subay ile cümle

subay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Veteriner Teşkilatı üyeleri, yetkili bir subay ve AMEDD personeli olarak orduya alnır.The Veterinary Corps is supported by warrant officer and enlisted AMEDD personnel.
Aslerlik Şubesine başvurup süvari yedek subay okuluna kabul edilmiştir.He was allocated to the Army Reserve and applied for the Officer Cadet School.
Erikli Baskını Aydın'da bulunan İngiliz istihbarat subayı tarafından protesto edildi.The raid was protested by the British intelligence officer in Aydın.
1945) 1893 - Matthias Kleinheisterkamp, Alman SS subayı (ö.1851) 1945 – Matthias Kleinheisterkamp, German SS officer (b.
Chernigov’da bir subay ailesinin çocuğu olarak dünyaya geldi.He was born in Chernigov the son of an infantry officer.
İsyana katılan tüm subaylar asılarak ve kurşuna dizilerek idam edilir.They demanded that the policemen involved in the shooting be prosecuted and executed.
Gidl’in babası Avusturya-Macaristan Ordusunda subaydı.Geidl's father was an officer in the Austro-Hungarian Army based in Kotor.
Çok sayıda subay Fransa'dan gelen mülteci Kafkasyalılar idi.Many industrial workers were immigrants from Europe.
Kırgız subay görevde olduğunu, görevde iken Kırgızca konuşamayacağı cevabını verir.He screams at the officer that he still is not safe.
Hıristiyan halk, evlerinden subaylara ateş ediyor.Schools were looted and civil servants shot in their offices.
Babası Kızıl Ordu'da subay olduğundan çeşitli taşra okullarında okudu.Sent to a Red Army officer's academy, he served in several battles.
Artık binayı subaylar kullanmaktadır.The building is now occupied by offices.
Ancak gerçekte bu subaylar Ruslar değil Almanlar tarafından katledilmiştir.It was carried out primarily by German forces and collaborators, German and non-German.
Bu müzakereler sırasında elçi Türk subaylardan birisine bir tokat atıldı.During this action, an employee of one of the county commissioners was killed.
Bu görevinden sonra subaylık sınıfına yükseldi.He was then elevated to the officier class after his space mission.
O sadece İngiltere'den gelmiş bir çok genç subay olduğunu duymuştum.She had heard that he was a very young officer who had just come from England.
Ilk adam geldi, o bir zamanlar konuşurken görmüştü büyük bir subaydı onun babası.The first man who came in was a large officer she had once seen talking to her father.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Perhaps she will improve as she grows older," the officer's wife said good- naturedly.
"Ben ön kapıda bekleyen bir müfettiş ve iki subay var.""I have an inspector and two officers waiting at the front door."
Subay kapıya alamadan Şapkacı gözden kaybolmuştu.Hatter was out of sight before the officer could get to the door.
Son olarak, bir subay ülkenin ilk göç prosedürü için göndermek istenir.Finally, an officer is challenged to submit to the country's very first immigration procedure.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.The man who ran it was an ex-army officer.
Ordumuzun bütün subaylarına görev düşüyor.This is even the duty of all officers of the army.
Çok küçük bir subay grubu...A very small group of officers ...
Çavuş,subayın yarasıyla ilgilenin.Sergeant, take care of the airman's wounds.
Dirseğinden vurulmuşsın, subayım.The wound is in the elbow, airman.
- Bir İngiliz subayı ve askeri.- A British officer and his airman.
Çavuş Wolfgang Strunk ve Emniyet Subayı Joseph Schwartz.Sergeant Wolfgang Strunk Airman Josef Schwartz.
Ben bir İngiliz subayıyım ve emirlerimi senden alacak değilim!I'm a British officer and I have no intentions of taking orders from you.
Ben Kraliyet Hava Kuvvetlerinde bir İngiliz Subayıyım ve Smith de benim yardımcı pilotum.I'm a British Officer in Her Majesty's Royal Marines, and Smith here is my airman.
Şimdi emir subayını dinle ve silahını indir.Now listen to your commanding officer and put down your gun.
Ben bir İngiliz Subayıyım.Drop you guns! I'm a British Officer.
Benim hayatımı kurtarmana rağmen ... 2 Subayı öldürmek büyük bir suçtur.Though you saved my life... but you killed 2 officers. That's a serious crime
"ve 20 üst-rütbeli subay ortaya çıkacak Chávez hükümetine karşı konuşacaklar,""and 20 high-ranking officers will appear speaking against the Chávez government,
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.and Zadok, a young man mighty of valor, and of his father's house twenty-two captains.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Of Naphtali one thousand captains, and with them with shield and spear thirty-seven thousand.
Davut binbaşılara, yüzbaşılara ve subaylarına danıştı.David consulted with the captains of thousands and of hundreds, even with every leader.
Sanheribin subayları RAB Tanrıya ve kulu Hizkiyaya karşı daha birçok şey söylediler.His servants spoke yet more against Yahweh God, and against his servant Hezekiah.
Birlik, yüksek rütbeli yerli ve yabancı subay ve generalleri karşılama törenlerinde görev yapacak.It will be used to welcome high-ranking international and domestic officials and generals.
BH'li subaylar NATO'nun Afganistan'daki güvenlik güçlerine katıldılarBiH officers to join NATO's security forces in Afghanistan
Şüpheliler arasında düzinelerce askeri yetkili ve emekli yüksek rütbeli subaylar da yer alıyor.Dozens of military officials and retired high-ranking officials are among the suspects.
Şubay ayından bu yana ülke, Musul Havaalanında 120 askerlik bir geri hizmet birimi bulunduruyor.Since February, the country has had 120 non-combat troops, stationed at Mosul Airport.
Sonraki yıllarda avukatlık yapmaya başlayan Rimet, subay olarak 1.Rimet later became a lawyer and fought in World War I as an officer.
Çoğunlukla "Vukovar Üçlüsü" olarak anılan eski Sırp subayları suçsuz olduklarını iddia ettiler.The former Serb officers -- often referred to as the "Vukovar Three" -- have pleaded not guilty.
Sağlık görevlilerine işkence yapmakla suçlanan dokuz Libyalı subay Haziran 2005'te beraat etti.Nine Libyan officers charged with torturing the medics were acquitted in June 2005.
Bu subaylar 1 Temmuz itibariyle yeni görevlerini başına geçtiler," dedi.These officers showed up on their new jobs on 1 July."
Misyonun bir büyükelçi ve altı ordu subayından oluşacağı bildiriliyor. [NATO]The mission will reportedly include an ambassador and six military officers. [NATO]
Misyonun bir büyükelçi ve altı ordu subayından meydana geleceği bildiriliyor.The mission will reportedly include an ambassador and six military officers.
Başlangıçta, ortak iddianameye dördüncü bir eski Bosnalı Sırp subayı, Momir Nikoliç de dahildi.The joint indictment initially included a fourth former Bosnian Serb officer, Momir Nikolic.
Bir ordu subayı kayıp roketleri askeri polise bildirmesine rağmen bu konuda bir şey yapılmadı.An army officer reported the missing rockets to the military police, but no action was taken.
Bullard daha önce Deniz Piyade Hava Operasyonları komutan subayı olarak görev yapmıştı.He previously served as the commanding officer of Marine Air Operations.
ICTY, eski Sırp subayının Vukovar cinayetlerinden cezasını üçe katladıICTY triples ex-Serb officer's sentence over Vukovar killings
O dönemde Sljivancanin de o tugayda güvenlik subayı olarak görev yapıyordu.At the time, Sljivancanin was a security officer of that brigade.
Bingazi'de bir isyancı ordu subayı Libyalı kadınlara silah kullanmasını öğretiyor. [Reuters]A rebel army officer teaches Libyan women how to use weapons in Benghazi. [Reuters]
Miloyciç, "Bu safhada bizden sadece bireysel kurmay subayları göndermemiz istendi."At this stage, we have been asked to send only the individual staff officers.
Bir diğer subay da Katar'daki Koalisyon Güçleri Karargahında çalışacak.Another officer will be working at the Coalition Forces Headquarters at Qatar.
Balkan ülkelerinden subaylar Kabil'deki NATO eğitiminde görev alacak. [Reuters]Balkan officers will be involved in NATO-led training in Kabul. [Reuters]
Üç subay şu anda gözaltında tutuldukları Lahey'de mahkeme gününü bekliyor.The three are currently in custody at The Hague, awaiting trial.
Karadağlı subay ve askerler yakında eğitim görmek üzere ABD'ye gönderilebilirler.Montenegrin officers and soldiers may soon be heading to the United States for training.
Romanya Donanması subayları, sualtı taarruz birliğinden de gururla bahsediyor.Romanian Navy officers speak also with pride about their combat divers unit.

İlgili Sayfalar