Ana içeriğe geç
Sözlük

sucu ile cümle

sucu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Zanlılar hakkında ‘dolandırıcılık’ suçundan dava açıldı; ancak belgelere ilişkin işlem yapılmadı.Про «злочин» митця, якщо він був, нема свідоцтв навіть в судових протоколах.
Lombrosso, suçun insan doğasının bir karakter özelliği olduğunu savunan, var olan klasik okulu reddetmiştir.Ломброзо відкинув вчення класичної школи про те, що злочин є властивою рисою людської природи.
O suç sırasında suçüstü yakalandık ve engellendik.Під час арешту чинив спротив і був поранений.
Suçu mutlaka itiraf ettirme anlayışına dayanır.Відповівши, ні — визнала б свою провину.
(Amala'nın Suçu Ne?) adıyla yayına başladı.Змінила ім'я з Еміко (яп.
Bu tarihte hakkında 18 zimmet suçu bulunuyordu.На його совісті загалом 18 злочинів.
16 yaşında silahlı soygun suçundan ilk kez hapise girdi.У перший раз Джеймс був заарештований у віці 14 років за крадіжку.
Tutanağa "Kişi suçunu kabul etmiştir." notu düşülmüştür.Підтвердженням прийняття запиту є повідомлення: "Ваш запит прийнято!"
İnfazın çok kısa bir süre öncesinde gerçek katilin suçunu itiraf etmesiyle serbest kalmışır.Пізніше був виправданий, коли справжній вбивця зізнався у злочині.
Tom'un bir sonraki suçu onun sonu olacak.Наступний злочин Тома буде його останнім.
Suçum sizden daha akıllı olmam ki beni hiçbir zaman affetmeyeceksiniz.Můj zločin je to, že jsem chytřejší než ty, což je věc, kterou mi nikdy neodpustíš.
Çünkü Kur'an'da zina suçunun karşılığı olarak geçmeyen bu ceza hadislere dayandırılmaktadır.Korán (až na zabití, krádež a nevěru) nestanovuje za porušení svých pravidel žádné tresty.
Suçum insanları ne söyledikleri ve düşündükleri için yargılamak, nasıl göründüklerine göre değil.Mým zločinem je posuzování lidí podle toho, co říkají a co si myslí, a ne podle toho, jak vypadají.
Hırsız, hırsızlık suçunu yapan kişi.Kdo lže, ten krade.
Brian Meehan Guerin’i öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkûm edildi.Na doživotí za její vraždu byl odsouzen také Brian Meehan.
"Serenay'ın suçu ne?".A co Sereně udělala?
H410 Sucul ortamda uzun süre kalıcı, çok toksik etki.H410: Vysoce toxický pro vodní organismy, s dlouhodobými účinky.
Tecavüz bir insanlık suçu olarak kabul edilir.Nápravné znásilnění je považováno za zločin z nenávisti.
John Dudley vatan hainliği suçundan yargılandı ve idam edildi.Oba bratři byli svým soupeřem Johnem Dudleyem obviněni ze zrady a popraveni.
1 ve 14 yılları arasında bir tarihte, kocası Paullus isyan kışkırtıcısı olmak suçundan idam edildi.Někdy mezi rokem 1 a 14 byl její manžel popraven za účast v povstání.
(Amala'nın Suçu Ne?) adıyla yayına başladı.(Tzv. adamitské články jsou otištěny na str.
1932 - Al Capone, vergi kaçırma suçundan Atlanta'da hapse girdi.V roce 1931 byl Al Capone odsouzen za daňové úniky.
Mufasa, kardeşi Scar'ın kurduğu hain tuzak sonucu ölür, ama Scar bunun Simba'nın suçu olduğunu söyler.Mufasa zemřel a Scar namluvil Simbovi, že je to jeho vina.
Suçlunun suçunu asla yanına koymaz.Sebevražda však nikdy nemůže sejmout se zločince jeho vinu.
Ölüm cezası, bir devletin suçun karşılığı olarak bir mahkûmun hayatına son vermesidir.Trest smrti je odnětí života státem jako trest za spáchaný zločin.
Kişinin suçu işlediği kesinleşmişse toplantı kararı alınır ve ceza kararı oylamaya sunulur.Jakmile se zjistí, že nějaká osoba porušila pravidla, musí shromáždění navrhnout a následně odhlasovat pokutu.
Aslında bu Kim'in suçu değil, daha çok Meyer'in suçu.Jeho producentem tentokrát nebyl Cale, ale Mike Thorne.
Savaştan sonra mahkûm edildi ve vatana ihanet suçundan idam edildi.Je pak postaven před faraonův soud a za svou zradu odsouzen k pohřbení zaživa.
Bu savaş suçudur” diye belirtti.Prý šlo o trestný čin".
Ayrıca bölgede sivil halka karşı sayısız savaş suçu işlendi.Došlo též k řadě zločinů proti civilistům.
Savaş suçu işleme suçlamasıyla yakalanan Japon sanıkların davası, Aralık 1949'da Habarovsk'ta görüldü.Procesul japonezilor capturați acuzați de crime de război a fost organizat la Habarovsk în decembrie 1949.
Herod Antipas suçunu itiraf etti ve Caligula tarafından sürgüne gönderildi.Irod Antipa a mărturisit și Caligula l-a exilat.
Gece bir hırsızlık olursa ve hırsız suçu işlerken yakalanırsa, öldürülebilir.Dacă un hoț este descoperit în timp ce fură, va fi omorât.
Ben Harper iki adamı öldürmek suçundan idama mahkûm edilmiştir.Ben Harper este condamnat la spânzurătoare datorită comiterii unui jaf în care doi oameni au fost uciși.
16 Ekim 1793'te kraliçe Marie Antoinette vatan hainliği suçundan idam edildi.La 16 octombrie 1793, regina Maria Antoaneta a fost ghilotinată.
"Suçun Unsurları".Fata Iadului”.
Oradakiler mjaden işçileri Johnson'u bir hursiz ve katil suçuyla hüküm giyip asılmasını istemektedirler.Majoritatea radicalilor erau convinși că Johnson va fi condamnat și demis.
Suçu mutlaka itiraf ettirme anlayışına dayanır.El refuză să-și mărturisească vina.
1993 yılında gruptan arkadaşı, Euronymous lakaplı Øystein Aarseth'i öldürme suçundan hüküm giydi.În 1993 Count Grishnackh îl ucide pe Euronymous.
1968 - James Earl Ray, Martin Luther King Jr.'u öldürmek suçundan tutuklandı.4 aprilie: Martin Luther King, Jr. este asasinat de James Earl Ray.
Bu bir insanlık suçudur" demiştir.Acesta afirmă că „€œexistenta umană trebuie să fie o eroare”.
Bu saldırıların tamamı savaş suçu olarak değerlendirilmektedir.Violarea acestor legi ale războiului sunt considerate crime de război.
Onların hepsi yardakçılık suçuyla suçlanabilir miydi?"Ei sunt acuzați de ucidere din culpă”.
İç savaş esnasında, Beyaz ve Kızıl Orduların her ikisi de terör suçunu işlemişlerdir.Atât Roșii cât și Albii au practicat teroarea politică.
Muharrem Büyüktürk suçunu kabul etti.Jane și-a recunoscut vina.
Suçunu itiraf etti.El și-a mărturisit crima.
Katil suçunu itiraf etti.Criminalul și-a mărturisit crima.
1981 - Mark David Chapman, John Lennon'u öldürmek suçundan 20 yıl hapse mahkûm oldu.1981 – Mark David Chapmant húsz év börtönbuntetésre ítélték John Lennon meggyilkolásáért.
Söz konusu suçun cezası 8 günden 6 aya kadar hapis veya para cezasıdır. ...A büntetés 8 naptól 6 hónapig terjedő szabadságvesztés vagy pénzbüntetés..
Jay-Z'nin biri silah taşıma, diğeri de saldırı suçundan bekleyen iki ceza davası vardı.A munkálatok során két eljárás is folyt Jay-Z ellen, az egyik fegyverbirtoklásért, a másik bántalmazásért.
(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.(2) Azzal szemben, aki a bűncselekményt bűnszervezetben követte el, kitiltásnak is helye van.
1951 - Ethel ve Julius Rosenberg, Sovyetler Birliği için casusluk yapma suçundan idama mahkûm edildiler.1953 – Az Amerikai Egyesült Államokban kémkedésért kivégzik Ethel és Julius Rosenberget.
(Hayer duruşma sırasında suçunu itiraf etti.Az eljárás során beismerte bűnösségét.
Noah yalan söyleyerek suçu üstüne alır.Hazugságáért Wilson végez vele.
Sonunda Miles, 'Peter Quint, seni şeytan!' diye çığlık atıp suçunu itiraf eder.A fiú Quint hangjának kérésére hallgat egy darabig, majd kitör belőle egy kiáltás: „Peter Quint, te, ördög!”.
Oysa gerçekte bu suçu işleyen kişi bir bürokratın çocuğuydu.Most már biztosan benne, hogy ő volt a bankrablók beépített embere.
Aynı gün, soygunculuk suçundan 3 kişi daha asıldı.Az ügyben később három embert ítéltek el a gyilkosságért.
İrişki: Sucuk.Orosz: Izjunka.
Hiçbir suçu cezasız bırakmaz.Nem hagyja büntetlenül az engedetlenséget.
Cinayet suçundan mahkum edildi ve ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Bűnösnek találták és életfogytiglani börtönbüntetésre ítélték.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod