Ana içeriğe geç
Sözlük

sunmak ile cümle

sunmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bence görevimiz bilim ve sanatı bir araya getirmek ve birlikte sunmaktır.לעשות? אני חושבת שמשימתנו היא לפייס, למזג את המדעים והאמנויות, מפני שברגע זה
Bence görevimiz bilim ve sanatı bir araya getirmek ve birlikte sunmaktır.علينا فعله؟ أعتقد أن رسالتنا هي التوفيق، لإعادة توحيد العلم والفنون، لأن هناك إنقسام موجود
Bence görevimiz bilim ve sanatı bir araya getirmek ve birlikte sunmaktır.科学と芸術を 調和させ 再統合させる事だと思います
Bildirilen hepatit B ve C vakalarındaki zamansal eğilimler farklı tablolar sunmaktadır.14 5 indistintamente, una disponibilità non inferiore al 75 % (
Bildirilen hepatit B ve C vakalarındaki zamansal eğilimler farklı tablolar sunmaktadır.Allerdings sind keine spezifischen Daten für IDU verfügbar.
Bildirilen hepatit B ve C vakalarındaki zamansal eğilimler farklı tablolar sunmaktadır.Časové trendy v oznámených prípadoch hepatitídy B a C ukazujú rozdielne obrazy.
Bildirilen hepatit B ve C vakalarındaki zamansal eğilimler farklı tablolar sunmaktadır.Tendin†ele temporale în cazurile notificate de hepatit≤ B ªi C prezint≤ caracteristici diferite.
Bildirilen hepatit B ve C vakalarındaki zamansal eğilimler farklı tablolar sunmaktadır.Tidstrenderna för rapporterade fall av hepatit B och hepatit C ser olika ut.
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.Chúng tôi cũng hỏi danh tánh họ, đặng tâu cho vua biết các tên của những người quản suất chúng.
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.Chúng_tôi cũng hỏi danh_tánh họ , đặng tâu cho vua biết các tên của những người quản suất chúng .
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.우리가 또 그 두목의 이름을 적어 왕에게 고하고자 하여 그 이름을 물은즉
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.Sõt még neveiket is megkérdeztük tõlük, hogy tudassuk veled, hogy megírhassuk azon férfiak nevét, kik fejeik.
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.Vprašali smo jih tudi za njih imena, da tebi oznanimo, da bi zapisali imena mož, ki jim načelujejo.
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.Wij hebben hun namen genoteerd en die lijst bij deze brief gevoegd.
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.Още и за имената им попитахме, за да ти явим, и да запишем имената на мъжете, които им са на чело.
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.ואף שמהתהם שאלנא להם להודעותך די נכתב שם גבריא די בראשיהם׃
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.وسألناهم ايضا عن اسمائهم لنعلمك وكتبنا اسماء الرجال رؤوسهم.
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.又 問 他 們 的 名 字 、 要 記 錄 他 們 首 領 的 名 字 、 奏 告 於 王
Bilgine sunmak üzere önderlerinin kim olduklarını sana yazabilmek için adlarını da sorduk.又 問 他 們 的 名字 、 要記錄 他 們首領 的 名字 、 奏告 於 王
Birçok telefon şirketi hesaplı yurtdışı arama kodu numaraları sunmaktadırlar.De nombreuses entreprises proposent des indicatifs pour l’étranger bon marché.
Birçok telefon şirketi hesaplı yurtdışı arama kodu numaraları sunmaktadırlar.Många företag erbjuder förmånliga utlandsprefix.
Birçok telefon şirketi hesaplı yurtdışı arama kodu numaraları sunmaktadırlar.Muchas empresas ofrecen códigos económicos de acceso internacional.
Birçok telefon şirketi hesaplı yurtdışı arama kodu numaraları sunmaktadırlar.Useat yritykset tarjoavat edullisia ulkomaantunnuksia.
Birçok telefon şirketi hesaplı yurtdışı arama kodu numaraları sunmaktadırlar.Многие компании предлагают недорогие коды для международных телефонных вызовов.
Birçok telefon şirketi hesaplı yurtdışı arama kodu numaraları sunmaktadırlar.تعرض عديد من الشركات مكالمات هاتفية خارجية بأسعار رخيصة.
Birçok telefon şirketi hesaplı yurtdışı arama kodu numaraları sunmaktadırlar.拨打国际长途时,应了解使用什么前缀号码更加便宜。许多公司都提供廉价国际长途电话服务。请注意,国际长途话费取决于被呼叫国家。请务必调查了解最便宜的拨打方式。
Birlik, görme engelliler için faydalı bilgiler ve hizmetler de sunmaktadır.Elle offre également beaucoup d’informations utiles et des services aux malvoyants.
Birlik, görme engelliler için faydalı bilgiler ve hizmetler de sunmaktadır.Förbundet erbjuder även mycket nyttig information och tjänster till synskadade.
Birlik, görme engelliler için faydalı bilgiler ve hizmetler de sunmaktadır.La organización también ofrece información y servicios útiles a las personas con discapacidad visual.
Birlik, görme engelliler için faydalı bilgiler ve hizmetler de sunmaktadır.Liitto tarjoaa myös paljon hyödyllistä tietoa ja palveluita näkövammaisille ihmisille.
Birlik, görme engelliler için faydalı bilgiler ve hizmetler de sunmaktadır.Союз также предлагает множество полезной информации и услуг для слабовидящих и слепых.
Birlik, görme engelliler için faydalı bilgiler ve hizmetler de sunmaktadır.يقدم الاتحاد أيضاً الكثير من المعلومات المفيدة والخدمات للمكفوفين.
Birlik, görme engelliler için faydalı bilgiler ve hizmetler de sunmaktadır.视力障碍人士联合会致力于提高视力障碍人士的社会地位,并为视力障碍人士提供各种信息和服务。
Bir UUIM’nin temel işlevlerini sunmak amacıyla, ‘iş süreci’ kavramını benimsedik.Para presentar tales funciones, hemos adaptado el concepto de «proceso empresarial».
Bir UUIM’nin temel işlevlerini sunmak amacıyla, ‘iş süreci’ kavramını benimsedik.Pour présenter les fonctions opérationnelles d’un OND, nous avons adapté le concept de «business process».
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.I přineseš obět suchou, kteráž z těch věcí bude Hospodinu, a dáš ji knězi, kterýžto donese ji k oltáři.
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.I przyniesiesz ofiarę śniedną z tych rzeczy sprawioną Panu, i oddasz ją kapłanowi, a odniesie ją na ołtarz.
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.너는 이것들로 만든 소제물을 여호와께로 가져다가 제사장에게 줄 것이요 제사장은 그것을 단으로 가져다가
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.porterai al Signore l'oblazione così preparata e la presenterai al sacerdote, che la offrirà sull'altare
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.Traerás a Jehovah la ofrenda hecha de estas cosas y la presentarás al sacerdote, el cual la llevará al altar
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.והבאת את המנחה אשר יעשה מאלה ליהוה והקריבה אל הכהן והגישה אל המזבח׃
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.فتاتي بالتقدمة التي تصطنع من هذه الى الرب وتقدمها الى الكاهن فيدنو بها الى المذبح.
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.要 把 這 些 東 西 作 的 素 祭 、 帶 到 耶 和 華 面 前 、 並 奉 給 祭 司 帶 到 壇 前
Böyle yapılmış tahıl sunusunu RABbe sunmak için getirip kâhine vereceksin. Kâhin de onu sunağa götürecek.要 把 這些 東西 作 的 素祭 、 帶到 耶和華 面前 、 並奉 給 祭司 帶 到 壇前
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Acest fapt face ca tabloul european actual s≤ fie mai omogen decât în trecut.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Detta har gjort den europeiska situationen mer homogen än den tidigare varit.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Dette har nu givet et mere homogent billede på europæisk plan, end det tidligere har været tilfældet.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Ennek nyomán az európai helyzet mára egységesebb lett, mint valaha.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Esta situação produziu um quadro europeu mais homogéneo do que acontecia anteriormente.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Esto ha hecho que la situación europea actual sea más homogénea de lo que lo había sido tradicionalmente.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Euroopan kokonaistilanne on nyt yhtenäisempi kuin aikaisemmin.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Hierdoor is het algemene Europese beeld homogener geworden dan het in het verleden was.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Prävalenz während der letzten 30 Tage: über 1 Million.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Prévalence au cours de la vie: près de 11 millions de personnes, soit environ 3,5 % d’adultes européens
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Tako je slika stanja v Evropi zdaj tako enotna, kot še ni bila nikoli.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Tým sa teraz vytvoril homogénnejší európsky obraz ako kedykoľvek predtým v histórii.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.V důsledku toho je dnes obraz užívání konopí v Evropě více homogenní, než tomu bylo v minulosti.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.W efekcie w Europie panuje obecnie bardziej jednolita sytuacja niż to miało miejsce w przeszłości.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Αυτό είχε ως αpiοτέλεσµα µια piερισσότερο οµοιογενή ευρωpiαϊκή εικόνα αpiό ό,τι ίσχυε ιστορικά.
Bu durum, bugün Avrupa’da tarih boyunca olduğundan daha homojen bir tablo sunmaktadır.Употреба през последните 30 дни: над 1 млн.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod