Ana içeriğe geç
Sözlük

subay ile cümle

subay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
37 subay ve er öldü.Hukkus 30 tsiviilisikut ja üks sõjaväelane.
1963-1964 yıllarında Türk ordusunda yedek subay olarak hizmet yaptı ve 1968 yılında İsrail’e göç etti.Aastail 1961–1963 teenis ta Türgi kodanikuna aega Türgi sõjaväes, saades leitnandi auastme.
Aynı gece 17 subay daha benzer suçlarla tutuklanır.Täiendavalt vahistati 13 sõjaväelast, teiste seas 7 tegevteenistuses ohvitseri.
Sancak subayı asteğmen-yüzbaşı rütbesinde olabilir.Mereväes vastab majorile kaptenmajori auaste.
Bu ayaklanmada, 10.000'den fazla Çin askeri ve subay hayatını kaybetti.Alates 1996. aastast on konfliktis hukkunud üle 11 000 politseiniku, tsiviilisiku ja mässaja.
Kıta subaylığı yaptı.Ta omandas ohvitserihariduse.
Askerlik görevini yedek subay olarak tamamladı.Ta läbis sõjaväeteenistuse ja lõpetas selle reservkaptenina.
Subaylarla askerlerin hareketi sırf yiğitlik ve fedakarlıktan ibaretti.Ordeniga autasustati ainult ohvitsere ning ainult sõjaliste teenete eest.
598 kişilik mürettebatından 10 subay ve 15 er öldü.Hukkus 298 inimest, neist 15 meeskonnaliiget.
Bir olay subayının, kontrolündeki casus ve ajanlardan sağladığı bilgiye insan istihbaratı HUMINT adı verilir.Luureohvitseri, kelle ülesandeks on juhendada koostööle värvatud spiooni, nimetatakse kontrollohvitseriks.
1 Ocak 1972 tarihinde Asteğmen rütbesiyle Yedek Subaylar Eğitim Kolordusu'nda görevlendirildi.1. jaanuaril 1972 anti talle reservohvitseri väljaõppe läbimise järel nooremleitnandi auaste.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Los pesados de mis subordinados han venido a buscarme.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Mina jobbiga underordnade har hittat mig.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Mine besværlige underordnede har fundet mig.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Moi uciążliwi podwładni już mnie znaleźli.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Oh, i miei tediosi subordinati sono venuti a cercarmi.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Os meus subordinados chatos vieram atrás de mim.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Voi ei, ärsyttävät alaiseni lähtivät perään.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.Οι ενοχλητικοί υποτακτικοί μου ψάχνουν να με βρουν.
Ah. Baş belası emir subaylarım arkamdan gelmiş.За мной пришли мои докучливые подчинённые.
Anlaşılan o ki, bunların orduda bir kısım üst düzey subayla bağı var.Aparentemente, têm ligações a uma parte dos militares de altas patentes.
Anlaşılan o ki, bunların orduda bir kısım üst düzey subayla bağı var.A quanto pare, questi tipi hanno dei legami con certi anziani dello staff militare.
Anlaşılan o ki, bunların orduda bir kısım üst düzey subayla bağı var.De har åbenbart forbindelse - - til visse af militærets overordnede.
Anlaşılan o ki, bunların orduda bir kısım üst düzey subayla bağı var.De har tydligen koppling- -till delar av befälsgruppen.
Anlaşılan o ki, bunların orduda bir kısım üst düzey subayla bağı var.Mają one najwyraźniej związek z grupą wysokich oficerów wojska.
Anlaşılan o ki, bunların orduda bir kısım üst düzey subayla bağı var.Näillä kavereilla on yhteyksiä osaan upseerikunnasta.
Anlaşılan o ki, bunların orduda bir kısım üst düzey subayla bağı var.Parece que estos seres tienen conexiones con una parte de los altos rangos del ejército.
Anlaşılan o ki, bunların orduda bir kısım üst düzey subayla bağı var.Φαίνεται ότι αυτά έχουν διασυνδέσεις με μερικούς ανώτερους αξιωματικούς του στρατού.
Anlaşılan o ki, bunların orduda bir kısım üst düzey subayla bağı var.Судя по всему, они связаны с частью высшего военного состава.
Askerliğimi Afrika'da yaptım. Levazım subayıydım. Savaştan anlarım.- Gdzie pistolety?
Askerliğimi Afrika'da yaptım. Levazım subayıydım. Savaştan anlarım.- Zakaj pištola?
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.A vezető korábban katonatiszt volt.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.De leiding was in handen van een ex-legerofficier.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.Der Mann, der es leitete, war ein Ex-Armeeoffizier.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.Directorul centrului era un fost ofiţer de armată.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.El hombre que lo dirigía era un exoficial del ejército.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.Kierownikiem zakładu był były żołnierz.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.운영자는 전직 군인이었구요.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.L'homme qui dirigeait ce centre était un ex officier de l'armée.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.L'uomo che lo dirigeva era un ex ufficiale dell'esercito.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.Người làm chủ khu này là một cựu quân nhân.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.O homem que administrava o local era um ex-oficial do exército.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.Ο διευθυντής ήταν πρώην στρατιωτικός.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.Управителят е бивш офицер в армията.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.Человек, который возглавлял это, был бывшим армейским генералом.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.האיש שניהל את המקום היה קצין-צבא לשעבר.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.المدير كان ضابط جيش سابق.
Başlarındaki kişi ise eski subaydı.毎回 誰とも知らない人がやってきて
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Być może ona poprawić, jak ona dorasta," oficer żona powiedziała dobrej dobrodusznie.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Có lẽ cô ấy sẽ cải thiện khi cô lớn lên", vợ của nhân viên cho biết naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Ehkä hän paranee, kun hän vanhenee," upseerin vaimo sanoi hyvän- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Forse migliorerà come lei cresce," la moglie del funzionario ha detto good- umore.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Kanske hon kommer att förbättras när hon blir äldre", officerens hustru sade god naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Måske hun vil forbedre sig som hun bliver ældre," officer kone sagde farvel naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Misschien is ze zal verbeteren als ze ouder wordt," de officier zei de vrouw van goede gemoedelijk.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Morda se bo izboljšala, kot je ona raste starejših," je dejal častnik žena dobro- naturedly.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Možná, že se zlepší, když stárne," řekl důstojník manželka dobrou dobromyslně.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Možno, že sa zlepší, keď starne," povedal dôstojník manželka dobrú dobromyseľne.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."Mungkin dia akan meningkatkan saat ia tumbuh lebih tua," kata istri perwira baik- ramah.
"Belki de o büyüdükçe iyileştirmek," dedi subay karısı iyi niyetli."아마도 그녀가 나이가 성장함에 따라 개선,"경찰의 아내는 말했다 좋은가 naturedly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod