subay ile cümle
subay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.מרכבת פרעה וחילו ירה בים ומבחר שלשיו טבעו בים סוף׃
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.مركبات فرعون وجيشه القاهما في البحر. فغرق افضل جنوده المركبيّة في بحر سوف.
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.法 老 的 車 輛 、 軍 兵 、 耶 和 華 已 拋 在 海 中 、 他 特 選 的 軍 長 、 都 沉 於 紅 海
‹‹Denize attı firavunun ordusunu, Savaş arabalarını. Kızıldenizde boğuldu seçme subayları.法老 的 車輛 、 軍兵 、 耶和華 已 拋 在 海中 、 他 特選 的 軍長 、 都 沉 於 紅海
Dirseğinden vurulmuşsın, subayım.Csak a könyököd sérült meg, tizedes.
Dirseğinden vurulmuşsın, subayım.Du är sårad i armbågen, furir.
Dirseğinden vurulmuşsın, subayım.Ha sido herido en el codo, soldado.
Dirseğinden vurulmuşsın, subayım.Je bent gewond aan je elle boog.
Dirseğinden vurulmuşsın, subayım.Kau terluka di siku, penjaga.
Dirseğinden vurulmuşsın, subayım. Sadece dirseğinden.De er blevet såret i albuen, Overkonstabel.
Dirseğinden vurulmuşsın, subayım. Sadece dirseğinden.,אתה פצוע במרפק .רב"ט. במרפק
Dirseğinden vurulmuşsın, subayım. Sadece dirseğinden.، الإصابة في المرفق أيها الطيار . في المرفق
Dirseğinden vurulmuşsın, subayım.Έχεις τραυματιστεί στον αγκώνα, Overkonstabel.
Dirseğinden vurulmuşsın, subayım.Раната е на коляното женчо.
Dirseğinden vurulmuşsın, subayım.Те са били ранени в лакътя, над Konstabel.
Fabrikada bir grup subay iyi direniyor!Pomožte nám, soudruzi! Skupina důstojníků se zabarikádovala u továrny!
Fabrikada bir grup subay iyi direniyor!Μια ομάδα στρατιγών έχει σκάψει στον μύλο!
Fabrikada bir grup subay iyi direniyor!Другари, помогнете ни! Група офицери са се окопали в мелницата!
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.A Cádok, mládenec, udatný muž, a dom jeho otca, velitelia, dvadsiati a dvaja.
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.A Sádoch mládenec rek udatný, a z domu otce jeho knížat dvamecítma.
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.A Sadok młodzieniec, rycerz mężny, i z domu ojca jego książąt dwadzieścia i dwóch.
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.És az ifjú Sádók, a ki igen erõs vala, és az õ atyja házából huszonkét fõember.
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.et Tsadok, vaillant jeune homme, et la maison de son père, vingt-deux chefs.
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.e Zadoque, ainda jovem, homem valente, com vinte e dois príncipes da casa de seu pai;
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.Inoltre Ioiadà, capo della famiglia di Aronne, e con lui tremilasettecent
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.in Zadok mladenič, hrabri junak, in iz družine očeta njegovega dvajsetindva poveljnika.
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.ja Saadok, nuorukainen, sotaurho, perhekuntinensa, kaksikymmentä kaksi päällikköä;
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.또 젊은 용사 사독과 그 족속의 장관이 이십 이명이요
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.Lại có Xa-đốc , là kẻ trai_trẻ mạnh_dạn , và với người có hai_mươi_hai trưởng của nhà cha người .
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.Lại có Xa-đốc, là kẻ trai trẻ mạnh dạn, và với người có hai mươi hai trưởng của nhà cha người.
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.og likeså Sadok, en ung djerv stridsmann med sin familie, to og tyve høvedsmenn;
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.og Zadok, en ung, dygtig Kriger, med sit Fædrenehus, 22 Førere;
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.Ook Zadok kwam, een jongeman met veel moed, samen met 22 familieleden, allemaal officieren.
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.så ock Sadok, en tapper yngling, med sin familj, tjugutvå hövitsmän;
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.şi Ţadoc, tînăr viteaz, şi casa tatălui său, douăzeci şi două de căpetenii.
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.También Sadoc, un joven valiente, con 22 jefes de su casa paterna
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.Zadok, ein junger streitbarer Held mit seines Vaters Hause, zweiundzwanzig Oberste;
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.και Σαδωκ, νεος δυνατος εν ισχυι, και εκ του οικου του πατρος αυτου εικοσιδυο αρχηγοι.
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.и Садок, мужественный юноша, и род его, двадцать два начальника;
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.и Садок силен и храбър младеж, и от бащиния му дом двадесет и двама началника;
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.וצדוק נער גבור חיל ובית אביו שרים עשרים ושנים׃
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.وصادوق غلام جبار بأس وبيت ابيه اثنان وعشرون قائدا.
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.還 有 少 年 大 能 的 勇 士 撒 督 . 同 著 他 的 有 族 長 二 十 二 人
Genç yiğit Sadokla ailesinden 22 subay.還有 少年 大能 的 勇士 撒督.同著 他 的 有 族長 二十二 人
Hmm, bir kadın subay...Hmm ... en kvindelig officer.
Hmm, bir kadın subay...Hmm... En kvinnlig officer...
Hmm, bir kadın subay...Kobieta oficer...
Hmm, bir kadın subay...Naisupseeri...
Hmm, bir kadın subay...Oh, un ufficiale donna.
Hmm, bir kadın subay...Uma mulher oficial...
Hmm, bir kadın subay...Vaya, una mujer oficial...
Hmm, bir kadın subay...Γυναίκα αξιωματικός.
Hmm, bir kadın subay...Женщина-офицер...
Ilk adam geldi, o bir zamanlar konuşurken görmüştü büyük bir subaydı onun babası.Az első ember, aki bejött egy nagy tiszt ő egyszer látta beszélt vele apja.
Ilk adam geldi, o bir zamanlar konuşurken görmüştü büyük bir subaydı onun babası.De eerste man die kwam was een grote officier ze ooit had gezien met haar te praten vader.
Ilk adam geldi, o bir zamanlar konuşurken görmüştü büyük bir subaydı onun babası.Den första mannen som kom in var en stor officer hade hon en gång sett att prata med henne far.
Ilk adam geldi, o bir zamanlar konuşurken görmüştü büyük bir subaydı onun babası.Den første mand, der kom i var en stor officer, hun engang havde set tale med hende far.
Ilk adam geldi, o bir zamanlar konuşurken görmüştü büyük bir subaydı onun babası.Der erste Mann, der in kam, war ein großer Offizier sie einmal gesehen hatte mit ihr zu reden Vater.
Ilk adam geldi, o bir zamanlar konuşurken görmüştü büyük bir subaydı onun babası.El primer hombre que llegó era un oficial de grandes que había visto una vez a hablar con ella padre.
Ilk adam geldi, o bir zamanlar konuşurken görmüştü büyük bir subaydı onun babası.Ensimmäinen mies, joka tuli oli suuri upseeri hän kerran oli nähnyt puhu hänelle isä.