Ana içeriğe geç
Sözlük

sucu ile cümle

sucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Aniž se ponížil před Hospodinem, jako se ponížil Manasses otec jeho, nýbrž on Amon mnohem více hřešil.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Han ydmygede sig ikke for HERRENs Åsyn, som hans Fader Manasse havde gjort, men Amon dyngede Skyld på Skyld.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.이 아몬이 그 부친 므낫세의 스스로 겸비함 같이 여호와 앞에서 스스로 겸비치 아니하고 더욱 범죄하더니
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Która rzekła do nich: Tak mówi Pan, Bóg Izraelski: Powiedzcie mężowi, który was posłał do mnie:
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Meg sem alázá magát az Úr elõtt, mint az õ atyja Manasse megalázta magát; hanem még sokasítá Amon a bûnt.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Nepokoril sa pred Hospodinom, ako sa pokoril Manasses, jeho otec, lebo on, Amon, hrešil o mnoho viac.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Non si umiliò davanti al Signore, come si era umiliato Manàsse suo padre; anzi Amòn aumentò le sue colpe
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.Pero nunca se humilló delante de Jehovah, como se humilló su padre. Al contrario, Amón añadió más a su culpa
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.И не смирился пред лицем Господним, как смирился Манассия, отец его;напротив, Амон умножил свои грехи.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.ולא נכנע מלפני יהוה כהכנע מנשה אביו כי הוא אמון הרבה אשמה׃
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.ولم يتواضع امام الرب كما تواضع منسّى ابوه بل ازداد آمون اثما.
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.不 在 耶 和 華 面 前 像 他 父 瑪 拿 西 自 卑 . 這 亞 們 所 犯 的 罪 、 越 犯 越 大
Ancak RABbin önünde alçakgönüllülüğü takınan babası Manaşşenin tersine, giderek suçunu artırdı.不 在 耶和華 面前 像 他 父瑪拿西 自卑 . 這亞們 所 犯 的 罪 、 越 犯 越大
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veModeli in kategorije kriminala se lahko prekrivajo, tako kot populacije, na katere se nanašajo.
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veMohou se překrývat, stejně jako se mohou překrývat i skupiny populace, jichž se týkají.
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veTypisk har undersøgelserne kigget på mønsteret af overtrædelser inden for kontrollerede befolkningsgrupper,
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veZarówno modele, jak i kategorie przestępstw mogą się pokrywać, podobnie jak populacje, których dotyczą.
Ancak, sistemik suçun konjonktürel bir yol izleyerek, belirli uyuşturucu pazarlarının uyuşturucu arz veZum Zusammenhang zwischen Drogenkonsum bzw. -handel und
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.A mãe dele foi encarcerada pelo crime de ser rica.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Az édesanyját bebörtönözték, csak mert vagyonos volt.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Hänen äitinsä joutui vankilaan rikoksenaan se, että oli liian vauras.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Jego matka została uwięziona za to, że była zamożna.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.젊은이의 어머니는 부유하다는 죄로 투옥되었습니다.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Mama lui a fost întemnițată pentru crima de a fi înstărită.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Mẹ anh đã bị tống giam như một cái giá -- phải trả cho tội giàu có.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Sa mère fut emprisonnée pour le prix de -- pour avoir commis le crime d'être riche.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Seine Mutter wurde eingesperrt, als Bestrafung für -- für das Verbrechen wohlhabend zu sein.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Sua madre è stata imprigionata e la sua colpa era essere ricca.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Su madre fue encarcelada por cometer el crimen de ser rica.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Zijn moeder werd gevangengezet omdat ze rijk was.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Його матір ув'язнили за те, що вона була багата.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Майка му е била хвърлена в затвора за цената от -- за престълението от това че е била богата.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.Мать попала в заключение в наказание за свое богатство.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.האם נאסרה באשמת היותה עשירה.
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.تم سجن والدته بثمن -- بسبب جريمة أنها ثرية
Annesi, zengin olmak suçundan hapse atılmış.投獄されました 母親は 2歳の彼と離れるにしのびなく
Arkadaşlarımızla ve ailemizle bir araya geldiğimizde ve ülkemizdeki şuçu tartıştığımızda,우리가 친구나 가족과 함께 우리 나라에서 벌어지고 있는 범죄
Arkadaşlarımızla ve ailemizle bir araya geldiğimizde ve ülkemizdeki şuçu tartıştığımızda,Wenn wir mit Freunden und Familie über Verbrechen in unserem Land diskutieren,
Arkadaşlarımızla ve ailemizle bir araya geldiğimizde ve ülkemizdeki şuçu tartıştığımızda,כשאנו יושבים במחיצת ידידים ומשפחה ומשוחחים על הפשע בארצנו,
Arkadaşlarımızla ve ailemizle bir araya geldiğimizde ve ülkemizdeki şuçu tartıştığımızda,عندما نجتمع مع الأهل والأصدقاء و نناقش الجريمة في بلدنا،
Arkadaşlarımızla ve ailemizle bir araya geldiğimizde ve ülkemizdeki şuçu tartıştığımızda,自分の国で起こった犯罪や 近所で起こった犯罪など 大事件の話はしますが
Artık, onunla hiç şansım kalmadı! - Atsana! - Hepsi senin suçun!¡Ya no podré estar con ella! - ¡Tíramela! - ¡Es tu culpa!
- Atsana! - Hepsi senin suçun!- 던져봐, 던져 - 책임져
Babamın suçu.Apa a hibás!
Babamın suçu.Cha của lỗi.
Babamın suçu.Det är pappas fel.
Babamın suçu.È colpa del papà.
Babamın suçu.Fars skyld.
Babamın suçu.Isin vika.
Babamın suçu.Papa z'n schuld.
Babamın suçu.Tátova vina.
Babamın suçu.To wina taty.
Babamın suçu.Ο μπαμπάς φταίει.
Babamın suçu.Это из-за папы.
Baţka ne iţle meţguldü bilemem ama, soruţturacak bilgisayar suçu bulamazsa manasýz bir unvan olacađý kesin.Nevím, co jiného měl na práci, ale určitě nejste "prokurátor počítačových zločinů" bez počítačového zločinu.
Baţka ne iţle meţguldü bilemem ama, soruţturacak bilgisayar suçu bulamazsa manasýz bir unvan olacađý kesin.Я не знаю, что еще он собирается,
Baţka ne iţle meţguldü bilemem ama, soruţturacak bilgisayar suçu bulamazsa manasýz bir unvan olacađý kesin.لا أعرف ما هي الأشياء الأخرى التي كان يقوم بها لكنك بالتأكيد لست مدّعياً على جرائم الحاسوب
Baţka ne iţle meţguldü bilemem ama, soruţturacak bilgisayar suçu bulamazsa manasýz bir unvan olacađý kesin.コンピューター犯罪を起訴したこともないような人は 完全に「コンピューター犯罪検察官」向きではないですよね。 従って仮に彼が検察官の座を拒否し続けたとしたら、 職員や部隊の中に任命できる人間はいない、
B-bu SENİN suçun değil, Winry.A culpa não é tua, Winry.
B-bu SENİN suçun değil, Winry.Det er ikke din fejl, Winry.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
sucu ile cümle - Sayfa 21 - sucu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App