Ilk adam geldi, o bir zamanlar konuşurken görmüştü büyük bir subaydı onun babası.كان الرجل الأول الذي جاء ضابط كبير في رأته مرة واحدة التحدث معها الأب.
Ilk adam geldi, o bir zamanlar konuşurken görmüştü büyük bir subaydı onun babası.父親。 彼は疲れて見えたと悩んで、彼は彼女を見たときに彼がように、彼はほとんどびっくりした
İtaat etmek durumundasınız. Şimdi emir subayını dinle ve silahını indir.Θα πρέπει να σας υπακούσει. "κου τον Διοικητής σου και κατέβασε το όπλο.
Kızıl Ordu'da subaylar ve generaller var... ...benim bölüğümde amirler ve üstler yok.Rudou armádu řídí plukovníci a generálové. Moje kolona nemá žádné vůdce ani podřízené.
Kurmay subayları araştırıyormuşsun. -Binbaşı Armstrong. -Ha?Olette käsittääkseni tutkinut ylempää päällystöä, majuri Armstrong.
Kurmay subayları araştırıyormuşsun. -Binbaşı Armstrong. -Ha?Rozumiem, że sprawdzał pan starszą kadrę oficerską, majorze Armstrong.
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.Creo que ha estado investigando a personal de rango superior,
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.Jag har hört att du har kollat upp generalstaben...
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.Jeg hører, at du har tjekket overordnede ...
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.So che sta controllando gli ufficiali più anziani,
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.Soube que andou a investigar os oficiais superiores,
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.Έμαθα ότι ελέγχετε τα ανώτερα στελέχη,
Kurmay subayları araştırıyormuşsun.Насколько я понял, вы проверяли старший служебный состав,
Levazım subayıydım. Savaştan anlarım.Познавам войната.
Levazım subayıydım.Vím, co je válka.
Levazım subayıydım.Οικονόμος.
Muzaffer İspanya ordusunun bir subayını öldürecek kadar cesur musunuz?Na co čekáte? Troufněte si zabít důstojníka slavné španělské armády!
Muzaffer İspanya ordusunun bir subayını öldürecek kadar cesur musunuz?Nie ma przejścia, towarzysze. Niech żyje Hiszpania!
Muzaffer İspanya ordusunun bir subayını öldürecek kadar cesur musunuz?Počakajte, tovariši. Naj živi Španija!
Muzaffer İspanya ordusunun bir subayını öldürecek kadar cesur musunuz?Τολμάς να σκοτώσεις έναν στρατηγό από τον ένδοξο Ισπανικό στρατό!
Muzaffer İspanya ordusunun bir subayını öldürecek kadar cesur musunuz?Какво чакате още? Предизвикателство е да убиеш офицер от славната испанска армия!
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.af Naftali 1.000 Førere, fulgt af 37.000 Mænd med Skjold og Spyd;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.av Naftali ett tusen hövitsmän, och med dem trettiosju tusen, väpnade med sköld och spjut;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.A z pokolenia Neftalimowego książąt tysiąc, a z nimi z tarczami i z kopijami trzydzieści i siedm tysięcy.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.de Naftali, mil chefes, e com eles trinta e sete mil com escudo e lança;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.De Neftalí, 1.000 principales, y con ellos 37.000 con escudo y lanza
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.De Nephthali, mille chefs, et avec eux trente-sept mille, portant le bouclier et la lance.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Din Neftali, o mie de căpetenii, şi cu ei treizeci şi şapte de mii, cari purtau scutul şi suliţa.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.In od Neftalija tisoč poveljnikov, in ž njimi nosečih ščit in sulico sedemintrideset tisoč.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.납달리 중에서 장관 일천명과 방패와 창을 가지고 함께한 자가 삼만 칠천명이요
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Nafthali [nemzetségé]bõl ezer fõember vala; és õ velek paizszsal s kopjával harminczhétezer vala.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.og av Naftaii tusen høvedsmenn og med dem syv og tretti tusen mann med skjold og spyd;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Van de stam van Naftali kwamen duizend officieren en 37.000 manschappen, uitgerust met schilden en speren.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Về Nép-ta-li, có một ngàn quan cai, với ba vạn bảy ngàn người cầm khiên cầm giáo theo mình.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Về_Nép - ta-li , có một_ngàn quan cai , với ba vạn bảy ngàn người cầm khiên cầm giáo theo mình .
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.von Naphthali tausend Hauptleute und mit ihnen, die Schild und Spieß führten, siebenunddreißigtausend;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Z Naftaliho veliteľov tisíc a s nimi ozbrojených veľkým štítom a kopijou tridsaťsedem tisíc.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Z Neftalímova pak pokolení knížat tisíc, a s nimi pavézníků a kopidlníků třidceti a sedm tisíc.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.Και εκ του Νεφθαλι, χιλιοι αρχηγοι, και μετ' αυτων θυρεοφοροι και λογχοφοροι τριακοντα επτα χιλιαδες.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.из колена Неффалимова тысяча вождей и с ними тридцать семь тысяч с щитами икопьями;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.от Нефталима, хиляда началници, и с тях тридесет и седем хиляди щитоносци и копиеносци;
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.ומנפתלי שרים אלף ועמהם בצנה וחנית שלשים ושבעה אלף׃
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.ومن نفتالي الف رئيس ومعهم سبعة وثلاثون الفا بالاتراس والرماح.
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.拿 弗 他 利 支 派 、 有 一 千 軍 長 、 跟 從 他 們 拿 盾 牌 和 槍 的 、 有 三 萬 七 千 人
Naftaliden 1 000 subay ile kalkan ve mızrak taşıyan 37 000 kişi.拿弗他利 支派 、 有 一千 軍長 、 跟從 他 們拿 盾牌 和 槍的 、 有 三 萬 七千 人
Nasıl olur da beş subayı öldürüp idama mahkum edilmezsin?Come puoi avere ucciso cinque ufficiali, e non essere stato condannato a morte?
Nasıl olur da beş subayı öldürüp idama mahkum edilmezsin?Como é que matas cinco agentes e não és condenado à morte?
Nasıl olur da beş subayı öldürüp idama mahkum edilmezsin?¿Cómo puede ser que mates a cinco oficiales y no te condenen a muerte?
Nasıl olur da beş subayı öldürüp idama mahkum edilmezsin?Hur kunde du döda fem officerare och undslippa dödsstraffet?
Nasıl olur da beş subayı öldürüp idama mahkum edilmezsin?Hvordan kunne du dræbe fem officerer og undgå dødsstraf?
Nasıl olur da beş subayı öldürüp idama mahkum edilmezsin?Jak to jest, że zabijasz pięciu oficerów i unikasz kary śmierci?
Nasıl olur da beş subayı öldürüp idama mahkum edilmezsin?Tapoit viisi upseeria. Miksi et saa kuolemantuomiota?
Nasıl olur da beş subayı öldürüp idama mahkum edilmezsin?Πώς γίνεται να σκότωσες 5 αξιωματικούς, και να μην καταδικάστηκες σε θάνατο;
Nasıl olur da beş subayı öldürüp idama mahkum edilmezsin?Как это так - ты убил пятерых офицеров, но тебя не приговорили к смерти?
Ne tesadüf ki, benim, Envy'nin dönüştüğü subay ordunun Isval'e müdahalesine karşı çıkan ılımlı bir subaydı.Och soldaten som jag, Envy, förvandlade mig till- -var nån som var emot insatsen i Isval.
Ne tesadüf ki, benim, Envy'nin dönüştüğü subay ordunun Isval'e müdahalesine karşı çıkan ılımlı bir subaydı.Og officeren som jeg, Envy, forvandlede mig til, - - var en, der var imod aktionen i Isval.
Ne tesadüf ki, benim, Envy'nin dönüştüğü subay ordunun Isval'e müdahalesine karşı çıkan ılımlı bir subaydı.Sitten muutin itseni maltilliseksi upseeriksi- -joka vastusti armeijan väliintuloa Isvalissa.
Ne tesadüf ki, benim, Envy'nin dönüştüğü subay ordunun Isval'e müdahalesine karşı çıkan ılımlı bir subaydı.Y da la casualidad que el oficial en que me convertí era un moderado, contrario a la intervención militar.
Ölümler olacak" "ve 20 üst-rütbeli subay ortaya çıkacak Chávez hükümetine karşı konuşacaklar,""and 20 high-ranking officers will appear speaking against the Chavez government,
Ölümler olacak" "ve 20 üst-rütbeli subay ortaya çıkacak Chávez hükümetine karşı konuşacaklar,""Och 20 höga officerare kommer och de uttalar sig mot Chávez regering