suçlu ile cümle

suçlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece kendimi daha az suçlu hissettim.그래야 내 마음이 편해질 것 같아서
Böylece kendimi daha az suçlu hissettim.Par que eu me sentisse menos culpado.
Böylece kendimi daha az suçlu hissettim.Щоб позбутися відчуття провини.
Böylece kendimi daha az suçlu hissettim.لكي لا أشعر بالذنب
- BT firmalarını suçluyorlardı. Ayrıca bu firmalar yasaların çıkartılmasında etkili lobi içindeydiler, -IBM e Hewlett Packard, e anche tutte queste compagnie hanno influenza legislativa, e hanno detto
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündükleriHetzelfde hol waarin ze dachten dat ze me zouden opsluiten en dat alles vergeten zou zijn.
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündükleri그들이 생각하기에 저를 교도소에 두면 모든 것이 잊혀지리라고 생각했던 바로 그곳에서 말입니다.
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündüklerilo stesso covo in cui avevano pensato di mettermi dietro le sbarre e dimenticare tutto.
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündükleriאת המאורה בה הם חשבו לנעול אותי מאחורי סורג ובריח ולשכוח ממני
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündükleriالسجن الذي كانوا يعتقدون أنه بمجرد تعييني فيه سيتم نسيان كل شيء.
Bu aynı suçlu yuvası, onların beni parmaklıklar arkasına koymakla herşeyin unutulacağını düşündükleriその場所で起こったのです。 私達は環境自体を変えました
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Asta era o închisoare care era un mare bârlog de criminali.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Bol to brloh plný zločincov.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Byl to brloh plný zločinců.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.C'était une affectation dans une prison qui était un important repaire de criminels.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Das war ein Gefängniseinsatz in einem, das eine große Menge an Kriminellen hatte.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Deze gevangenis was één groot misdadigershol.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Era un'assegnazione in una prigione che era un enorme covo di criminali.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Era un trabajo penitenciario en una guarida de malvivientes.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Esta era uma prisão que era um grande covil de criminosos.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Ez a börtön megbízatás tulajdonképpen egy nagy bűnözők tanyája volt.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.교도소는 범죄자들이 우글거리는 커다란 소굴이었습니다.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Nhận việc ở một nhà tù - hang ổ của các loại phạm.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Penjara yang merupakan sarang besar bagi para penjahat.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Ήταν μια μετάθεση στη φυλακή που ήταν άντρο εγκληματιών.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Това беше назначение в затвор, който беше голямо свърталище на престъпници.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Це призначення до в'язниці було одним великим кублом злочинців.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.Я получила назначение в тюрьму, которая была одним огромным скопищем преступников.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.זאת היתה מאורת פושעים ענקית.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.وكان هذا التعيين في أكثر السجون إحتواء للمجرمين.
Bu büyük bir suçlu yuvası olan hapishane göreviydi.予想どうりです
Bu çok zor. Bazen kendimi suçlu hissediyorum.Det er hårdt, jeg føler skyld til tider.
Bu çok zor. Bazen kendimi suçlu hissediyorum.힘든 순간입니다. 어쩔때는 죄책감마저 들지요.
Bu çok zor. Bazen kendimi suçlu hissediyorum.זה קשה. אני מרגישה אשמה לפעמים.
Bu çok zor. Bazen kendimi suçlu hissediyorum.هذا صعب. أشعر بالذنب احيانا.
Bu çok zor. Bazen kendimi suçlu hissediyorum.私の知る限り、
Bu, Ernest, balık bedeninde... bir çocuk suçlu diyebiliriz.어니스트 입니다. 기본적으로 어니스트는 불량 청소년 물고기라고 보시면 될 것 같습니다.
Bu, Ernest, balık bedeninde... bir çocuk suçlu diyebiliriz.là một trẻ phạm tội vị thành niên trong thân xác một con cá.
Bu, Ernest, balık bedeninde... bir çocuk suçlu diyebiliriz.הבחור הזה, ארנסט, שהוא בעצם פושע צעיר בגוף של דג.
Bu, Ernest, balık bedeninde... bir çocuk suçlu diyebiliriz.انه ارنيست وهو احدى الشبان المجرمين ولكنه في جسد سمكة
Bu, Ernest, balık bedeninde... bir çocuk suçlu diyebiliriz.非行少年の− 魚です
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Az ilyen elkövetők olykor a fizetséget is kábítószerben kapják.
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Ces délinquants sont parfois payés en drogue.
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Dessa brottslingar får ibland betalt i droger.
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Esses infractores são, por vezes, pagos em droga.
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Joskus rikoksentekijät saavat korvauksensa huumeina.
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Pachatelé této trestné činnosti jsou někdy vypláceni v drogách.
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Sådanne lovovertrædere modtager ofte betaling i form af narkotika.
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Solche Straftäter werden gelegentlich mit Drogen bezahlt.
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Sommige overtreders krijgen uitbetaald in drugs.
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Storilci takih kaznivih dejanj so včasih plačani z drogami.
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Tego rodzaju sprawcy często otrzymują zapłatę w postaci narkotyków.
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Οι παραβάτες αυτού του είδους πληρώνονται ενίοτε με ναρκωτικά.
Bu gibi suçluların ücreti bazen uyuşturucuyla ödenmektedir.Понякога на такива нарушители им се заплаща в наркотици.
Bugün bir basın toplantısı düzenlediler. Suçlu bulunduğunuz takdirde Pirate Bay'e ne olacak?Hari ini mereka bertemu dengan Pers. apa yang akan terjadi dengan Pirate Bay jika anda dinyatakan bersalah?
Bugün bir basın toplantısı düzenlediler. Suçlu bulunduğunuz takdirde Pirate Bay'e ne olacak?Vad kan en fällande dom leda till för Pirate Bay?
Bugün bir basın toplantısı düzenlediler. Suçlu bulunduğunuz takdirde Pirate Bay'e ne olacak?Vad kan en fällande dom leda till för Pirate Bay?
Bu hale gelmenin suçlusu benim, değil mi?Det är mitt fel att du är så också.
Bu hale gelmenin suçlusu benim, değil mi?Det er min skyld, at du endte sådan.
Bu hale gelmenin suçlusu benim, değil mi?È colpa mia se sei diventato così, vero?

İlgili Sayfalar