Ana içeriğe geç
Sözlük

subay ile cümle

subay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Babası da Prusya ordusunda subaydı.Jej narzeczony był także funkcjonariuszem UB.
Boğaz savunma sistemlerinin komutanlıklarına da Alman subaylar yerleşti.Pośrednio potwierdzają to raporty oficerów niemieckiej Ordnungspolizei.
1792 yılında 12 tane subay daha Maréchal de camp rütbesine yükselmiştir.W 1792 roku został wyniesiony do rangi marszałka w Armii Renu.
Ayrıca subaylar arasında da giderek ciddi bir hoşnutsuzluk baş gösterdi.Między parą policjantów zaczyna się rodzić nieśmiałe uczucie.
Subay olan babasını çok az görebilmektedir.Niewiele pomaga to funkcjonariuszom.
Weimar Cumhuriyeti sırasında, Reichswehrministerium'da kurmay subay olarak görev yaptı.W czasach Republiki Weimarskiej był oficerem sztabowym w Reichswehrministerium.
Yetmişlik Bir Subayın Hatıraları.Wspomnienia Żołnierza Wyklętego.
Erzurumlu subay bir baba ve Elazığlı öğretmen bir annenin ilk çocuğu olarak dünyaya geldi.Rozgniewany bóg zabił i poćwiartował pierworodnego syna kobiety.
Kısa süre sonra subay oldu, 1881 yılında Yanya Jandarma Komutanı oldu.Szybko awansując, w 1844 został komisarzem kompanii.
Kendisini gelecek vadeden bir genç subay olarak görüyordu.Służył jako młodszy oficer w Skouts Üksik Jalaväepataljon.
I. Dünya Savaşı’na topçu subayı olarak katıldı.Brał udział w I wojnie światowej jako oficer artylerii.
Özellikle subay kayıpları yüksekti.Straty pułku były bardzo duże.
37 subay ve er öldü.Zginęło 3 oficerów i 93 szeregowych.
Fakat generaller ordunun genel subay ve idarecilerinden ortaya çıkmaktaydılar.Wyniesiony na tron przez generałów i dostojników.
Edebiyatla uğraşmak adına subaylıktan ayrıldı.Poza służbą w armii zajmował się literaturą.
Bu akademiler ileri düzey eğitim ve üst düzey subay yetiştirmek içindi.Przygotowywała oficerów z wyższym wykształceniem na stanowiska dowódcze i sztabowe.
Brocard Ordre des Palmes Académiques ve Légion d'honneur subayı nişanına layık görüldü.Uhonorowany został m.in. Palmami Akademickimi i Krzyżem Oficerskim Legii Honorowej.
1916 yılında Alman subay Souchon'un tavsiyesi ile rütbe isimleri değişti.W 1938 r. w ramach akcji germanizacyjnej zmieniono urzędowa nazwę miejscowości na Schönhöhe.
Bu amaçla, savaş uçuşu eğitimine katılmaları için 1910'un sonlarında Avrupa'ya subaylar gönderildi.Pierwsi tureccy piloci zostali wysłani do Europy w celu szkolenia lotów bojowych w końcu 1910 roku.
1916 yılında Yedek Subay Talimgâhına gönderildi.W 1916 w dyspozycji naczelnego dowództwa.
Doğu cephesinde yaralandıktan sonra Dr. Joseph Goebbels'nin emir subayı oldu.Efter att ha sårats på östfronten blev han Joseph Goebbels adjutant i slutet av 1941.
Okulu bitirdikten sonra N'Djamena Subay Okuluna girdi.Efter att han gick ut skolan började han i officersskolan i N'Djamena.
Ocak 1895'te Cunard Hattına katıldı ve okyanus gemisi RMS Umbria'da dördüncü subay olarak görev aldı.1895 började han arbeta för Cunard Line där han började som fjärde styrman på fartyget RMS Umbria.
5 Temmuz - Otto Skorzeny,Nazi Subayı.6 juli – Otto Skorzeny, tysk SS-officer.
Daha sonra subay olur.Senare var han tjänsteman.
Mahkemede hakim konumunda bulunan dokuz subay Slovik’i suçlu bulur ve idama mahkûm eder.De nio officerare som utgjorde juryn fann Slovik skyldig och dömde honom till döden.
Özellikle subay kayıpları yüksekti.Regementets förluster var oerhörda.
Ayrıca Hitler'in kişisel kararname subayıydı.Jag var Hitlers chaufför.
Prusya ordusunda bir subay.Ingenjör vid svenska armén i Preussen.
Bir süre güverte subayı olarak görev yaptı.Har tidigare tjänstgjort som ubåtsofficer.
Annesi ve babası Trabzon, Çaykaralı olan Serhat'ın babası İsmail Hakkı, bir deniz subayıydı.Hans föräldrarna var födda i Trabzon och fadern, İsmail Hakkı, arbetade som sjöofficer.
Nod istihbarat subayı ve Nod başrahibesi.Principen för nod och internod.
Babası İngiliz ordusunda subaydı.Hans far var officer i den albanska armén.
1,100 subaydan yaklaşık 200 kadarı partiye üyeydi.Säkerheten bestod av cirka 1 200 poliser.
En son, Eylül 2014'te 3 eski subay daha mahkum edildi.2014 förlorade man ytterligare tre mandat.
Babası deniz subayıydı.Fadern var läkare till sjöss.
Eğitimi sırasında hedefini değiştirdi ve bir piyade subayı oldu.Max gick i sin fars fotspår och blev infanteriofficer.
1797) Mayıs 11 – Baron Münchhausen, Alman subay ve maceracı (ö.11 maj – Baron von Münchhausen, tysk officer och anekdotberättare.
Bir subay tarafından komuta edilen en küçük birimdir.Personalen stod under befäl av en underofficer.
En üst rütbeli deniz kuvvetleri subayı Deniz Harekâtları Komutanı'dır.Den högsta företrädaren för marinen är marinchefen.
1979) 17 Haziran – Martin Bormann, Alman Nazi subayı (ö.17 juni – Martin Bormann, nazistisk politiker.
Seyrüsefer subayı (SS)Forsvarets spesialkommando (FSK)
Geminin subay ve eratı (1909).Kyrkfolk i båt (1909).
37 subay ve er öldü.23 generaler och 30 officerare avrättades omedelbart.
Sadece 6.Alay 28 subay ve 1.000 asker kaybetmiştir.65 segernamn vanns, även om regementet förlorade 1 000 officerare och 28 000 man.
I. Dünya Savaşı’na topçu subayı olarak katıldı.Rubin deltog i första världskriget som artilleriofficer.
Lipova'daki subayların maaşlarını ulaştıracaklardı.De indelta soldaterna tillhörde Älvsborgs regemente.
Birinci Dünya Savaşı sırasında piyade subaylığı yaptı ve kaptanlık rütbesine yükseldi.Han deltog i första världskriget som medlem av ett pionjärregemente och uppnådde graden kapten.
FTC CPO Kelly Weaver Futuretech Şirketi için çalışan rütbeli Müttefik Subayıdır.Spelas av Ric Flair Kelly Weaver- Chef för fiktiva företaget FTC (FutureTech Corp) som utvecklar teknologi.
Subay okulunda öğretmenlik yaptı.Där var han elev vid konstakademien.
"Binbaşı" yemekteyken, bomba patladı ve iki Amerikan subayını öldürdü.Innan han hade hunnit lämna lokalen, detonerade bomben och dödade två postanställda.
Büyük babası, Prusya Askeriyesi’nde subay olarak görev yapmıştır.Under flera år tjänstgjorde han som hög officer i den preussiska armén.
Bir topçu subayının oğluydu.Han var son till en polisofficerare.
Bu taarruzda 3 subay, 24 er şehit ve 3 subay, 24 er de yaralanmıştı.Sjuttio fångar tog över avdelning fyra och tre samt tog 15 officerare som gisslan.
"Plevne Meydan Muharebesi Bir İngiliz Subayının Anıları".Mordets verkliga ansikte: en kriminalkommissaries minnen.
Askeri subay statüsündeydiler (Beamte auf Kriegsdauer ).De hade status som krigstjänstemän (Beamte auf Kriegsdauer).
Olbricht demokratik Weimar Cumhuriyeti'ni destekleyen birkaç Alman subayından biriydi.Ольбріхт був одним з небагатьох серед німецької старшини, хто підтримував демократичну Веймарську республіку.
Başka subaylar da onların yanına gelirler.Сюди ж приходять і інші друзі.
Kevin De La Noy, Üçüncü Subay Herbert Pitman rolünde: 5 numaralı filikanın yönetimindeki subay.Кевін Де Ла Ной — Третій офіцер Герберт Пітман.
Bu müzakereler sırasında elçi Türk subaylardan birisine bir tokat atıldı.Під час цього сталася сутичка, в якій одному з тюркських військовиків завдано удару.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod