Ana içeriğe geç
Sözlük

sunma ile cümle

sunma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.Jeźliby baranka ofiarował na ofiarę swoję, ofiarować go będzie przed obliczem Pańskiem.
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.Jos hän tuo uhrilahjanaan lampaan, niin tuokoon sen Herran eteen
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.만일 예물로 드리는 것이 어린 양이면 그것을 여호와 앞으로 끌어다가
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.Om det är ett får som han vill offra, så skall han ställa fram det inför HERRENS ansikte.
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.Se oferecer um cordeiro por sua oferta, oferecê-lo-á perante o Senhor;
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.Se presenta una pecora in offerta, la offrirà davanti al Signore
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.S`il offre en sacrifice un agneau, il le présentera devant l`Éternel.
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.Si trae un cordero como su ofrenda, lo presentará delante de Jehovah
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.Vì của lễ bằng chiên con thì phải dâng nó lên trước mặt Ðức Giê-hô-va,
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.Vì của lễ bằng chiên con thì_phải dâng nó lên trước mặt Ðức_Giê - hô-va ,
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.Εαν αρνιον προσφερη το δωρον αυτου, θελει προσφερει αυτο ενωπιον του Κυριου
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.Ако принесе агне, нека го принесе пред Господа.
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.Если из овец приносит он жертву свою, пусть представит ее пред Господа,
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.אם כשב הוא מקריב את קרבנו והקריב אתו לפני יהוה׃
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.ان قرّب قربانه من الضأن يقدمه امام الرب.
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.若 獻 一 隻 羊 羔 為 供 物 、 必 在 耶 和 華 面 前 獻 上
Eğer kuzu sunmak istiyorsa, RABbin önünde sunmalı.若 獻 一 隻 羊羔 為 供物 、 必 在 耶和華 面前 獻上
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Ako je koza njegovo darilo, naj jo daruje pred GOSPODOM;
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Als iemand een geit brengt als een offer voor de HERE,
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Dacă darul lui va fi o capră, s'o aducă înaintea Domnului.
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Er det en gjet han vil ofre, så skal han føre den frem for Herrens åsyn
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.E se a sua oferta for uma cabra, perante o Senhor a oferecerá;
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Hogyha kecskével áldozik valaki, azt is az Úr elé vigye.
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Ist aber sein Opfer eine Ziege und er bringt es vor den HERRN,
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Ja jos hänen uhrilahjansa on vuohi, tuokoon sen Herran eteen
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Jestliže pak koza byla by obět jeho, tedy bude ji obětovati před oblíčejem Hospodinovým.
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Jeźliby zaś koza była ofiarą jego, tedy ją ofiarować będzie przed obliczem Pańskiem.
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Kalau yang dipersembahkan seekor kambing, orang yang mempersembahkannya harus membawanya ke Kemah TUHAN
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Keď bude jeho obetným darom koza, bude ju obetovať pred Hospodinom.
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.만일 예물이 염소면 그것을 여호와 앞으로 끌어다가
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Likaledes, om någon vill offra en get, så skall han ställa fram denna inför HERRENS ansikte.
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Men hvis hans Offergave er en Ged, skal han bringe den hen for HERRENs Åsyn
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Nếu của lễ người bằng con dê cái , thì_phải dâng lên trước mặt Ðức_Giê - hô-va ,
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Nếu của lễ người bằng con dê cái, thì phải dâng lên trước mặt Ðức Giê-hô-va,
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Se la sua offerta è una capra, la offrirà davanti al Signore
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Si son offrande est une chèvre, il la présentera devant l`Éternel.
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı."Si su ofrenda es una cabra, la presentará delante de Jehovah
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.Εαν δε το δωρον αυτου ηναι εξ αιγων, τοτε θελει προσφερει αυτο ενωπιον του Κυριου
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.А ако приносът му е от коза, то да я принесе пред Господа.
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.А если он приносит жертву из коз, пусть представит ее пред Господа,
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.ואם עז קרבנו והקריבו לפני יהוה׃
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.وان كان قربانه من المعز يقدمه امام الرب.
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.人 的 供 物 若 是 山 羊 、 必 在 耶 和 華 面 前 獻 上
‹‹ ‹Eğer sunusu keçi ise, onu RABbin önünde sunmalı.人 的 供物 若是 山羊 、 必 在 耶和華 面前 獻上
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Als je zegt dat het goed smaakt, dan wil ik het officieel presenteren aan de chef.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Če se ti bo zdel okusen, ga hočem uradno predstaviti šefu.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Daca spui ca este bun, il voi prezenta bucatarului sef.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Jika kau bilang rasanya enak, lalu aku akan menghadiahkannya pada koki.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Nếu cậu nói là ngon, thì mình sẽ chính thức giới thiệu với bếp trưởng.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Om du säger att det smakar bra, så vill jag då officiellt presentera det för chefen.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Se dirai che è buono, allora voglio presentarlo ufficialmente allo chef.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Si tu trouves ça bon, je le présenterais officiellement au chef.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Wenn du sagst, dass es gut schmeckt, dann will ich es offiziell dem Chef präsentieren.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Αν μου πεις ότι είναι νόστιμο, τότε θέλω να το παρουσιάσω επίσημα στον σεφ!
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.Если скажешь, что получилось вкусно, официально представлю его шефу.
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum..אם תגידי שזה טעים, אני אציע את זה לשף
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum..إذا قلتِ أنه شهي، فسوف أقدمه رسميًا إلى الرئيس
Eğer tadı iyi dersen, o zaman resmen şefe sunmak istiyorum.必ず来いよ、な?
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.Da Elkana nu med hele sit Hus drog op for at bringe HERREN det årlige Offer og sit Løfteoffer,
Elkana RABbe yıllık kurbanını ve adağını sunmak üzere ev halkıyla birlikte Şiloya gitti.In ko je šel mož Elkana in vsa družina njegova, da prinese GOSPODU vsakoletno daritev in obljubo svojo,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod