Bağımsızlık Savaşı'nda subay ve siyasetçi.Oficial militar e político da Guerra de Independência.
Tribunus rufulus: Komutan tarafından seçilmiş subay.Tribuno rúfulo (Tribunus rufulus), um oficial escolhido pelo comandante da legião.
"Binbaşı" yemekteyken, bomba patladı ve iki Amerikan subayını öldürdü.Enquanto o suposto major estava na cafeteria, a bomba foi detonada, matando dois oficiais americanos.
Gregory Cooke, Jack Phillips rolünde: Titanic'in kıdemli telsiz subayı.Gregory Cooke como Jack Phillips: oficial de rádio sênior abordo do Titanic.
SS-Junkerschule Bad Tölz, Waffen-SS subayları için eğitim okuluydu.SS-Junkerschule Bad Tölz era o centro de treinamento para oficiais da Waffen-SS.
Glenn Mills olarak, Sky Devils'in genç sadık bir emir subayı ve helikopter pilotu.Jason Mitchell como Glenn Mills, um jovem oficial leal e piloto de helicóptero dos Sky Devils.
Nisan 1941 yılında Lockheed Hudsons işletilen 2 Nolu Filosu, bir subay komuta oldu.Em Abril de 1941, tornou-se comandante do Esquadrão N.º 2, que operava aviões Lockheed Hudson.
Babası İngiliz ordusunda subaydı.Seu pai serviu no Exército Britânico.
Babası deniz subayıydı.O pai era oficial da marinha.
Siyahi subayların beyaz subaylar için ayrılmış olan mekanları kullanmasına izin verilmez.Policiais negros não tinham permissão para prender brancos.
Bağımsızlık Savaşı'nda subay.Oficial da Guerra de Independência.
1919) 1859 - Alfred Dreyfus, Fransız subay (ö.1859 — Alfred Dreyfus, oficial francês (m. 1935).
Subay rütbe kıdemlerinin kıyafete takılan kıdem işaretleri yoktur.Fuzileiros navais não vestem nenhuma insígnia de posição em seus chapéus de utilidade.
Subaylar savaşıdır.Os Militares na Política.
Fakat Prenses Phani bir İspanyol subay olan Don Carlos'a aşıktır.Gabriela se apaixona pelo engenheiro Carlos Medina, que é um funcionário de Don Ramon.
Daha sonra askeri eğitim görerek subay oldu.Ele treinou para ser um policial oficial militar.
18 yaşındayken İsrail Savunma Kuvvetleri'nde iletişim subayı olarak askerlik görevini yerine getirdi.Aos 18 anos, como todos os demais jovens israelitas, ele prestou o serviço militar.
Birinci Dünya Savaşı'nın başında 19. Yedek Piyade Tugayı'nda Tugay emir subayı olarak görev yaptı.Com o início da Primeira Guerra, tornou-se ajudante da 19ª Brigada de Reserva.
I. Dünya Savaşı’na topçu subayı olarak katıldı.Lutou na Primeira Guerra Mundial, onde atuou como oficial de artilharia.
TMT "bayraktar" adı verilen Türk subayları tarafından yönetilmiştir.A chamada foi recebida com "surpresa" por oficiais turcos.
Weimar Cumhuriyeti sırasında, Reichswehrministerium'da kurmay subay olarak görev yaptı.No período entre-guerras, na República de Weimar, tornou-se um oficial profissional no exército alemão.
İkinci Dünya Savaşı'nın dekore edilmiş bir deniz subayıydı.A Marinha Mercante na Segunda Guerra.
Ertesi yıl Avusturya-Macaristan Ordusu onu subay adayı olarak göreve aldı.Logo depois, como cidadão da Áustria-Hungria , ele foi convocado para o exército austro-húngaro.
Yunan Bağımsızlık Savaşı'nda ünlenmiş devlet adamı ve deniz subayıdır.Os seus armadores e marinheiros tiveram um papel determinante na guerra de independência da Grécia.
Bir topçu subayının oğluydu.Era filho do oficial Hermógenes.
Amerika Birleşik Devletleri Donanması'nda görev yapmış bir deniz subayıdır.É necessária a permissão da Marinha dos EUA para pousar na ilha.
Tribunus militum: Kıdemli lejyon subayı.Brasília: Superior Tribunal Militar.
Venezuela Deniz Kuvvetleri subayı.Oficiais da marinha vietnamita.
Fakat bu yeni subaylar eğitim ve deneyimlerden yoksundu.Os novos recrutas não tinham a mesma qualidade ou perícia.
İkinci Dünya Savaşı boyunca yedek subay olarak orduda görev aldı.Ele serviu durante a Segunda Guerra Mundial como ajudante de campo do seu comandante.
Askerlik görevini yedek subay olarak tamamladı.Terminou a sua carreira no posto de vice-almirante.
İletişim irtibat subayı Ken Scott ...Técnico forense Frank Novak ...
Genç subaylar ise (Teğmen, Komutan) olarak adlandırılır.Seus antigos soldados também o chamavam de Komendant ("o Comandante").
Subay olan babasını çok az görebilmektedir.Pouco se sabe do seu papado.
I.Dünya Savaşı esnasında tabur karargâh subayıydı ve üç kere yaralandı.Durante a Primeira Guerra Mundial, ele avançou para o posto de tenente-coronel e foi ferido cinco vezes.
1913 yılında subaylık sınavını geçti.Em 1963 fez o exame de médico.
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.Muitos soldados foram então mortos.
Trusotski yeniden evlenmiştir, ancak genç bir subay kendi ve eşi ile seyahat etmektedir.Troesotsky is hertrouwd, maar een jonge officier reist mee met hem en zijn vrouw.
Aynı yıl, sekiz subay daha Fransa'ya uçuş eğitimine gönderildi.Direct daarna werden acht andere officieren naar Frankrijk gestuurd.
Von Kleist, Sovyet tutsaklığında ölen en yüksek sayılan Alman subayıydı.Ewald von Kleist was de hoogste Duitse officier die als krijgsgevangene in de Sovjet-Unie overleed.
En iyi subaylarının çoğu yokolmuştu.Veel van de beste officieren waren omgekomen.
Subaylığa kadar yükseldi.Hij klom omhoog tot de rang van officier.
Göring ve diğer üst düzey subaylar Almanya'nın henüz savaşa hazır olmadığına dair endişeleri vardı.Göring en een aantal anderen voorzagen echter dat Duitsland niet klaar was voor een oorlog.
Fabrikanın sahibi Karl-Horst Andrew'de Waffen-SS de bir subaydı.De eigenaar van deze brouwerij, Karl-Horst Andreas, was eveneens officier bij de Waffen-SS geweest.
1933'te, Naumann, SA'ya katıldı ve sonra bir subay ve polis memuru oldu.In 1933 sloot Naumann zich aan bij de SA en werd toen een ambtenaar van de politie.
1928 ve 1929'da subay adayı kurslarına katıldı.In 1928 en 1929 volgde hij een officiersopleiding.
Subaylarımızla bir toplantı yaptık.De officieren belegden een vergadering.
1688'de James'in Katolik subayları kontrolü altında üç ordusunda 34.000 asker silah altında bulunmaktaydı.Zo rond 1688 had Jacobus in zijn drie koninkrijken meer dan 34.000 mannen onder de wapenen.
Bunun için Don Alfonso ve iki subay epeyce büyük bir meblağa bahse girerler.Ook butler Quentin en twee andere bedienden worden met dat geld betaald.
1916 yılında Yedek Subay Talimgâhına gönderildi.In 1916 werd hij naar de generale staf overgeplaatst.
Telefona Altıncı subay James Paul Moody cevap verdi.Hij gaf de waarschuwing telefonisch door aan de brug, waar zesde stuurman James Paul Moody opnam.
Hemen hemen tüm subayları vurulmuştur.Bijna alle officieren hebben echt bestaan.
Richard Oswalt Covey (d.1 Ağustos 1946) Emekli Hava Kuvvetleri Subayı ve Amerikan astronot. ^Richard Oswalt Covey (Fayetteville, 1 augustus 1946) is een voormalig Amerikaans ruimtevaarder.
İster istemez daha çok talim subayına ihtiyaç vardı.Ook was er behoefte aan overig operationeel personeel.
Tabii ki bunu üst düzey subaylar içinde büyük çapta bir değişiklik izledi.Een grootschalige verandering van hoofdofficieren volgde.
Diekmann, bu katliamda kıdemli subay olarak hazır bulundu.Diekmann was de hoogste officier aanwezig.
Yeteneksiz bir subay olarak ünlenmişti, bir "kanlı soytarı" ve kabadayı.Hij stond bekend als een eigenwijs kunstenaar en een "einzelgänger".
İsyan eden denizciler 18 subayın yedisini öldürdüler.Toen brak de muiterij uit, waarbij zeven officieren door de matrozen werden vermoord.
Babası İngiliz ordusunda subaydı.Zijn vader was officier bij het Duitse leger.
Babası deniz subayıydı.Zijn vader was een marineofficier.