Yetmişlik Bir Subayın Hatıraları.Souvenir d'un Officier d'État-Major.
Artık binayı subaylar kullanmaktadır.Le bâtiment des officiers.
Tekne Simrishamn'daki İngiliz subayları alarak ve Borkum'da yakıt ikmali yaparak Gosport'a geri döndü.Le bateau est retourné à Gosport, ramassant les officiers britanniques à Simrishamn et ravitaillant à Borkum.
Rus subaylar saat 14:00'de Ławica Havaalanı'na ulaştılar ve komutayı devraldılar.Il est 14 h quand les officiers soviétiques débarquent à l'aéroport de Ławica.
Richard Oswalt Covey (d.1 Ağustos 1946) Emekli Hava Kuvvetleri Subayı ve Amerikan astronot. ^Richard Oswalt Covey dit Dick Covey est un astronaute américain né le 1er août 1946.
Gerçek kayıplar 452.720 erat ve subay, 3.867 parça top ve havandır.Son effectif total est de 32 467 fantassins, 3 341 cavaliers et 2 875 artilleurs, hommes du train et sapeurs.
Von Kleist, Sovyet tutsaklığında ölen en yüksek sayılan Alman subayıydı.Il a été le plus haut gradé allemand à mourir en captivité en Union soviétique.
15 Mart 1974'te bir grup yüksek rütbeli subay tarafından devlet başkanlığına getirildi.Le 27 mars 1915, il est nommé à l'État-major du Commandement suprême de l'armée allemande.
Kıta subaylığı yaptı.Il est sous-officier.
Hür Subaylar Hareketi içinde yer alan ikinci kuşaktandır.Il s’agit d’une police de seconde ligne, par chantier.
Duplicarius: Temel ücretin 2 katı maaş alan bir subay.Mais qui serait l agent double .
Benn artik Berlin'deki ünlü Charité hastanesinde hekim kökenli bir subay adayıdır.Elle est médecin urgentiste à l'hôpital de La Pitié à New York.
Subay ve Centilmen, orijinal adı "An Officer and a Gentleman" olan 1982 tarihli klasik film.Ainsi, par exemple, on le retrouvera dans le film Officier et gentleman, en 1982.
Bunlardan çoğu subay ve askerlerin eşidir.Cette troupe compte presque plus d'officiers que de soldats.
Komutan Baines bir subaya vurduğu için hapse yollanır.Bobby Fallon purge une peine en prison pour avoir agressé un policier.
1984 yılında Yedek Subay olarak askerlik hizmetini tamamladı.En 1984, il effectue son service militaire en tant qu'élève officier de réserve.
Kanıtlar üç yüksek rütbeli Alman subayından birinin katil olabileceğine işaret etmektedir.Il a indiqué avoir retrouvé les noms de trois sous-officiers allemands qui auraient pu jouer un rôle.
Bir subay tarafından komuta edilen en küçük birimdir.C'était le plus petit des grades d'officier donnés par le Vice Roi.
Cornicen'lerin işi subaylara sinyal selamı ve lejyona ses komutları vermekti.Dohäsan fait partie de ceux qui saluent le colonel et son expédition.
20 yaşında subay oldu.À 20 ans, il devient soldat.
1941'de subay olarak savaşa katıldı ve yaralanınca tekrar terhis edildi.En 1941, il est appelé au front où il est blessé puis démobilisé.
Kendisine kötü muamale eden komutan subayına el kaldırıp onunla çatışmaya girismiştir.Il parvient à se faire introduire auprès d'un officier supérieur mandaté pour discuter avec lui.
Sancak subayı asteğmen-yüzbaşı rütbesinde olabilir.Commandant adjoint du GMHM au grade de capitaine.
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.Plusieurs soldats sont exécutés.
1899 da subay olarak mezun oldu.En 1899, il est nommé Officier d'Académie.
Jervis: Londra Sığınağı'nda subay.Wilkins : policier londonien.
Babası Hava Kuvvetleri subayıydı.Son père est officier de l'armée de l'air soviétique.
Alfred Dreyfus, Yahudi asıllı Fransız subayıdır.Alfred Dreyfus, officier français victime de l'antisémitisme.
Burada bulunan İngiliz subaylar ve memurlar tutuklandı.Des soldats américains et britanniques y sont morts.
Cebecilerin en büyük subayına, Cebecibaşı adı verilirdi.Leur commandant était appelé le Cebecibaşı.
Trenle gelen 50 subay alıkonulur.Les cinq personnes montent dans ce train.
Çavuş, erlerle subay arasındaki ilişkileri düzenler.Une conjuration éclate parmi ses officiers.
Wilhelm Schepmann bir piyade subayı olarak Birinci Dünya Savaşı'nda yer aldı.Wilhelm Baur sert comme officier de carrière durant la Première Guerre mondiale.
Uçuş ekibi bir pilot ve bir radar subayından oluşur.L’équipage se composait d’un pilote et d’un copilote.
Subaylığa kadar yükseldi.Il est élevé au grade d’officier.
İngiliz ordusunda görevli subay olarak Tibet'te bulunmuş, daha sonra dünyayı gezmiş ve araştırmalar yapmıştır.Il a été officier de l'armée britannique en Inde et a effectué trois voyages d'exploration en Afrique.
Huzursuzluk sadece halkta değil subaylar arasında yaygındı.Comme d'habitude, les soucis ne viennent jamais seuls, mais par bataillons.
İngiliz subayı Nowill'in.Gower, officier de l’armée anglaise.
O ve birkaç Alman Ordusu subayı, işgal altındaki Polonya halkına sempati duydu.Él y otros oficiales sentían simpatía por el pueblo de la Polonia ocupada.
Emekli subay olarak, çoğunlukla tavsiye vererek çeşitli şekillerde aktif kaldı.Como un oficial retirado, se mantuvo activo de varias maneras, principalmente en el asesoramiento.
1979 ve 1983 yılları arasında, en az yedi üst düzey subaya Ulusal Polis dosyaları verildi.Entre 1979 y 1983, no menos de siete oficiales recibieron las principales carteras de la Policía Nacional.
Bu amaçla, savaş uçuşu eğitimine katılmaları için 1910'un sonlarında Avrupa'ya subaylar gönderildi.Para este propósito, se envió a oficiales a Europa a finales de 1910 para su formación como pilotos.
Ordu, subay Phocas'ı yeni lider olarak seçti ve Konstantinopolis'e yürüdü.El ejército eligió al oficial Focas como su nuevo líder y se dirigió hacia Constantinopla.
Subaylar, varlıklı Romalılardı fakat, askerler daha alt sınıftan Romalılardan oluşuyordu.Poseían caballería, pero los romanos eran superiores en aquel momento.
En iyi subaylarının çoğu yokolmuştu.Muchos de sus mejores oficiales también habían caído.
Rus subaylar saat 14:00'de Ławica Havaalanı'na ulaştılar ve komutayı devraldılar.Los oficiales rusos llegaron a las 2 pp. m. al aeropuerto de Poznań y tomaron el mando.
3. Muhafız Piyade Tugayı 36 subay ve 1060 erat.La 3ª Brigada de Infantería de la Guardia perdió 36 oficiales y 1.060 hombres.
Diğer Alman subaylar tarafından savunularak ifade vermeleri nedeniyle cezası 25 yıl olarak kısaltılmıştır.Sin embargo, el testimonio de otros oficiales alemanes logró que le redujeran la pena a 25 años.
Askeri akademiye katıldı ve, 1842 yılında subay olarak mezun oldu.Entró a la academia militar y se graduó en 1842 como oficial del ejército.
1975 yılından bu yana Thai Kraliyet Ordusu'nda kariyer subayı olarak görev yapmıştır.Desde 1989 ha servido como oficial de carrera en el Real Ejército Tailandés.
2. Muhafız Piyade Tugayı 39 subay ve 1.076 erat.La 2ª Brigada de infantería de la Guardia perdió 39 oficiales y 1.076 hombres.
Fakat Prenses Phani bir İspanyol subay olan Don Carlos'a aşıktır.La prometida, en realidad, está enamorada del soldado Don Carlos.
Cenaze törenine binlerce bölge sakini yanı sıra askerler ve askerlerin subayları da katıldı.En entierros de personas de alto rango puede haber además de soldados, oficiales también.
Yetmişlik Bir Subayın Hatıraları.Memorias de un soldado.
Ertesi gün Prusyalı subaylar bir gece baskını yapılmasını tavsiye ettiler.Un día después, los prusianos se batieron en retirada.
Tabii ki bunu üst düzey subaylar içinde büyük çapta bir değişiklik izledi.También le siguió un cambio a gran escala de oficiales en jefe.
Daha sonra subay olur.Pronto se convierte en oficial.
Eğitimi sırasında hedefini değiştirdi ve bir piyade subayı oldu.Durante su formación consiguió convertirse en un oficial de infantería.
Haziran 1905'te zırhlının personeli subaylara karşı ayaklandı.En febrero de 1905, las reservas de hombres del ejército japonés se habían agotado.
Bundan kısa bir süre sonra adaya altı subay daha gönderildi.Pronto llegarían seis nuevos Toa a la isla...