザインと柔軟性展」について ご紹介します 今度の「デザインと柔軟性展」について ご紹介します
Bu herkesin görevi, dünyaya dans etmek için bir sebep sunmak.Aber ich weiß das:
Bu herkesin görevi, dünyaya dans etmek için bir sebep sunmak.Ale viem toto:
Bu herkesin görevi, dünyaya dans etmek için bir sebep sunmak.Ale wiem to, że: obowiązkiem każdej osoby jest danie powodu światu do tańca.
Bu herkesin görevi, dünyaya dans etmek için bir sebep sunmak.Ik weet ook niet alles, Ik ben maar een kind.
Bu herkesin görevi, dünyaya dans etmek için bir sebep sunmak.Ma questo lo so:
Bu herkesin görevi, dünyaya dans etmek için bir sebep sunmak.Men detta vet jag: Det är allas ansvar att ge världen en anledning att dansa!
Bu herkesin görevi, dünyaya dans etmek için bir sebep sunmak.Nhưng mình biết điều này:
Bu herkesin görevi, dünyaya dans etmek için bir sebep sunmak.Tapi saya tahu: adalah tugas kita untuk berikan dunia ini, suatu alasan untuk menari
Bu herkesin görevi, dünyaya dans etmek için bir sebep sunmak.Но я знаю это:
Bu herkesin görevi, dünyaya dans etmek için bir sebep sunmak.ولكن هل أعرف ذلك :
Bu hizmetleri, her müşteri ile varılmış olan işbirliği anlaşmaları temelinde sunmaktayız.Svoje storitve nudi na osnovi sporazumov, ki urejajo pogoje sodelovanja s vsako stranko posebej.
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.A dla tej jest powinien, jako za lud, tak i sam za się ofiarować za grzechy.
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.a pre ňu je povinný, jako za ľud, tak i za seba donášať obeti za hriechy.
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.A pro ni povinen jest, jakož za lid, tak i za sebe samého obětovati oběti za hříchy.
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.Ấy bởi sự yếu đuối đó mà người buộc phải vì tội lỗi mình dâng của tế lễ, cũng như vì tội lỗi của dân chúng.
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.Ấy bởi sự yếu_đuối đó mà người buộc phải vì tội_lỗi mình dâng của tế_lễ , cũng_như vì tội_lỗi của dân_chúng .
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.Darum muß er auch, gleichwie für das Volk, also auch für sich selbst opfern für die Sünden.
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.E por esta razão deve ele, tanto pelo povo como também por si mesmo, oferecer sacrifício pelos pecados.
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.És ezért köteles, miképen a népért, azonképen önmagáért is áldozni a bûnökért.
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.Hij staat immers aan dezelfde verleidingen bloot en begrijpt hun problemen daarom heel goed.
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.in zaradi te mora kakor za ljudstvo tako tudi zase darovati za grehe.
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.이러므로 백성을 위하여 속죄제를 드림과 같이 또한 자기를 위하여 드리는 것이 마땅하니라
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.och, för denna sin svaghets skull, måste offra för sina egna synder likaväl som för folkets.
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.og for dens Skyld må frembære Syndoffer, som for Folket således også for sig selv
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.og for dens skyld må frembære syndoffer, som for folket, så og for sig selv.
Bundan ötürü, halk için olduğu gibi, kendisi için de günah sunusu sunmak zorundadır.proprio a causa di questa anche per se stesso deve offrire sacrifici per i peccati, come lo fa per il popolo