Ana içeriğe geç
Sözlük

suçsuz ile cümle

suçsuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yapılan mahkemede suçsuz yere suçlandı.Ken dinyatakan tidak bersalah di pengadilan.
Kathy onun suçsuz olduğunu düşünmektedir.Bà Suu Kyi tuyên bố là bà vô tội.
Dava, tüm sanıkların suçsuz bulunduğu 1961 yılına dek sürmüştür.Sau quá trình xét xử kéo dài từ năm 1956-1961, tất cả các bị cáo đều được tuyên trắng án.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Cuối cùng ông và quận Huy đều được vô tội.
(O-erkek) Na, ar įtikinsi mus savo nekaltumu? : Eee, bizi suçsuz olduğuna ikna edecek misin?Nhưng hãy nói rằng: thế thì tại sao ngài trừng phạt chúng ta vì cớ tội lỗi chúng ta?
25 Mayıs 1924'te suçsuz olduğu kanısına varıldı.1924年5月25日、アナンは無罪となった。
Suçsuz bulunmuştur.彼は無実だった。
Ancak, suçsuz bulundu.ただしこれは冤罪であった。
Kathy onun suçsuz olduğunu düşünmektedir.克彦は無実だと思っていた。
William öfkesine hakim olmak için hiçbir şey yapmadı, suçsuz da suçluyla beraber cezalandırıldı.恥ずべきことに、ウィリアムは自身の憤怒を抑えようともせず、無辜の人々を犯罪によって罰したのだ。
Priebke, mahkemede kendini suçsuz ilan etti.サービルは、裁判において自身の無罪を主張。
Mahkemede suçlu bulunacağını bilmesine rağmen kendini attırmak için suçsuz olduğunu iddia etti.やつは有罪と言ったら有罪なんだ。
Dreyfus'un suçsuzluğunu kanıtlama çabalarını 1906'da aklanmasına değin sürdürdü.結局ドレフュスの無実が確定したのは1906年ことであった。
Amerikan yasalarına göre jürinin kararı (suçlu ya da suçsuz) oybirliği ile alınmalıdır.陪審制のあるアメリカ合衆国では、有罪か無罪かを、陪審員が決定する。
2007'de suçsuz olduğu anlaşıldı.2007年に再審で無罪判決が確定。
Sonuç itibarıyla de jüri onu suçsuz bulur.陪審員は彼の無罪を評決する。
Dava, tüm sanıkların suçsuz bulunduğu 1961 yılına dek sürmüştür.主要審判持續到1961年,當時所有被告都被判無罪。
William öfkesine hakim olmak için hiçbir şey yapmadı, suçsuz da suçluyla beraber cezalandırıldı.汤姆会为不是他干的事而被错误地惩罚。
Ancak, suçsuz bulundu.最后他被判无罪。
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.同年7月,陪審團認定被告無罪。
Suçsuz bulunmuştur.我沒有罪。
Kendini suçsuz görüyordu.他宣稱自己是無罪的。
Daha sonra suçsuz bulundu ve beraat etti.後查明无罪,释放。
Priebke, mahkemede kendini suçsuz ilan etti.在法庭上比斯库否认自己有罪。
Mahir artık bundan sonra babasının suçsuz olduğunu kanıtlamak için uğraşacaktır.至今其父依然坚持许霆无罪。
Kathy onun suçsuz olduğunu düşünmektedir.众臣认为他无罪。
Dava sürecinin sonunda o da 11 Ağustos 1994 günü suçsuz bulunacaktır.他最终在911之前被提出起诉。
Kendini suçsuz görüyordu.그러나 그는 자신이 순진하다는 것을 깨달았다.
Mahir artık bundan sonra babasının suçsuz olduğunu kanıtlamak için uğraşacaktır.약한 모습을 보이지 않았던 것은 훗날 변호사가 되어 부친에게 죄가 없음을 증명하기 위해서였다.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.בינתיים מצא אותו חבר המושבעים אשם בדין.
Dava, tüm sanıkların suçsuz bulunduğu 1961 yılına dek sürmüştür.לאחר משפט שנמשך 5 שנים, נמצאו כל הנאשמים זכאים ב-1961.
Ancak, suçsuz bulundu.אבל זו הייתה תמימות.
Suçsuz bulunmuştur.Намерен за виновен.
Bu durum tutuklu kişilerin eğer suçsuzsa tutukluluk süresi boyunca yaptırıma maruz kalmış olmasını ifade eder.Проблемът е че някой трябва да се грижи за задържания през периода на задържане.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Той успява да убеди съдебните заседатели в невинността си.
Ancak, suçsuz bulundu.Намерен за невинен.
Sözlük anlamı olarak masumiyet suçsuzluk anlamına gelir.В нерелигиозен смисъл е синоним на провинение.
Suçsuz olduklarını bir türlü ispatlayamazlar.Len svoju nevinu nemal ako dokázať.
Kathy onun suçsuz olduğunu düşünmektedir.Paul Bobbymu povie, že je nevinný.
Ancak, suçsuz bulundu.V skutočnosti bol nevinný.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Sám predseda poroty ho charakterizoval ako očistec.
Kendini suçsuz görüyordu.Ugotovijo, da je nedolžen.
Suçsuz bulunmuştur.Egzistencinė kaltė.
Zaten jüri de teğmeni suçsuz bulmuştur.Toimetaja oli Jüri Vilms.
Priebke, mahkemede kendini suçsuz ilan etti.Tsarnajev ennast esimesel istungil süüdi ei tunnistanud.
Kendini suçsuz görüyordu.Ta oli süüdimatu.
22 yıl sonra bir kadın avukat tarafından suçsuzluğu ispatlanan Veer, serbest bırakılır.Kuid 20 aastat hiljem saab Maria eeskujuliku käitumise eest vabaks.
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.(72:13) так не напрасно ли я очищал сердце мое и омывал в невинностируки мои,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Bizony hiába tartottam én tisztán szívemet, és mostam ártatlanságban kezeimet;
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.C`est donc en vain que j`ai purifié mon coeur, Et que j`ai lavé mes mains dans l`innocence:
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.¡Ciertamente en vano he mantenido puro mi corazón y he lavado mis manos en inocencia
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Degeaba dar mi-am curăţit eu inima, şi mi-am spălat mînile în nevinovăţie:
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Forgæves holdt jeg mit Hjerte rent og tvætted mine Hænder i Uskyld,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Invano dunque ho conservato puro il mio cuore e ho lavato nell'innocenza le mie mani
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Ja, forgjeves har jeg renset mitt hjerte og tvettet mine hender i uskyld;
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.내가 내 마음을 정히 하며 내 손을 씻어 무죄하다 한 것이 실로 헛되도다
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Nadarmo tedy v čistotě chovám srdce své, a v nevinnosti ruce své umývám.
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Na verdade que em vão tenho purificado o meu coração e lavado as minhas mãos na inocência,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Nuž tedy je to daromné, že čistím svoje srdce od zlého a umývam svoje ruky v nevine,
Anlaşılan boş yere yüreğimi temiz tutmuşum, Ellerimi yıkamışım suçsuzum diye.Percuma saja aku menjaga hatiku bersih; tak ada gunanya aku menjauhi dosa
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod