DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Alla fine fu prosciolto, all'età di 78 anni, grazie al test del DNA.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Dia akhirnya terbukti tidak bersalah, di usia 78 tahun, lewat bukti DNA.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.DNA 검사 결과, 무죄 선고를 받은 나이가 78세였습니다.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Él pasó 37 años en una prisión en Louisiana por un crimen que no cometió
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Foi finalmente ilibado, aos 78 anos, depois de um teste de ADN.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Han blev i sidste ende renset, i en alder af 78, ved hjælp af DNA beviser.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Han fick till slut upprättelse, vid 78 års ålder, med hjälp av DNA-analys.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Hij werd uiteindelijk vrijgesproken op 78-jarige leeftijd, door het gebruik van DNA-bewijs.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Il a finalement été innocenté à l'âge de 78 ans suivant un test d'ADN.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.În cele din urmă, a fost exonerat la vârsta de 78 de ani, prin dovezi ADN.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Letztendlich wurde er freigesprochen - mit 78 Jahren - durch DNA Beweise.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Lopulta hänet vapautettiin syytteestä 78-vuotiaana DNA-todisteiden perusteella.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Na koncu je bil osvobojen, pri 78ih, zaradi DNK dokazov.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Nakonec byl očištěn ve věku 78 let, díky důkazům DNA.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Nakoniec bol oslobodený vo veku 78 rokov, vďaka DNA dôkazu.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Ông cuối cùng đã được được minh oan, ở tuổi 78, thông qua bằng chứng DNA.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Végül felmentették 78 éves korában, egy DNS bizonyítéknak köszönhetően.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Został uniewinniony w wieku 78 lat, dzięki dowodom DNA. Co mówi o tym doświadczeniu? "Nie żałuję ani minuty.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Τελικά απαλλάχτηκε, σε ηλικία 78 χρονών μετά από εξέταση DNA.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.Він був повністю реабілітований у віці 78 завдяки ДНК тесту.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.С него были сняты все обвинения, 37 лет спустя, на основании анализа ДНК.
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.על פשע אותו לא ביצע. [הוא שוחרר בסופו של דבר על התנהגות טובה באמצע המאסר שלו.]
DNA kanıtı ile, 78 yaşında, suçsuz olduğu anlaşıldı.وقد بُرأ نهائيا في عمر 78 بواسطة دليل اعتمد على " الدي ان ايه "
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Cei fără prihană vor fi martori ai căderii lor şi se vor bucura, cel nevinovat va rîde de ei
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Co widząc sprawiedliwi, weselili się, a niewinny naśmiewał się z nich.
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Což vidouce spravedliví, veselí se, a nevinný posmívá se jim,
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:De rättfärdiga skola se det och glädja sig, och den oskyldige skall få bespotta dem:
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:De retfærdige så det og glædede sig, den uskyldige spottede dem:
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:De rettferdige så det* og gledet sig, og de uskyldige spottet dem: / {* JBS 22, 16.}
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Die Gerechten werden es sehen und sich freuen, und der Unschuldige wird ihrer spotten:
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Hurskaat näkevät sen ja iloitsevat, ja viaton pilkkaa heitä:
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:I giusti ora vedono e ne godono e l'innocente si beffa di loro
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:의인은 보고 기뻐하고 무죄자는 그들을 비웃기를
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Látják ezt az igazak és örülnek rajta, az ártatlan pedig csúfolja õket:
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Les justes, témoins de leur chute, se réjouiront, Et l`innocent se moquera d`eux:
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Los justos lo verán y se gozarán; el inocente se burlará de ellos, diciendo
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Người công bình thấy điều đó, và vui mừng; Còn người vô tội sẽ nhạo báng chúng nó, mà rằng:
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Người công_bình thấy điều đó , và vui_mừng ; Còn người vô_tội sẽ nhạo_báng chúng_nó , mà rằng :
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Orang yang baik, tertawa penuh kegembiraan, bila melihat orang jahat mendapat hukuman
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Os justos o vêem, e se alegram: e os inocentes escarnecem deles,
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Pravični to vidijo in se vesele, in nedolžni jih zasmehuje,
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Spravedliví to uvidia a budú sa radovať, a nevinný sa im vysmeje a povie:
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Οι δικαιοι βλεπουσι και αγαλλονται και οι αθωοι μυκτηριζουσιν αυτους.
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Видели праведники и радовались, и непорочный смеялся им:
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:Праведните гледат и се радват; И невинните им се присмиват, като казват:
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:יראו צדיקים וישמחו ונקי ילעג למו׃
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:الابرار ينظرون ويفرحون والبريء يستهزئ بهم قائلين
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:義 人 看 見 他 們 的 結 局 就 歡 喜 、 無 辜 的 人 嗤 笑 他 們
‹‹Doğrular onların yıkımını görüp sevinir, Suçsuzlar şöyle diyerek eğlenir:義人 看見 他 們的結局 就 歡喜 、 無辜 的 人 嗤笑 他 們
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Ám az igaz kitart az õ útján, és a tiszta kezû ember még erõsebbé lesz.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Các người ngay thẳng đều sẽ lấy làm lạ, Còn người vô tội sẽ nổi giận cùng kẻ ác tệ.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Các người ngay_thẳng đều sẽ lấy_làm lạ , Còn người vô_tội sẽ nổi_giận cùng kẻ ác tệ .
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Darüber werden die Gerechten sich entsetzen, und die Unschuldigen werden sich entrüsten gegen die Heuchler.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.De redliga häpna över sådant, och den oskyldige uppröres av harm mot den gudlöse.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Gli onesti ne rimangono stupiti e l'innocente s'indigna contro l'empio
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.정직자는 이를 인하여 놀라고 무죄자는 사곡한 자를 인하여 분을 내나니
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Les hommes droits en sont stupéfaits, Et l`innocent se soulève contre l`impie.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Los rectos se asombrarán de esto, y el inocente se levantará contra el impío
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Oamenii fără prihană sînt înmărmuriţi de aceasta, şi cel nevinovat se răscoală împotriva celui nelegiuit.
Dürüst insanlar buna şaşıyor, Suçsuzlar tanrısızlara saldırıyor.Oprechte mensen staan verbaasd als zij mij zien. En de onschuldige zal de strijd aanbinden tegen de goddeloze.