Ana içeriğe geç
Sözlük

subay ile cümle

subay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
1913 yılında subaylık sınavını geçti.1913 zložil prvú štátnu skúšku.
1949 yılında Genelkurmay Başkanlığı'na stajyer kurmay subay olarak atandı.V roku 1940 bol menovaný do funkcie zástupcu náčelníka generálneho štábu.
II. Dünya Savaşı'nda ise Karargâh Subayı olarak Adolf Hitler'in en yakınında görev yapmıştır.Počas druhej svetovej vojny patril k najbližším Hitlerovym vojenským poradcom.
Lipova'daki subayların maaşlarını ulaştıracaklardı.Velil cisárskym vojenským postaveniam na Liptove.
Ekim 1943’te, Himmler, Poznan’da toplanan kıdemli Nazi subaylarına bir konuşma yaptı.4. októbra 1943 mal H. Himmler prejav k dôstojníkom Schutzstaffel (SS) v okupovanej Poznani.
Seyrüsefer Silah sistem subayı (SSS)Spoločnosť Artileria s.r.o.
Sonuç olarak, sorumlu subay görevden alınır ve Kaptan Panov'un da rütbesi düşürülür.Uradniki na dolžnosti so bili odstranjeni in kapitan Panov je bil degradiran.
Bu taburlardan biri kısa süre içinde tüm subayların kaybetti.Pri takem načinu napada so v nekaj minutah izginili celi bataljoni.
Başka subaylar da onların yanına gelirler.Odpeljali me bodo skupaj s častniki.
1. Tabur'un emir subayı olarak görev yaptı.Postala je namestnica komisarja 1. bataljona.
I.Dünya Savaşı esnasında tabur karargâh subayıydı ve üç kere yaralandı.Med prvo svetovno vojno je služil kot častnik baterije, pri čemer je bil dvakrat ranjen.
Sabah olunca başlarındaki subayla temasa geçtik.Zgodaj se je pričel ukvarjati s časnikarstvom.
Alfred Dreyfus, Yahudi asıllı Fransız subayıdır.Afred Dreyfus je bil francoski generalštabni častnik židovskega rodu.
Seyrüsefer Silah sistem subayı (SSS)To je v ozvezdju Strelca (Sgr).
Babası deniz subayıydı.Njegov oče je bil mornariški častnik.
Artık binayı subaylar kullanmaktadır.Uporabljajo ga policisti.
II.Dünya Savaşı sonrası bir İngiliz deniz subayı ile evlendi.Med 2. svetovno vojno je bil častnik v britanski mornarici.
Askerlik görevini yedek subay olarak tamamladı.Vojaško kariero je končal kot rezervni generalpolkovnik.
Subay Mayages - Dedektif Victoria del Rosal ....De Soto, komisar rdeče vojske.
Sekiz subay yeniden orduya geri döndü.Avstrijske enote so se vrnile.
Bir savaşta Deniz Görev Gücü'ne komuta eden ilk Deniz Piyade Subayı oldu.Tako je postal prvi marinski častnik, ki je poveljeval diviziji kopenske vojske.
Subay oldu ve hava gözlemciliği yaptı.Do odpovedi je letel in bil navigacijski častnik.
Üç subay görece düşük suçlardan askerî mahkemeye verilir.Vsem trem admiralom so sodili pred vojaškim sodiščem.
Subay için, o şüpheli görünüyordu.Njemu podrejeni uradnik je bil asekretis.
Fakat Prenses Phani bir İspanyol subay olan Don Carlos'a aşıktır.Svojo ljubezen pa je Elviri zaupal tudi don Carlos, španski kralj.
Subaylar savaşıdır.Diskusija je vojna.
Bahriye Nazırı paşaların üniformaları İngiliz ve Fransız subaylardan esinlenerek oluşturuldu.V zadnjem trenutku so sestavili majhno ekspedicijsko vojsko sestavljeno iz britanskih in francoskih enot.
Seyrüsefer subayı (SS)Obrambna obveščevalna agencija (ZDA)
Francisco Franco da kuruluşa katılan subaylardan biriydi.Wang Anshi je bil en teh novih uradnikov.
Bir subay ve yazıcısı.O avtorju in njegovem delu.
1973 yılında Piyade Okulu'nu, 1974 yılında da Jandarma Subay Okulu'nu bitirdi.Leta 1979 je končal šolo za častnike eskadrilj.
20 yaşında subay oldu.Būdamas 19 metų tapo karininku.
Burada bir subayla evlenmeyi istiyordu.Čia ji ištekėjo už Indijos administracijos tarnybos pareigūno.
Bu oran subaylarda yüzde 90'ı aşıyordu..99 procentus laiko aš jo bijojau.
Bir subay ve yazıcısı.Profesorius ir rašytojas.
Artık binayı subaylar kullanmaktadır.Sala buvo naudojama kariškių.
Bu bölümde kendimizi Pearl Harbor askerî üssünde bir deniz subayının yanında buluyoruz.Miesto apylinkėse yra Perl Harboro karinė jūrų bazė.
Sekiz subay yeniden orduya geri döndü.Dar 8 sraigtasparnius naudoja kariuomenė.
İlk subaylık yıllarında beraberler.Jaunikliai pirmuosius metus laikosi kartu.
Buradaki görevi Sovyet istihbarat subaylarını kendi taraflarına kazandırmaktı.JAV turėjo pradėti perduoti sąjungininkų gynybos funkcijas jiems patiems.
Daha sonra çeşitli birlik komutanlığı ve karargâh subayı görevlerinde bulundu.Vėliau tęsė tarnybą įvairiose štabo karininko pareigose.
ABD Silahlı Kuvvetleri'nde subaylık yaptı.Tarnavo SSRS ginkluotosiose pajėgose.
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.Jo kariuomenės beveik visiškai išžudytos.
Sabah olunca başlarındaki subayla temasa geçtik.Stūgauja anksti iš ryto, pranešdami apie savo valdas.
Bir subay tarafından komuta edilen en küçük birimdir.Būrys – mažiausias karinis vienetas, vadovaujamas karininko, paprastai leitenanto.
Babası yüksek rütbeli bir deniz subayı, annesi ise bir şarkıcıydı.Tėvas buvo kariškis – pulkininkas, motina – dainininkė.
Reichsführer-SS ekibinin bir üyesi olarak, birçok yüksek rütbeli SS subayına yakın oldu.RSHA strukūtai buvo priskirta daug aukšto rango SS karininkų.
Denizciler subayların üzerlerine yürüdüler.Karininkų antpečiai skyrėsi nuo kareiviškų.
Oysa Heesters'in birkaç yüksek rütbeli Nazi yetkilileri ve SS subayları ile dostça ilişkileri vardı.Heestersi sõprade seas oli palju kõrgeid natsi ametnikke ja SS-ohvitsere.
Bundan kısa bir süre sonra adaya altı subay daha gönderildi.Veidi hiljem saadeti teele veel kuus pataljoni.
Bir subay ile evlendi ve bir oğlu oldu.Ta on abielus ohvitseriga ja neil on üks poeg.
Babası Hava Kuvvetleri subayıydı.Tema isa oli USA õhujõudude ohvitser.
Haziran 1938'de subay ve kıdemli bir askeri öğrenci olarak Graz ben. / Sturzkampfgeschwader 168'e katıldı.Juunis 1938 määrati ta ohvitseri vanemkadetina teenima I./Stuka-Geschwader 168-sse Grazis.
En üst rütbeli deniz kuvvetleri subayı Deniz Harekâtları Komutanı'dır.Mereväeministeeriumi kõrgeim sõjaväelasest teenistuja on mereoperatsioonide ülem.
Alfred Dreyfus (9 Ekim 1859 - 12 Temmuz 1935), Yahudi asıllı Fransız subayıdır.Alfred Dreyfus (9. oktoober 1859 – 12. juuli 1935) oli Prantsuse sõjaväelane.
Bu olayda bir subay öldü.Rünnakutes hukkus üks politseinik.
Artık binayı subaylar kullanmaktadır.Hoone hõivas sõjavägi.
Uçağın gözcü subayı da deniz Önyüzbaşı Schneider idi.Laeva kapten oli I. Schneider.
Sovyetler ölen subaylarının cesetlerini iade etmesiyle dikkat çekti.Terroristid nõustusid välja andma hukkunute surnukehad.
II. Dünya Savaşı sırasında Filipinler ordusunda subaydı.Teise maailmasõja ajal võitles Filipiinidel.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod