suçlu ile cümle

suçlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu hale gelmenin suçlusu benim, değil mi?E foi por culpa minha que ficaste assim, não foi?
Bu hale gelmenin suçlusu benim, değil mi?Es culpa mía que acabaras así, ¿verdad?
Bu hale gelmenin suçlusu benim, değil mi?On minun syytäni, että olet tuollainen.
Bu hale gelmenin suçlusu benim, değil mi?To moja wina, że tak się stało.
Bu hale gelmenin suçlusu benim, değil mi?Εγώ φταίω που κατάντησες έτσι, σωστά;
Bu hale gelmenin suçlusu benim, değil mi?Я виноват в том, что ты стал таким, как есть.
Bu insanlar, polis kurşunlarının kurbanları. Ve kurbanlar mahkemeye, suçlu olarak götürülmez.Es handelt sich um Opfer von Polizeikugeln und Opfer bringt man nicht als Kriminelle vor Gericht.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.Asta se întâmpla încă din timpul lui Lombrosso și modul în care definea el fețele criminalilor.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.C'est ainsi depuis que nous pouvons penser à Lombrosse et sa manière de définir les visages des criminels.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.Das geht schon so seit Lombroso, der die Gesichter von Kriminellen einteilte.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.Dat was al zo toen Lombroso criminele gezichten wilde herkennen.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.Det har varit så sedan Lombrosso och hans sätt att definiera kriminella ansikten.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.Dzieje się tak od czasów Lombrosso i sposobu, w jaki zdefiniował twarze kryminalistów.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.È così da quando sappiamo di Lombroso e del suo modo di definire i volti dei criminali.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.Ha estado sucediendo desde Lombrosso y su manera de definir los rostros criminales.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.그것은 우리가 롬브로소와 그가 범죄적인 얼굴을 정의했을 방법을 떠올린 이후로 계속되어 왔습니다.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.Podemos pensar em Lombroso e o modo como definia um rosto criminoso.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.Tohle se děje již od dob Lombrosa, který takto definoval obličeje kriminálníků.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.Так было всегда и мы можем вспомнить Ломброзо и его метод определения преступника по внешности.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.Това е така още от времето на Ломбросо и начина, по който той е описвал криминалните физиономии.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.Це триває віддавна, згадаймо тільки про Ломброзо зі своїм методом визначення злочинців за обличчям.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.זה נמשך מאז שאנחנו יכולים לחשוב על לומברוסו והדרך שבה הוא הגדיר פרצופים קרימינליים.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.انه موجود منذ كان يمكننا التفكير في لومبروسو والطريقة التي كان يعرف بها الوجوه الاجرامية.
Bu Lombrosso zamanından ve onun suçlu yüzlerini tanımlama biçiminden beri devam etmektedir.定義した時から続いています 犯罪者かどうかは写真を
Bunlar ciddi suçlular.Aceşti indivizi sunt infractori.
Bunlar ciddi suçlular.Ces gars ont commis des actes graves.
Bunlar ciddi suçlular.Deze jongens zijn zware overtreders.
Bunlar ciddi suçlular.Diese Typen sind schwere Straftäter.
Bunlar ciddi suçlular.E questi ragazzi dei trasgressori gravi.
Bunlar ciddi suçlular.Estos chicos son delincuentes graves.
Bunlar ciddi suçlular.Mereka adalah para pelanggar serius.
Bunlar ciddi suçlular.Te chłopaki to poważni przestępcy.
Bunlar ciddi suçlular.Тези момчета са сериозни нарушители.
Bunlardan on biri suçlu bulunarak, ceza evine gönderildi.11 유죄 하 고 감옥에 선 찾을 수 것입니다.
Bunun için beni suçluyordur.Deve ter-me rancor por causa disso.
Bunun için beni suçluyordur.Di sicuro mi odierà per questo.
Bunun için beni suçluyordur.Han må hade mig for det.
Bunun için beni suçluyordur.Han måste hata mig för det.
Bunun için beni suçluyordur.Hän varmasti vihaa minua sen takia.
Bunun için beni suçluyordur.Na pewno ma mi to za złe.
Bunun için beni suçluyordur.Seguro que me guarda rencor.
Bunun için beni suçluyordur.Σίγουρα θα με μισεί για αυτό.
Bunun için beni suçluyordur.Он наверняка ненавидит меня из-за этого.
Bununla beraber, suçlunun üç ay içerisinde tahliyeContudo, esse direito não é aplicável caso o
Bununla beraber, suçlunun üç ay içerisinde tahliyeDer er officielt adgang til fængselsbaseret
Bununla beraber, suçlunun üç ay içerisinde tahliyeDet finns däremot ingen sådan rättighet om brottslingen förväntas
Bununla beraber, suçlunun üç ay içerisinde tahliyeΝέα 1 έ τρ α τα ο p i ο ία 1 p i ορ ού ν να σ υ 1 β άλ ου ν στην ικ αν ο p i ο ί η σ η
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.Daarom kwam gouverneur Pilatus naar buiten en vroeg: "Waarvan beschuldigt u Hem?"
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.Då gick Pilatus ut till dem och sade: »Vad haven I för anklagelse att frambära mot denne man?»
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.Da ging Pilatus zu ihnen heraus und sprach: Was bringet ihr für Klage wider diesen Menschen?
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.Então Pilatos saiu a ter com eles, e perguntou: Que acusação trazeis contra este homem?
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.Karena itu Pilatus pergi ke luar pada mereka dan bertanya, "Apa pengaduanmu terhadap orang ini?
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.Kiméne azért Pilátus õ hozzájok, és monda: Micsoda vádat hoztok fel ez ember ellen?
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.그러므로 빌라도가 밖으로 저희에게 나가서 말하되 너희가 무슨 일로 이 사람을 고소하느냐
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.Niin Pilatus meni ulos heidän luokseen ja sanoi: "Mikä syytös ja kanne teillä on tätä miestä vastaan?"
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.Pilat deci a ieşit afară la ei, şi le -a zis: ,,Ce pîră aduceţi împotriva omului acestuia?``
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.Pilate sortit donc pour aller à eux, et il dit: Quelle accusation portez-vous contre cet homme?
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.Pilat torej pride ven k njim in reče: Kakšno tožbo imate zoper tega človeka?
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.Pilatus gik da ud til dem, og han siger: "Hvad Klagemål føre I mod dette Menneske?"
Bunun üzerine Pilatus dışarı çıkıp yanlarına geldi. ‹‹Bu adamı neyle suçluyorsunuz?›› diye sordu.Pilatus gikk da ut til dem og sa: Hvad klagemål fører I mot denne mann?

İlgili Sayfalar