Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Als we geen vitaminen leveren aan de gevangenen, begaan we een oorlogsmisdaad."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Dacă nu le dam prizonierilor vitamine, este o crimă de război."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Ha nem látjuk el a foglyokat vitaminokkal, akkor háborús bűnt követünk el!"
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Jeśli nie dostarczymy witamin więźniom, będzie to zbrodnia wojenna."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Jika kita tidak memasok vitamin kepada para tawanan, maka ini adalah kejahatan perang."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Když vězňům nebudeme dodávat vitaminy, je to válečný zločin."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'우리가 포로들에게 비타민을 주지 않으면, 그건 전쟁범죄야."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Om vi inte ger fångarna vitaminer, så begår vi ett krigsbrott."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Se não fornecermos vitaminas aos prisioneiros, cometemos um crime de guerra."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Se non diamo vitamine ai prigionieri, è un crimine di guerra."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Si no les damos vitaminas a los prisioneros, será un crimen de guerra".
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Si nous ne fournissons pas des vitamines aux prisonniers, c'est un crime de guerre. "
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Wenn wir den Gefangenen keine Vitamine geben, ist das ein Kriegsverbrechen."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Αν δεν παρέχουμε βιταμίνες στους φυλακισμένους, είναι έγκλημα πολέμου."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Ако не осигурите витамини на затворниците, извършвате военно престъпление."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Если мы не дадим заключенным витаминов, этот будет военное преступление."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'Якщо ми не забезпечимо вітамінами полонених, це буде військовим злочином."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'אם לא נספק ויטמינים לשבויים, זה פשע מלחמה."
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'وانهم ان لم يأتوا بالفيتامينات ويوزعوها على المساجين فان ذلك سيعد جريمة حرب
Eğer esirlere vitamin sağlamazsak, bu bir savaş suçu olur.'戦争犯罪になるぞ 翌朝には
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››A keby neopral a svojho tela by neumyl, ponesie svoju neprávosť.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Ako jih pa ne izpere in mesa svojega ne izkoplje, bo nosil krivico svojo.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››A pakli nezpéře roucha svého, a těla svého neumyje, tedy ponese nepravost svou.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Còn nếu người không giặt quần áo và không tắm, thì sẽ mang tội mình.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Còn nếu người không giặt quần_áo và không tắm , thì sẽ mang tội mình .
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Dacă nu-şi spală hainele, şi nu-şi scaldă trupul, îşi va purta fărădelegea lui.``
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Dersom han ikke tvetter sine klær og ikke bader sitt legeme, da skal han komme til å lide for sin misgjerning.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Hogyha meg nem mossa ruháit, sem a testét le nem mossa: viselje az õ vétségének terhét.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Kalau ia tidak melakukan itu, ia harus menanggung akibatnya
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››그가 빨지 아니하거나 몸을 물로 씻지 아니하면 죄를 당하리라
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Maar als hij zijn kleren niet wast en zich niet baadt, zal hij zelf de gevolgen van zijn zonde dragen."
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Ma se non si lava le vesti e il corpo, porterà la pena della sua iniquità»
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Mas, se não as lavar, nem banhar o seu corpo, levará sobre si a sua iniquidade
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Men hvis han ikke tvætter sine Klæder og bader sig, skal han undgælde for sin Brøde.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Men om han icke tvår sina kläder och icke badar sin kropp kommer han att bära på missgärning.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Mutta jos hän ei pese vaatteitansa eikä pese ruumistansa, joutuu hän syynalaiseksi."
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Pero si no los lava, ni lava su cuerpo, cargará con su culpa.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Si elle ne lave pas ses vêtements, et ne lave pas son corps, elle portera la peine de sa faute.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Sromoty żony brata twego nie odkryjesz: sromota brata twego jest.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Wo er seine Kleider nicht waschen noch sich baden wird, so soll er seiner Missetat schuldig sein.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››Αλλ' εαν δεν πλυνη αυτα μηδε λουση το σωμα αυτου, τοτε θελει βαστασει την ανομιαν αυτου.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››если же не вымоет одежд своих и не омоет тела своего, то понесет на себебеззаконие свое.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››И ако не ги изпере и не окъпе тялото си, тогава ще носи беззаконието си.
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››ואם לא יכבס ובשרו לא ירחץ ונשא עונו׃
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››وان لم يغسل ولم يرحض جسده يحمل ذنبه
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››但 他 若 不 洗 衣 服 、 也 不 洗 身 、 就 必 擔 當 他 的 罪 孽
Eğer giysilerini yıkamaz ve yıkanmazsa suçunun cezasını çekecektir.› ››但 他 若 不 洗 衣服 、 也 不 洗身 、 就 必 擔當 他 的 罪孽
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››(30:16) Mais s`il les annule après le jour où il en a eu connaissance, il sera coupable du péché de sa femme.
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››30:16 wird er's aber aufheben, nachdem er's gehört hat, so soll er ihre Missetat tragen.
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››(30:16) а если отвергнул их, после того как услышал, то он взял на себягрех ее.
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››Dar dacă nu le primeşte, după ce a trecut ziua în care le -a aflat, va fi vinovat de păcatul nevestei lui.``
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››Ha pedig azután teszi erõtelenekké azokat, minekutána hallotta vala: õ hordozza az õ bûnének terhét.
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››I mówił do nich Mojżesz: Przeczżeście żywo zachowali wszystkie niewiasty?
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››그러나 그 남편이 들은 지 얼마 후에 그것을 무효케 하면 그가 아내의 죄를 담당할 것이니라
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››Mas se de todo lhos anular depois de os ter sabido, ele levará sobre si a iniqüidade dela.
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››Si los anula algún tiempo después de haberse enterado, entonces él cargará con la culpa de ella.'
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››Εαν ομως ηκυρωσεν αυτα ρητως αφου ηκουσε, τοτε θελει βαστασει την αμαρτιαν αυτης.
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››Но ако ги унищожи някак по-после, след като ги е чул, тогава той ще носи нейния грях.
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››ואם הפר יפר אתם אחרי שמעו ונשא את עונה׃
Eğer onları duyduktan bir süre sonra engel olursa, kadının suçundan kocası sorumlu olacaktır.› ››فان فسخها بعد سمعه فقد حمل ذنبها.